El Kindi tam ismiyle Ebu Yusuf Yakub bin İshak el-Sebbah el-Kindî, bilinen ilk İslam filozofudur. Filizof, olmasının yanı sıra matematikçi, fizikçi, astronom, hekim, coğrafyacı ve hatta müzik alanında kendisini ispatlamış bir bilim ve felsefe adamıdır.

El Kindi bugünkü Suudi Arabistan sınırları içerisinde bulunan Kufe’de dünyaya gelmiştir. Soylu bir ailenin çocuğu olan El Kindi’nin dedesi Eş’as, Arabistan’ın en büyük kabilelerinden olan Kinde’nin hükümdarıydı. Müslüman olduktan sonra kabilesinin ileri gelenleri ve ailesi ile Kufe’ye yerleşti. Babası İshak es-Sabbah uzun süre Kufe valiliği yaptı. El Kindi’nin kendini geliştirmesinde bu faktörler çok etkili oldu.

Avrupa’da Alchindus olarak bilinen İslam filozofu El Kindi’nin doğum ve ölüm tarihleri ile ilgili net bir bilgi yoktur. Ancak Mustafa Addurrâzık bazı gerekçeler göstererek Kindî’nin 866 tarihinde ölmüş olabileceğini belirtmiştir. El Kindi, henüz çok küçük yaşlardayken babasını yitirmiştir. Çocukluk ve gençlik yıllarını Kufe’de ve Basra’da geçiren El Kindi, geleneksel temel eğitimden sonra dil ve edebiyat alanında eğitim gördü.

Halife Me’mun’un 830’da kurduğu Beytü’l-Hikme’deki bilginler topluluğu arasında yer aldı. Mutezili devlet yöneticilerinden destek gören Kindî Ehl-i Sünnet yanlısı Mütevekkil-Alellah’ın iktidarında saraydan uzak kaldı. Astronom ve astrolog olarak sarayda müneccimlik görevini El Kindi yönetiyordu. Ayrıca halife Mu’tasım’ın oğlu Ahmed’in eğitimini üstlendi. Kindî eserlerinin önemli bir kısmını aralarında hoca-talebe ilişkisinin ötesinde dostluğa dayanan bir yakınlık bulunan bu veliahdın isteği üzerine kaleme almış ve eserlerini de bu veliahta ithaf etmiştir. El Kindi’ye göre, felsefi bilginin ilk temeli akıl yürütmedir. Filozof, insanın akıl yürütmesi ile basitten bileşiğe ve en yeterli olana doğru yükseldiğini savunur. El Kindi varlığa akılcı bir açıdan yaklaştığı için Tanrı’nın özüne ait tüm sıfatları reddetmiştir. El Kindi’ye göre Tanrı mutlak bir olandır ve herhangi bir şekli, niceliği, niteliği, maddesi yoktur. Ve ona göre Tanrı göreli bir varlık değildir. Kindi: “Felsefe insanın imkânı dâhilindeki şeylerin hakikatinin bilgisidir” demektedir. Çünkü nazari bilgi ile filozofun ulaşmak istediği hedef, hakikati elde etmek ve pratik bilgisiyle de hakikate göre davranmaktır. Kindi Allah’ı hakikat olarak vasıflandırır. Yaratıcıdır, yaratmış olduğu her şeyi koruyandır.

Ölümünden sonra Kindi’nin felsefe alanında birçok kitabı yok olmuştur. Din alanında sert eleştirileri ile dikkat çekmesi, Moğolların Bağdat istilasında bu eserleri yok etmesi sebeplerdendir fakat büyük bir ihtimalde Kindi’den sonra gelen büyük filozoflar Farabi ve İbn-i Sina tarafından eserlerinin kabul görmemesidir. Buna rağmen El Kindi’nin insanlığa kattıkları hatırı sayılır derecede çoktur. Farabi ve İbn-i Sina’nın yaşadığı dönemde adı geçen filozoflardan birisi de Kindi’ydi. Hatta Rönesans dönemi araştırmacılarından Gerolamo Cardano ondan şöyle bahsetmiştir; Orta Çağ’ın en büyük on iki akıl bilimcisinden biridir.

El Kindi bazı fikirlerinde bazen belirsizliğe düşmüştür. Kindi Batlamyus’un “Güneş Sistemi” teorisini desteklemiştir. Bu teori; Dünyanın değişik sistemlerin merkezi olduğu ve bilinen gezegenler; Ay, Merkür, Mars, Venüs, Güneş, Jüpiter’in bu yörüngede döndü- ğünü söyler. Kindî bu teori hakkında; “Rasyonel varlıklar bir yörünge içerisinde döner, dönüşü ise Allah’a itaati ve ona boyun eğmesi şeklinde olur.” Ne var ki bu sözü, semai varlıkların etkisinin maddi dünyaya tesiri ile bir gizem haline gelmiştir. Ancak Kindî, ruhsal varlıklar tarafından gerçek dünyaya etkisinin nasıl olduğu konusunda belirsizliğe düşmüştür. Kindî, Aristo’dan esinlendiği, bu cisimlerin hareketleri ayın alt bölümünde sürtünmeye neden olduğu ve ilk aşamada toprak, ateş, su ve havayı oluşturduğu düşünülen bu teoride, bu birleşmenin maddi dünyada her şeyi ürettiğini savunmaktadır. Kindi matematik alanında ise 4 kitap kaleme almıştır.

Modern aritmetiğin büyük bir kısmının kurulmasını sağlamıştır. Arap sayılar sisteminin büyük ölçüde El-Harizmi tarafından geliştirilmiş olması kabul edilen bir gerçektir. Ancak El-Kindi de bu konu üstünde derin araştırmalar yapmıştır, bunda şüphe yoktur. Aynı zamanda, astronomi ile ilgili çalışmaları ile küresel geometriye katkıda bulunmuştur. Fizikte, geometrik optiğe yaptığı katkılar sayesinde yazdığı kitap daha sonra Roger Bacon gibi ünlü bilim insanlarına bir ilham kaynağı ve yol gösterici niteliğinde olmuştur. Bütün varlıkların fiziki olaylarının izafi olduğunu, zaman, mekân ve hareketin birbirlerinden ba- ğımsız olmadıklarını ve hepsinin birbirine bağlı izafi olaylar olduğunu ortaya koyarak, Einstein’dan asırlar önce İzafiyet Teorisi’ni açıkladı.

Cismin zamanla, zamanın cisimle, mekânın hareketle, hareketin de mekânla ve dolayısıyla hepsinin birbiriyle bağlantılı olduğunu, müstakil olmadıklarını ve birbirlerine karşı bir önceliklerinin bulunmadığı- nı savundu. Kindi, tıp alanında bir ilke imza atarak o zaman bilinen tüm ilaçlara uygulanabilecek dozları belirleyerek, hekimler arasında reçete yazmada zorluklara neden olan dozaj üzerine hüküm süren farklı ve çelişkili görüşlerin bir çözüm yoluna ulaşmasına yardımcı olmuş- tur. Ve müzik alanında çalışmalar yapan Kindi; armoni üretmek için bir araya getirilen çeşitli notaların her birinin belirli bir perdeye sahip olduğunu buldu. Perdesi çok düşük veya yüksek olan notalar kulağa hoş gelmediğinden armoninin derecesinin notaların frekansına bağlı olduğunu öne sürdü.

Aynı zamanda bir ses çıkarıldığında, bunun havada kulak zarına çarpan dalgalar oluşturduğunu keşfetti. Perdenin belirlenmesi üzerine bir terkim usulü içeren bir kitap yazdı. Bize göre hak ettiği değeri tam olarak alamasa da El Kindi İslam filozofları arasında düşünceleri, tarzı, akılcılığı ile fark yaratmış ve insanlığa katkıları olmuş bir felsefe ve bilim adamıdır. El Kindi’yi size tanıtmaya çalıştığımız bu yazımızı bir El Kindi sözüyle bitirelim. “Bir şeyin ticaretini yapan, onu satar. Sattığı ise artık kendisinin de- ğildir. Dolayısıyla din ticareti yapanın dini yoktur.”