Özkan Bey merhaba öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Çalışma hayatına üniversite sonrası Bursa’da bir finans şirketinde yatırım planları satarak başladım. Yaklaşık 18 ay sonra bu şirkette satış müdürü oldum ve yine 1 yıl boyunca bu görevde devam ettim. Akabinde, askerlik vazifem sebebi ile ayrıldım. Askerlik sonrası Kariyer.net’te Bursa Bölge Satış Müdürü olarak çalışmaya başladım. O dönem Bursa ofisi, Kariyer.net’in İstanbul merkez ofisi sonrası açılan ilk ofisi, bense dışarıdan alınan ilk profesyonel yöneticiydim. Kısa bir süre sonra bölgenin hızlı bir şekilde kara geçmesi ile bölge müdürü ve bu bölgeden cesaretle Anadolu’da açılan diğer ofislerin yönetimi için İstanbul’a yerleşik olarak bölgeler grup müdürü olarak çalışmaya baş
ladım. 2006 son çeyreğinde Kariyer. net’teki görevimden ayrıldım.

Nerdekal.com’un hikayesini anlatabilir misiniz?

Nasıl çıktı bu fikir ortaya? Kariyer.net’te, bölgeler grup müdürü olarak çalıştığım dönemde çok yoğun bir seyahat programım vardı. İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Gaziantep, Kocaeli… Her hafta bir bölgeye seyahat ediyordum; bu çok yorucu bir tempo olmakla beraber aynı zamanda bana çok da keyif veren bir süreçti. Gittiğim bölgelerde civar il ve ilçelere de bölgedeki arkadaşlarımla çeşitli görüşmelere katılıyordum. Yeni yerler, yeni kültürler, yeni insanlar, yeni mutfaklar ile tanışmak bana son derece mutluluk veriyordu. Bir gün Gaziantep uçuşunda havayolu şirketine ait dergide gördüğüm bir reklam vasıtası ile bir gezi kitapları seti satın aldım. Kitaplardakilerin çoğu bakir, taşlaşmamış yerlerdi ve nerdeyse çoğunu henüz görmemiştim. Sonrasında internet üzerinden ilgili yerleri araştırmaya başladığımda ne bölgeler ne de bölgedeki oteller hakkında çok da bilginin olmadığını gördüm. Aslında fikrin doğuşu buraları gezme görme isteğim ve yeterli bilgi bulamayışımla denk gelir.

Nerdekal.com’un kurulduğu dönemden bugüne dek ne gibi değişimler yaşadı?

Neredekal.com 1 Mart 2007 tarihinde yayına girdi. O dönem internetin kesinlikle bu kadar yoğun kullanılmadığı, evlerde internetin görece lüks olduğu ve düşük hızlı, düşük kotalı paketlerin kullanıldığı bir dönemdi. Şubat ayında daha henüz siteyi bile yayına almadan hazırladığım bir Power Point sunum üzerinden satış yapmaya başladım. Bursa’da son derece küçük ve mütevazi bir ofiste işe başladım. Mart başında kardeşim satış tarafında ve bir asistanımız benimle birlikte başladı çalışmaya.

O dönem gittiğimiz otellerde internet bağlantısı bulmak, dahası kablosuz internet bağlantısı bulmak bile çok düşük bir ihtimaldi. Özellikle de gittiğimiz bölgelerin genel yapısı, ziyaret ettiğimiz otellerin küçük oteller olduğu göz önüne alındığında bunun çok da şaşılacak bir şey olmadığını tahmin edersiniz. Facebook’un, Twitter’ın Türkiye’de neredeyse hiç bilinmediği, WhatsApp’ın henüz olmadığı, Steve Jobs’ın müthiş sunumu ile henüz iPhone’un tanıtılmadığı, olmadığı bir dönemden bahsediyorum. Telefondan internet kullanımının hemen hemen olmadığı bir dönem…

Bu son 10 yıl iletişim kanalları ve internet sektörü için inanılmaz derecede hızlı bir dönem oldu. İnternet, artık çok büyük bir kitle tarafından başında her gün saatlerin geçirildiği bir kanal artık. Tüm bunlara paralel olarak gelişime paralel, Neredekal.com Türkiye’de en fazla ziyaret edilen seyahat sitelerinden birisi, kendi kanalında ise Türkiye’nin açık ara en fazla ziyaret edilen ve tercih edilen internet yatırımı oldu. İlk zamanlar günde 1.000 – 1.500 ziyaretler bizi tatmin ederken şu an günde 350.000 tekil ziyaret gördüğümüz günleri tevazu ile karşılıyoruz.

10 yıl önceki müşterilerin beklentileriyle günümüzdeki müşterilerin beklentileri arasında ne gibi farklar var?

Aslında 10 yıl önce bir beklenti yaratmaya çalışıyorduk. İnternet üzerinden otellerin kendilerine erişimin mümkün olduğu, devrin artık internet devri olduğu ve çok yakında kendilerine misafir olacak çoğu müşterilerinin bu kanal ile geleceklerine otel işletmecilerimizi ikna etmeye çalışıyorduk. Şu dönem artık tüm kurumsal müşterilerimizin bu konuda çok daha bilinçli ve talepkar oldukları, rekabet sayesinde önlerine sunulan tüm servisleri bizleri de kamçılamak için kullandıkları bir dönemdeyiz.
Bizim elimizden geldiğince günü yakalamaya her daim mazhar bir şirket olduğumuzu ve özellikle mobil kanallara Türkiye’de en vizyoner yatırımları tüm turizm ve seyahat kanallarından önce yaptığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Neticede “günün en hızlı şekilde dün olduğu” bir sektördeyiz ve bitmek tükenmek bilmeyen talepleri ve kendi iyileştirmelerimizi günbegün karşılamaya ve hayata geçirmeye devam etmek zorundayız.

Firaret.com’u kurmuştunuz, ve orada Nerdekal.com’daki otellerin direk rezervasyon satışını yapıyordunuz. Sitenin şuan aktif olmadığını görüyoruz. Projeyi deaktif etme sebebinizi öğrenebilir miyiz?

Firaret, Türkiye’nin %100 online otel odası satışı yapan ilk internet sitesi oldu. Bu kanalda öncelikle ilk müşteri portföyümüz olan küçük otellerin çok uygun koşullarla kendi odalarını sitemiz üzerinden satışlarını yaptıkları bir yapı kurduk. Kısa sürede 1.300 civarında otelin tamamen on-line satışını yapmaya başladık. Hatta otelcilerimiz kendi web siteleri üzerinden de bizim rezervasyon motorumuzu kullanmaya başladılar. Sonrasında, otel fiyatları karşılaştırma kanalına yaptığımız yatırımlar sebebiyle bu kanalda diğer OTA ve operatörlere rakip bir sitenin varlığının doğru olmayacağı kanaati ile bu yapıyı yayından aldık. Şunu çok net bir şekilde söyleyebilirim ki; halen Firaret ayarında online satış kabiliyeti olan bir yapı halen hayata geçmiş değil. Ancak verdiğimiz kararın arkasındayım ve doğru olduğunu düşünüyorum.

Başarılı bir iş hayatı grafiğine sahipsiniz. Bu konudaki sırrınızı öğrenebilir miyiz?

Çok küçük bir para ile girişim yapmak zorunda kaldım. Bu sebeple süreçteki her konu hakkında gerçekten ciddi bir donanım elde ettiğimi bununla beraber; meraklı ve iyi bir öğrenci olduğumu söyleyebilirim. Ürünün hem satış hem de teknoloji tarafına çok yakın olduğum için hızlı hareket etme kabiliyetimiz çok yüksek.

Satış ve IT ekipleri yaptıkları iş sebebi ile hem çok ayrı dünyadalar hem de birbirlerine son derece bağlılar aslında. Ben özellikle burada iyi bir köprü olduğumu düşünüyorum. Bununla beraber tabi ki hiçbir şeyi kendi başıma yapmıyorum. 50 kişiden fazla bir ekip büyüklüğümüz var. Bu konuda her zaman şansımı dile getiririm, gerçekten çok doğru zamanlarda çok doğru ekip arkadaşları edindik. Bu şansı ve zamanı iyi değerlendirmek bence kilit nokta. “Vakit ve nakit” dengesinde vaktin daha ağır bastığı bir sektörde koşuyoruz. Halen şirket içinde ürün tarafında en fazla vakit harcayan insanlardan biri olduğumu söyleyebilirim. Satıştan da hiçbir zaman kopmadım.

Dijimecmua.com’un hikayesi nedir peki?

Dijimecmua, bizim daha ilk yılımızda çıkardığımız Neredekal Dergi yayınımızı internet ortamında yayına alma isteğimizin akabinde doğmuş bir girişim. O dönem dergimizi internet ortamında yayınlatabilmek için sadece bir kanal vardı ve o kanal da maalesef çok amatör bir iş akışına sahipti. Biz de mecburen kendi emeklerimiz ve geliştirmelerimiz ile dergiyi yayına aldık. Akabinde bu yapıya ihtiyaç duyacağı aşikar olan başka yayıncılar ve kurumlar için de bunu bir çözüm olarak sunabileceğimize kanaat ettik. Bu çözümü bir marka haline getirdik. Şu an bu kanalda alanında Türkiye’deki en büyük yapı.

Şimdiye kadar giriştiğiniz işlerde hiç “Ya olmazsa…” diye düşündüğünüz anlar oldu mu? Böyle duygulara kapıldığınızda nasıl başa çıkıyorsunuz?

Biz genel olarak aktif satış yapan bir şirketiz. Yani mutfakta pişirdiğimizi dışarıda potansiyel müşterilerin ayağına götürüyoruz. Satış kabiliyetimiz ve azmimiz sayesinde bu duruma hiç gelmedik. Bununla beraber hayatımın yokluk, parasızlık anlamında en zor günlerini bu 10 yılda geçirdiğimi hiç utanmadan gururla söyleyebilirim. Bizim işlerin kötü gittiği yönünde bir söylemimiz ancak yeterince çalışmamıza bağlı olabilir bence. Gerçekten çok zor, yorucu günler geçirdim ancak hiç şüphe etmedim. İnanç ve ısrarcı olmak bence iki çok önemli kilit nokta. İnanmadığınız bir şeye kimseyi inandıramazsınız.

Profesyonel iş hayatınızı bir kenara bıraktığımızda boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben su aşığı bir adamım. Dalış, wakeboard, kiteboard, rüzgar sörfü vakit buldukça yapmaktan inanılmaz keyif aldığım uğraşlarım. Yaklaşık 15 ay önce sağ kalçamdan geçirdiğim ve yine yaklaşık 2 ay önce sol kalçamdan geçirdiğim iki ameliyat oldu. Bu dönem biraz daha sakin olmak zorundayım ancak çok yakında sahalara geri döneceğim. Bu arada motosiklet kullanmaktan çok keyif alıyorum. Yine yakın bir zamanda yelkenli tekne kullanmaya başladım. Tabii ki internete erişimin bu kadar yaygın ve kolay olduğu bir dönemde ciddi bir vaktimi de kendimi ve işimi geliştirmeye ayırıyorum. Bu benim için bir iş değil, son derece keyif aldığım bir hobim.

İnternet alanında faaliyet gösterecek bir şirket kurmanın hem avantajlı, hem de riskli yanları olmalı. Bu konuda sizin fikirlerinizi alabilir miyiz?

Çok zaman internet sektöründe yatırım yapmış arkadaşlarımla bir araya geldiğimizde güldüğümüz bir şakamız var; bir daha dünyaya gelirsem bakkal dükkanı açarım diye. Şaka bir yana ben gerçekten beni çok besleyen, çok keyif aldığım, kendimi hiç çalışıyor gibi hissetmediğim bir iş yapıyorum. Dahası bunun seyahatle alakalı bir internet yatırımı olması bence en keyifli kısmı. Bununla beraber 24 saat açık olan, ne resmi tatillerde, ne hafta sonu kapanmayan bir dükkanınız var. Bundan sebep kolay bir iş olmadığını, sağlam sinirlere sahip olunması gerektiğini ve hatanın olgunlukla karşılanması gereken bir işkolu olduğunu söylemeliyim. 

12-22 yıldır yazılım ve yüksek teknoloji alanında çalışmalar yürüten AKINSOFT hakkındaki düşünceleriniz neler?

15 m²’lik ofiste, Harddiski olmayan bir bilgisayarla, 12 Nisan 1995’te kuruldu ibareniz bence zaten her şeyi anlatıyor. Akınsoft bence gerçekten yüreğin akılla beraber ortaya konduğunda nelerin yapılabileceğini gösteren örnek bir yatırım.

Son olarak AKINSOFT öncülüğünde ülkemizde kurulacak olan insansı robot fabrikası hakkında ne düşünüyorsunuz?

İnsansız arabalar, bizim yerimize karar veren ve hatta aldığımız kararlarda hatalarımızı bertaraf etmeye çalışan yazılımlar… Bunların hiçbirisi artık çok uzak ve ulaşılmaz hayaller değil. Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin bu alanda yaptığı yatırımlar, yaptıkları satın almalar ne kadar doğru bir yolda olduğunuzun zaten teyidi. Ben geldiğiniz gün için sizi yürekten tebrik ediyorum ve bugünden sonrası için içtenlikle başarılarınızın devamını diliyorum. Dilerim bizlere ve arkamızdan gelen girişimci gençlere örnek olmaya devam edin, örnek olmaya devam edelim.