Merhaba Kaan Bey okuyucularımız için kendinizi biraz tanıtır mısınız?

İsmim Kaan Arlı, 1985 doğumluyum. Üniversite eğitimim İngilizce Öğretmenliği üzerine oldu. Çocukluktan gelen bir teknoloji hayranlığım var, sıkı bir Fenerbahçe taraftarıyım. Astro adında dünya güzeli bir köpeğim var 🙂 Onun sayesinde köpek eğitimi konusunda da kendimi geliştirdim. Bunlara ek olarak Playstation tutkunuyum ve amatör olarak karikatür çiziyorum. Teknoloji ise hayatımın çok büyük bir kısmında yer tutuyor. Uzun bir süre de fotoğrafçılık üzerine çalışmalar yaptım ancak vakitsizlikten dolayı yine uzun bir süredir rafa kaldırmış durumdayım. Teknoloji editörlüğü kariyerim ise 2009 yılının sonlarında Donanım Haber sitesinde başladı. 6 yıla yakın bir süre orada çalıştıktan sonra, 1-2 girişim denedim ve sonrasında ShiftDelete.Net ekibine dahil oldum.

ShiftDeleteNet’in teknoloji editörü iş süreçlerinizden bahsedebilir misiniz?

ShiftDelete.Net teknoloji editörü veya iş süreçleri aslında diğer yayınlarda da olduğu gibi sıkı takip ve hızlı habercilik temeline dayalı. İnternet ortamında bir yarış içindeyiz ve hızlı olan daima önde olmakta. Bu yüzden de olabildiğince hızlı ve isabetli bir şekilde haber ve içerik üretiyoruz. Video konusunda da benzer şeyler geçerli ancak bu noktada görsel kaliteden de ödün vermemek kilit noktalardan biri. Detaylı anlatımı, görsel açıdan zengin bir video ile süslemek, farklı ve tercih edilen yayın olma noktasında çok kritik.

Seçtiğiniz meslek dalı sıra dışı ve lisans eğitiminizle pek ilgili değil. Mesleğe nasıl başladınız?

Seçtiğim meslek ile aldığım eğitim, yüzeysel bakıldığı zaman gerçekten alakasız 🙂 İngilizce öğretmenliği mezunuyum aslında ancak teknoloji sevdam beni buralara getirdi diyebilirim. Kariyerimin başlangıcı ise oldukça ilginç aslında. 2009 yılının sonlarında, yüksek lisans yaptığım dönem içinde Donanım Haber forum üyesiydim. Forumda gönüllü olarak paylaşımlar yapıyordum ve bir kitlem oluşmuştu. Bir gece forumdan bir direk mesaj (DM) aldım. Yazan kişi, Donanım Haber’in sahibi ve kurucusuymuş. Ben kim olduğunu bilmeden saatlerce konuştum ve konuşmanın sonunda “bizimle çalışır mısın?” şeklinde bir soru alınca düşünmeden “EVET!” dedim. İlk etapta dış yazar olarak başladım, yüksek lisans derslerini bitirdikten sonra işe tam zamanlı olarak çalışmaya başladım. Yabancı dil eğitiminin en büyük katkısı ise haber kaynaklarını doğru okuma, anlama, yorumlama noktasında fayda sağladı. Ayrıca yurt dışı etkinliklerinde de ciddi anlamda büyük avantaj sağlıyor. Yaptığımız işte yabancı dil gerçek anlamda çok önemli bir detay. Bu yüzden ilk bakışta alakasız gibi olsa da işim için büyük faydası olduğunu söyleyebilirim 🙂

İşiniz en keyif aldığınız yanı nedir?

Çok büyük bir problemle ya da zorlukla karşılaştınız mı? İşimin en keyifli yanı, çocukluk dönemlerimden beri heyecan duyduğum teknolojinin tam ortasında olmak. Yeni cihazlar, yeni teknolojiler ve oyunları ilk elden görüp deneyimlemek son derecece keyifli.

Türkiye’de teknoloji üzerine çıkan süreli yayınlar ve teknoloji haberciliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanlış enformasyon problemi yaşanıyor mu?

Türkiye’de teknoloji yayıncılığı bence her geçen gün daha da gelişen bir yapıya sahip. Yayınlar içeriklerini izletmek ve okutmak için hem içerik kalitesini hem de web ve basılı yayınlardaki görsel kaliteyi yükseltmek durumunda. Bilgi paylaşımı ise çok dikkat edilmesi gereken konuların başında geliyor. Yanlış bilgi durumu ise genelde yurt dışı kaynaklardan içeriklerin yanlış ifade edilmesi sonucunda ortaya çıkabiliyor. Bunu engellemek için ise dikkat edilmesi gereken şeylerin başında, haberi gerçekten anlamak geliyor. Editör, içeriği yanlış anlayıp yanlış aktarırsa, bunun sonrasında yanlış bilgi dağılımı kaçınılmaz olur.

 

Teknoloji okurlarının ilgisi ve size geri dönüşleri nasıl? Okuyucu kitlesine baktığımızda erkekler mi daha ilgili kadınlar mı? Yaş aralıkları nasıl?

Teknoloji okurları ve takipçilerimiz, bizleri gerçekten seviyor ve yorumlarımıza göre hareket etmekten keyif alıyorlar. Özellikle, takipçiler ile etkileşimi fazla olan editörler bence daha fazla seviliyor çünkü okuyucunun ciddiye alındığını görmesi son derece kritik. Okuyucu kitlesi ise büyük oranda erkeklerden oluşuyor. Yaş aralığı ise oldukça geniş. Teknolojiyi sevmenin ve takip etmenin yaşı olmadığı için her yaş aralığından insanla muhatap oluyoruz. Gözlemlediğim aralık ise genelde lise ve üniversite çağındaki takipçilerimizden oluşuyor.

Yakın zamanda bizleri heyecanlandıran teknolojik bir gelişme olacak mı?

Yakın zamanda bizleri etkileyecek olan teknolojik gelişmelerin başında otonom araçlar geliyor. Bu teknolojinin adım adım ilerlemesi gerçekten heyecan verici. Buna ek olarak IoT (nesnelerin interneti) teknolojisi de merak ve heyecan uyandıran bir detay.

Nesnelerin interneti alanında ne kadar ileri gidilecek bir öngörünüz var mı?

Nesnelerin İnterneti konseptinde öncelik ev otomasyonuna yönelmiş durumda. Hayatımızı kolaylaştıracak olan IoT teknolojisi, öncelikli olarak eve ve sonrası da ev dışına taşınacak gibi görünüyor. Bugün buzdolabı,fırın,kombi gibi araçlar akıllı konseptine uygun olarak geliştiriliyor. Yakın gelecekte gözümüzün gördüğü ve baskı devreye sahip olan tüm cihazlar bu teknoloji ile geliştirilebilir.

Gelecekte bizleri nasıl bir teknolojik gelişmeler bekliyor?

Gelecekte bizleri bekleyen teknolojilerin başında 5G geliyor. 5G sonrasında IoT ve otonom araç teknolojilerini çok daha yaygın şekilde göreceğiz. 4G veya 4.5G teknolojileri özellikle bahsettiğim iki teknoloji için tam anlamıyla yeterli değil. Anlık haberleşme için “yok seviyesinde” gecikme sürelerinin olması gerekiyor. Bu da 5G ile sağlanacaktır.

Şu an sektörde büyük yer kaplayan e-ticaret konusundaki düşünceleriniz nelerdir?

E-ticaret konusu son dönemde ciddi bir yükselişte. Kişiler ve firmalar bu yönde önemli yatırımlar yapıyorlar. Tabi bunun için mantıklı projeler ve kayda değer yatırımlar da önemli. E-ticaret ile insanların alışveriş alışkanlıkları tamamen değişecektir ki günümüzde bile büyük oranda değişmiş durumda. Hayatımızın tamamının dijital olmasına az kaldı diyebilirim 🙂

Çin’deki bir fabrika çalışanlarının yüzde 90’ının robotlarla değiştirmesi sonucu verimin büyük ölçüde arttığını kaydetti. Üretim alanında yapay zeka ve robot teknolojisinin kullanımı üzerine yaşanan tartışmalar ve gelecekte insanlığın yaşayacağı değişim konusunda düşünceleriniz nelerdir?

Üretimde robotlara geçilmesi önemli bir durum. Firmalar için kesintisiz ve büyük oranda hatasız üretim anlamına geliyor. Robotlar sayesinde iş hacmi artıyor olsa da, istihdam konusunda ciddi küçülmelere ve ne yazık ki işsizlik oranının artmasına sebep olabilir. İnsanlığı bekleyen değişimlerden biri fiziksel zorluk seviyesinin düşük olacağı iş koşulları olabilir. İnsan gücünün limitlerinin üstünde konumlara robotlar gelecek ve insanlar belki de beden gücü yerine mental zorlukların boy gösterdiği iş sahalarında olacaklar. Ancak, dediğim gibi robotların çoğalması, bu pozisyonlardaki insanların işsiz kalmasına da neden olabilir.

Giyilebilir teknoloji neden hak ettiği ilgiyi görmüyor?

Giyilebilir teknolojilerin beklenen ilgiyi görmemesindeki ilk sebep bence fiyatları. Akıllı saat, VR gözlük gibi cihazlar satın alınabilir fiyatlara çok yakın değiller ve şu an da kullanım anlamında da konsept durumdalar. Akıllı saatler, bu teknolojinin içinde en çok kabul gören ürün gamı ki bu ürünlerin bile özellikle ülkemizdeki satış rakamları çok yüksek seviyelerde değil. VR gözlük ve benzeri teknolojiler ise kabloya bağımlı yapıları yüzünden ergonomik anlamda iyi durumda değiller. İlerleyen dönemlerde daha portatif ve taşınabilir olurlarsa ve tabi fiyat anlamında daha makul seviyelere inerlerse ilgi çekecektir. Günümüzde telefon parasına saat veya gözlük almayı tercih eden insan sayısı maalesef çok fazla değil.

İnsanlar her zaman daha iyi teknolojik araçlara sahip olmak isterken son zamanlarda özellikle 1-2 yıldır retro akımı başladı. Birçok kişi teknolojik olmayan nesnelere dönüş yapmaya ve onları kullanmaya başladılar. Bunun nedeni sizce nedir?

Retro akımı bence biraz modaya ayak uydurmak gibi. Teknolojik olmayan cihazların kullanımı, teknolojik cihazların kullanımı ile eş zamanlı yapıldığı için tam anlamıyla “eskiye dönüş” demek zor. Biraz moda, biraz etkileşim ile retro akımı genişledi ancak ömrünü çok uzun görmüyorum 🙂

 

Son olarak yakın zamanda Türkiye’de açılacak olan ilk İnsansı Robot Fabrikası Akınrobotics hakkında yorumlarınızı alabilir miyim?

Akınrobotics, şahsen beni heyecanlandıran bir çalışma. Ülkemizde bu tip yatırımların ve çalışmaların çok daha fazla olmasını diliyorum. Bu konuda ilk olmak ise bence tarihe geçmek anlamına geliyor.