Uzay ve gezegenlerle ilgili birçok soru, aranan birçok cevap olduğunu biliyoruz. Fakat ne yazık ki, bu konuda yüzde yüz emin olabileceğimiz cevaplara insanoğlu henüz ulaşabilmiş değil. Bugüne dek farklı gezegenlere, farklı şekillerde birçok araştırmalar yapıldı. Bunların içerisinde, Mars nam-ı değer ‘Kızıl Gezegen’, yapılan araştırmaların ışığında gezegenimizle en yakın özellikleri taşıyan gezegen olarak tanımlanmaktadır. Tabi ki bu durum, günümüzde yapılan araştırmaların ışığında saptanan bir esastır ve yeni araştırmalar, bulgular ile zamanla değişiklik gösterebilir. Hepimizin aklında uzay ve gezegenlerle ilgili birçok çılgın soru vardır. Fakat ,son zamanlarda Mars ile ilgili yapılan araştırma çalışmaları epeyce arttı, bizlere net olarak saptanabilen bilgiler sunuldu. Mars gezegeni, tozlu kayalık bir yüzeye ve ince bir atmosfere sahiptir. Nispeten sakin koşulları ve Dünya’ya yakınlığı keşiflerin en olası hedefini, Kızıl Gezegene yöneltti. Günümüze kadar başarılı ya da başarısız Mars’a birçok robotik ziyaret düzenlendi. Dünya’da ki bilim adamları için numune ve önemli bilimsel verileri toplamak amacı ile bu ziyaretler gerçekleştirildi. Mars’a yapılan bu ziyaretlerden edinilen bilgiler, Mars gezegenine olan ilgiyi daha da arttırmaktadır.
Mars’a Kızıl Gezegen denmesinin sebebi, dışarıdan bakıldığında kırmızı renkte görünmesidir. Mars’ın yüzeyi pas ile kaplıdır, bir diğer adı demir oksit olan bu madde gezegene kırmızı rengini vermektedir. Mars’ta keşfedilmiş olan Olimpos Dağ’ı Güneş Sistemi içerisindeki bilinen en yüksek dağdır ve keşfedilen Marines Kanyon’u tahmin edilen gelmiş geçmiş en büyük kanyondur. Mars’ın Dünya ile birçok benzer özelliğinin olduğunu dile getirmiştik, her iki gezegende de volkan, vadi, çöl, kutup bölgeleri gibi jeolojik benzerlikler sebebi ile yer benzeri gezegen olarak da adlandırılmaktadır. Ayrıca dönme periyodları ve mevsim dönemleri Dünya’dakine çok benzer olmakla birlikte Mars’ın Dünya’dakinin aksine 2 uydusu vardır. Mars, Dünya hariç tutulursa, halen Güneş Sistemi’ndeki gezegenler içinde su ve yaşam içermesi en muhtemel gezegen olarak görülmektedir. Express ve Mars Reconnaissance Orbiter keşif projelerinin radar verileri gerek kutuplarda gerekse orta bölgelerde geniş miktarlarda su buzlarının var olduğunu ortaya koymuş bulunmaktadır.

31 Temmuz 2008’de Phoenix Mars Lander adlı robotik uzay gemisi Mars toprağının sığ bölgelerindeki su buzlarından örnekler almayı başarmıştır. Günümüzde, Mars’ın yörüngelerine oturmuş üç uzay gemisi bulunmaktadır. Mars Odyssey, Mars Express ve Mars Reconnaissance Orbiter. Mars, Dünya hariç tutulursa, Güneş Sistemi’ndeki herhangi bir sıradan gezegenden ibaret değildir. Yüzeyi pek çok uzay aracına ev sahipliği yapmıştır. Bu uzay araçlarıyla elde edilen jeolojik veriler şunu ortaya koymuştur ki, Mars önceden su konusunda geniş bir çeşitliliğe sahipti; hatta geçen on yıllık süre sırasında gayzer türü su fışkırma veya akıntıları meydana gelmiştir. NASA’nın Mars Global Surveyor projesi kapsamında sürdürülen incelemeler Mars’ın güney kutbu buz bölgesinin geri çekilmiş olduğunu ortaya koymuştur. Bilim insanları, 2006’da Mars yörüngesine oturtulan Mars Yörünge Kaşifi uydusundan alınan veriler sonucu, Mars’ta sıcak aylarda tuzlu su akıntılarının oluştuğunu bildirmişlerdir. Lakin Marsta ki sıcaklık oranlarının -63 civarında olması ve insan ağrılığının Mars’ta yüzde 60’ını kaybetmesi Mars için canlı yaşamına uygun değildir ibaresini göz önüne koyuyor.
Mars‘a Göç …
Mars’ın insan ve canlı yaşamı için uygun olmayan göstergeleri olsa da bilim adamları bu durumu yaşanır hale getirmek için uzay çalışmaları yapmaktadır. NASA, Mars’a yaptığı çalışmalar sonucunda Mars’ta oksijen olduğunu belirtmişti. Fakat bu Mars’ta yaşanabilir tezini ortaya koymuyor. Çünkü; Mars’ta bulunan oksijen atomik bir oksijen türüdür ve canlı solunumuna uygun değildir. Bu bulgular sonucunda Mars’ta daha öncesinde Dünya’nın dış çeperi gibi tabakalar olduğu ve aynı zamanda normal solunum içinde bir zamanlar uygun olduğu tezi güçlü bir
somutluk kazanıyor. NASA’nın Mars’a en son gönderdiği araç olan PHOBOS Mars yüzeyine ilk başarılı inişi gerçekleştiren araçtır. PHOBOS Mars yüzeyinden aldığı numuneleri incelenmek üzere Dünyaya aktardığında Mars yüzeyinin derinliklerinde buzul parçalarının olduğu fark edildi. Elde edilen son bulgular akıllara ‘Mars yaşanabilir bir yer halini alır mı?’ sorusunu getirdi. Yapılan incelemelerin ışığında şuan bu durumun mümkün olmadığı fakat ilerleme süreçlerine bağlı olarak çok yüksek maliyetlere 5-6 yıl sonra, gerçekleştirebileceği de savunulan fikirler arasında.


Geleceğe dair Mars’la ilgili planlardan biri de Mars One, bu plan insan bulunduran araçlarla Mars’ta koloni kurmak şeklinde. SpaceX kurucusu Elon Musk Kızıl Gezegen ile ilgili ilginç çalışmalar yapmaktadır. “İnsanlığın karşısında bugün iki yol var; Dünya’da sonsuza kadar kalıp, soyumuzun kaçınılmaz tükenişini beklemek ya da uzaya yolculuk yapıp, gezegenler arasında hayatta kalabilen bir tür haline gelmek”. SpaceX kurucusu ve CEO’su Elon Musk’ın, merakla beklenen Mars’ı kolonileştirme planı hayata ne zaman geçer maalesef henüz net bir tarih belirtilmedi. Musk, her ne kadar plan olarak bahsedilse de, taslağını demek bence daha uygun, 27 Eylül’de Meksika’da düzenlenen International Astronautical Congress‘te, Türkiye saatiyle 21:30’da başlayan “İnsanı birden fazla gezegende yaşayabilen bir tür haline getirmek” sunumuyla paylaştı. Konuyu yakından takip edenler için Musk’ın sunumunun somut detaylarda çok etkin olduğu şimdilik söylenemez. Yine de, önümüzde ki on yıl değil, altı yıl içinde Mars’a insanları taşıyabileceğimizi duymak insanlık için gerçekten heyecan verici. Musk, SpaceX’in 15 ila 30 uçuşla, Mars bileti fiyatlarını ABD’de bir evin ortalama fiyatına indirebileceğini söylüyor. Musk’ın planına göre bu fiyat zaman içinde, Mars’a seyahatlerimiz kıyasla sıklaştıkça, 100 bin dolara kadar düşüyor. Bugün bu sayı yaklaşık 10 milyar dolar. Çok yakında yeni bir çağa, Ultron çağına atlayacağımız muhtemel gibi gözüküyor. Mars’ı sever miyiz bilmiyorum fakat insanoğlunun yeni yaşam yerleri araması, var olanın zamanla yeterli olmayacağını da akıllara getirmekte. Öyleyse Merhaba Ultron Çağı..