Galileo Galilei

0
2399

galileo-galilei2Modern fiziğin ve teleskobik astronominin babası sayılan İtalyan bilim adamıdır Galileo.1564 yılında İtalya’nın Pisa Şehrinde doğan Galileo, dönemin ünlü müzisyenlerinden olan Vincenzo Galilei’nin oğludur. Altı kardeşin en küçüğü olan Galileo, küçük yaşta babasından lavta tekniği, otoriteyi sorgulama yeteneğini ve ritmi müzikal bir şekilde irdelemeyi öğrendi. Galileo ilk tahsilini Floransa’da yaptı. Koyu bir katolik olmayı isterken babası tarafından teşvik edilerek Pisa Üniversitesi’nde tıp tahsili almaya başladı. Tahsilini tamamlayamadan kardeşi Michalengelo tarafından yapılan borçlar ve tarafına açılan davalarla maddi sıkıntılar yüzünden okulu bırakmak zorunda kaldı. Tüm bu mali sıkıntılar Galileo’nun kısa zamanda para edecek buluşlara yönelmesine sebep oldu.
Aşırı dindar, katolik ve muhafazakar bir aileden gelmesine rağmen Galileo, Marina Gamba ile birliktelik yaşadı ve bu birliktelikten 3 çocukları oldu. Evlilik dışı bir ilişkiden oldukları için kızlarının evlendirilemez olduğunu düşünen Galileo, onların hayatlarının geri kalan kısmını geçirmeleri için Arcetri’deki San Matteo Kilisesi Rahibeler Manastırı’na vermiştir.
Galileo, 1581 yılında hava akımlarının harmonik harekete ittiği bir avizenin sallanma uzaklığı dikkate alınmaksızın aynı hızda sallandığını belirlemiş ve bu evdeki imkanlarla test etmiştir.Hayatının bu dönemlerinde Galileo, tıp alanından daha az maddi getiri sağladığı için matematik bölümünden uzak tutulmaya çalışılmıştır. Ancak Geometriye olan ilgisi nedeniyle Galileo bu konuda babasını ikna ederek Matematik ve Doğa Bilimleri hakkında eğitim almaya başlamıştır. Termometrenin atası olarak kabul edilen termoskopu icad etmiş ve 1586’da icad ettiği hidrostatik bir denge hakkında yazdığı kitapla bilim dünyasının ilgisini çekmeyi başarmıştır. Galileo bu dönemlerde güzel sanatları kapsayan bir terim olan disegno kavramını inceleyip açıklayarak 1588 yılında Floransa’daki Accademia Delle Arti Disegno’da perspefktif ve chiaroscuro alanında eğitim vermiştir. İtalya’nın sanatsal tarihinden ve Rönesans sanatçılarının sıradışı eserlerinden ilham alan Galileo, sanatsal bir mentalite geliştirmiştir. Akademide eğitim vermeye devam ettiği yıllarda Floransalı ressam Cigoli ile bir dostlukları olmuş ve ressam Galileo’nun ay gözlemlerine bir tablosunda yer vermiştir.
Galileo 1589 yılında Pisa Üniversite’nde Matematik Bölüm Başkanı olmuştur. 1591 yılında Galileo’nun babası Vincenzo Galilei vefat etti. Babasının vefatı üzerine kardeşi Michelangelo’nun bakımı Galileo’ya geçti. Galileo 1592 yılında Padua Üniversitesine geçerek 1610 yılına kadar burada matematik, geometri, astronomi ve mekanik alanda eğitim verdi. Galileo bu dönemlerde hem temel bilimlerde hem de pratik uygulamalı bilimlerde ilerleme kaydetti. Matematik ve Astronomiye olan ilgisiyle birlikte astolojiye de uzun yıllar ilgi duydu ve bu konuda araştırmalar yaptı. Galileo 1595 ve 1598 yılları arasında topçuların ve silahşörlerin kullanması için geometrik ve askeri bir pusula geliştirmiştir. Bu icat sayesinde top ve silah kullanımı daha kolay ve güvenilir hale gelmiştir.
1624 yılında Galileo mikroskop sayılabilecek bir cihaz geliştirdi. Mikroskobuyla incelediği böceklerin resimlerini çizdi ve mikroskobun kullanıldığı ilk kez bu resimlerle kanıtlanmış oldu.
Kardinal Bellarmine’nin 1615 yılında Kopernik sisteminin güneş dünyanın etrafında dönmediğinin bir kanıtı olmadığını savunduğu bir yazı yayınlamıştı. Galileo ise kendi hazırladığı gelgit kuralının bunun için bir kanıt olduğunu düşünüyordu. Hatta bu konuyu o kadar önemsiyordu ki ‘’İki Ana Dünya Sistemi Hakkında Diyolog’’ isimli çalışmasının başlığını öncesinde ‘’Denizin Gelgit Hareketi Üzerine Diyolog’’ olarak belirlemiş fakat Engizisyon’un verdiği emirle kitaptan gelgit ile alakalı kısımları çıkarmış ve başlığı değiştirmiştir. Galileo’nun düşüncesine göre gelgit, dünyanın güneşin etrafında dönmesiyle dünya üzerindeki bir noktanın hızlanıp yavaşlaması deniz sularının ileri geri hareket etmesi demekti. Galileo bu teorisini ilk defa 1616 yılında Kardinal Orsini’ye gösterdi. Galileo’nun gelgit teorisi hızla doğru orantılı etkisi kanıtlanmıştır fakat gelgit ile alakalı daha somut verilere ve nedenlere tam olarak ulaşılamadığı için başarısız oldu. Eğer Galileo’nun teorisi doğru olsaydı bir gün için yalnızca bir gelgit olayı gerçekleşecekti oysa Venedik’te 12 saatte bir yani bir günde iki kez gelgit olayı gerçekleşiyordu. Galileo bunun sebebini denizin derinliği ve şeklinden kaynaklı olduğunu ileri sürdü. Galileo ile aynı çağda yaşayan Kelpler, ayın gelgit oluşturduğunu reddetmiştir.
Galileo’nun kilise ile tartışma yaşamasından önce Katolik Kilisesi güneş ve dünya merkezli düşünceleri desteklemekteydi. Güneş merkezli teorilerin başlıca sorunu, teorinin gerçek olması durumunda yıllık en az bir yıldız paralaksı görünmesiydi. Ancak uzaklık sebebiyle bu çıplak gözle görülebilecek bir olay değildi ve bunu sağlayacak herhangi bir alet ya da mekanizma bulunmamaktaydı. Kopernik yıldızların çok uzakta olması sebebiyle paralaksın görülebilmesinin imkansız olduğunu savundu. O çağda hiç kimse Güneş Merkezciliği Teorisini yadsımıyordu hatta Papa 13. Gregory bunu 1582’de takvimi düzenlemek için kullanmıştı. Kopernik’ten sonraki yıllarda güneş merkezcilik tartışmaya kapalı bir konuydu. Ancak yıldız parasal durumu bu teorinin kabul edilebilirliğini sarsıyordu. Özellikle İtalyanlar için Karşı Reformasyon ardından Papa’ya karşı gelmek oldukça ürkütücü sonuçlar doğurabilirdi. İncil’deki bazı kısımlar dünya merkezci zihniyetin yanındaydı. Fakat Galileo, güneş merkezciliğin de İncil’e karşı gelmediğini savunuyordu. 1615 yılında Galileo’nun güneş merkezci teorilerinin bulunduğu yazılar Engizisyon karşısına çıkarıldı. Fakat güneş merkezciliği savunan yaklaşımının yanı sıra Galileo’nun asıl suçu İncil’i tekrar yorumlamaya çalışmak olmuştu. Kiliseye göre bu Katolik Kilisesi’ne bir isyan ve Protestanlığa karşı bir sempati göstergesiydi. Galileo bu olay üzerine Roma’ya giderek kendini ve fikirlerini savunmuştur. Sonrasında Mogsignor Francesco İngoli Kopernik sistemini tamamıyla reddeden bir mektup göndermişti. Bu mektup güneş merkezciliğe karşı 18 adet matematiksel, fiziksel formül ve argüman içermekteydi. Engizisyon güneş merkezciliğin saçma ve din dışı bir teori olduğunu öne sürdü. Papa 5. Paul bu konuda Kardinal’e emir vererek Galileo’nun güneş merkezci düşünceden vazgeçmesini ve bu konuda herhangi bir şey yazmamasını emretti. Bundan sonraki on yıl Galileo kilise ile herhangi bir tartışmaya girmedi. Yıllar sonra bu konuyla alakalı tekrar bir kitap yazma isteğini kilise birkaç şartla kabul etti. Galileo kitabında güneş merkezci sistemin aleyhinde yazılar yazmasını ve sadece bunu savunmasını ayrıca kendi görüşlerinin de kitaba yansıtılmasını istedi. Kitap yazıldı ve sonrasında Papa kitapta kendisiyle alenen alay edilmesini ve Kopernik’i savunmasını affetmedi. Galileo o anki büyük destekçisi Papa’yı kaybederek Roma’ya kendini savunmak için davet edildi. Galileo mahkeme boyunca kendisinin alay etmek niyetiyle bunu yazmadığını ve yasaklı sayılan fikirleri asla savunmadığını defalarca dile getirdi. Galileo yıllar sonra bile işkence ve tehdit altındayken hala aynı savunmayı yaptı. Uzun yıllar sonra Galileo hakkındaki hüküm verildi. Galileo’nun dinsiz olduğu düşüncesiyle güneş merkezci sistem fikrinden vazgeçmesi ve İncil’e aykırı davranması yasaklandı. Diyalog kitabının yasaklanmasına ve gelecekte basma girişiminde bulunacağı tüm kitapların asla basılmamasına ve ömür boyu hapse mahkum edildi. Sonrasında Galilei’nun hapis cezası ev hapsine çevrildi ve ömrünün geri kalanını ev hapsinde geçirdi.
Galilei ev hapsinde kaldığı süre içinde en başarılı yapıtlarından biri olan “İki Yeni Bilim”i yazdı. Bu yapıtında kırk yıl önce yaptığı çalışmalara yer vererek kinetik ve maddelerin kuvveti üzerine açıklamalarda bulundu. Bu yapıtı sonucunda Galileo, “Modern Fiziğin Babası” unvanını almıştır.
Galileo 1638’de kör oldu, kalp ve fıtık gibi hastalıkları da bulunan Galileo, kilisenin izniyle Floransa’ya tedavi için gitti. 8 Ocak 1642’de yüksek ateş ve kalp çarpıntısı sebebiyle öldü.
Galileo meselesi, ölümünden sonra unutulmuş ve hakkında süregelen tartışmalar neredeyse kapanmıştı. Biraz sansürlenerek basımına izin verilmiş olsa da sonunda Diyolog hakkındaki yasak kararı kaldırılmıştı. Hatta sonraki yıllarda güneş merkeciliği savunan kitaplarda da yasaklar kaldırıldı. Kilisenin etkisini yitirmesiyle sansürlemeler de ortadan kalktı.
Stephen Hawking modern bilimin doğuşunda Galileo’nun, Albert Einstein’dan daha fazla emeği olduğunu ve modern bilimin asıl babasının Galileo olduğunu savunmaktadır. Galileo’nun astronomik araştırmaları ile Kopernik için kalıcı bilgi ve miraslar bırakmıştır. Galileo tarafından keşfedilen Jüpiter’in uyduları bu miraslar içerisinde yerini alır. Hatta Jüpiter’in yörüngesine yerleştirilen ilk uzay aracına Galileo ismi verilmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here