Erdem bey öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1968 Uşak doğumluyum, 1990 yılında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mü- hendisliği bölümünden mezun oldum. 5 yıl Koç Grubu şirketlerinden Arçelik’te çalıştıktan sonra kendi şirketimi kurdum ve son 22 yıldır kendi şirketlerimde çalışıyorum. 4 yıldan bu yana da ailemle birlikte Londra’da yaşıyorum.

Kendinize ve başkalarına “hanım” veya “bey” diye hitap edilmesinden hoşlanmıyormuşsunuz bunun bir sebebi var mı?

Bey ya da hanım ifadelerini hayatım boyunca yapay bulmuşumdur, ben iliş- kilerimde samimiyeti hep ön planda tutan birisiyim. O nedenle bu ifadelerden ziyade sadece isimle hitap edilmesini, yaş gereği saygı bekleyen büyüklerime abi ya da abla demeyi tercih ederim.

Hayalleriniz için çalıştığınız iş yerinden ayrılarak Coretech’i kurduğunuzda herhangi bir tereddüt yaşadınız mı?

Hayır, hiç tereddüt etmedim. Çünkü kendime ve ekip arkadaşlarıma güveniyordum. En kötü ihtimalle zaten o anda çalıştığım gibi bir işe girer çalışırım diyordum. O zamanlar Arçelik’te çalışıyordum. O zamanın genel müdürüne baktığımda mutlu bir adam görmü- yordum, onun yerinde olmayı hiç istemedim.

Türkiye’deki yazılım sektörünü nasıl değerlendirirsiniz?

Bu çok genel bir soru, sayfalarca yazılabilir. Türkiye’de insana verilen değer her geçen gün azalıyor, bunun yansımalarını her alanda olduğu gibi eğitim alanında da görüyoruz. Türkiye’de iyi eğitim veren üniversite sayısı çok azdı, son bir iki yılda daha da azaldı. Üniversitelerdeki hocaların derdi, iyi öğrenci yetiştirmekten çok pozisyonlarını koruyabilmek durumuna geldi. İyi eğitim olmadığı için yazılım sektöründe çok ciddi kaliteli eleman eksikliği yaşanıyor. Yazılımcıların çoğu kendi kendini geliş- tirme durumunda. Bu yüzden sektörün orta-uzun vadede ciddi sorunlar yasayacağını düşünüyorum. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik sorunlara en hızlı çözüm üretebilecek olan bu sektörün yeteri kadar desteklenmediğini düşünüyorum.

Çok popüler olan internet sitelerinden Mackolik.com sitesinin yaratıcısı sizsiniz bu gelişim süreci nasıl oldu?

Fikir nasıl ortaya çıktı? Önce 1999 yılında tamamen şirket içi bir eğitim projesi olarak Beygir.com sitesini yaptık. Onun gördüğü ilgi karşısında çok şaşırdık ve eğitim projesi olarak başlayan bu projeyi gerçek bir proje haline getirdik. 2002 yılında futbola olan ilginin büyüklüğünü bildiğimiz için Mackolik.com sitesini açtık. Sonuçta bizler şirket olarak database sistemleri konusunda çok tecrübeliydik ve bu tecrübemizi web sitelerimize de yansıttık. 2004 yılına kadar tamamen kendi kaynaklarımızla finanse ettiğimiz bu siteler, bu tarihten sonra hem internetin hızlı gelişimi hem de Türkiye’ye ilk yasal bahis sitesi İddaa’nın gelmesiyle çok büyük ilgi gördü ve bugünkü noktalara gelmesini sağladı.

Masomo oyun şirketiniz ile ilgili bizleri bilgilendirir misiniz?

Masomo, Londra’da İngiliz ortaklarımla kurduğumuz bir mobil oyun şirketi. Daha sonra bu şirket içine Türkiye’den de ortaklar aldık ve şu anda farklı oranlarda hisseleri olan 15 ortağı var. En popüler oyunu Türkçe adıyla Online Kafa Topu, İngilizce adıyla Online Head Ball. Tüm dünyada 30 milyondan fazla kişi tarafından indirildi ve çok sevildi. Yakında Online Head Ball 2 çıkıyor, bu yeni versiyonun çok daha popüler olacağını sanıyoruz. Oyun sektörü çok ilginç bir sektör, bir anda dünya çapında başarılı olabilirsiniz. Girişim hayalleri olan kişilere verebileceğiniz bir tavsiye var mı? Bu da çok genel bir soru ve çok farklı cevapları olabilir. Çok kabaca, hayallerinizin peşinde koşun ama gerçekçi olmayı da unutmayın. En iyi bildiğiniz konularda daha gerçekçi hayaller kurabilirsiniz. Girişimcilik, dışarıdan çok farklı görünen bir dünyadır. Ay sonunu maaş aldığınız değil ödediğiniz bir zaman olarak düşünmeniz lazım. Stresi kaldırabilen, çalışmayı seven, dürüstlükten vazgeçmeyen, insan ilişkileri çok kuvvetli insanların başarı şansı daha fazladır. AKINSOFT öncülüğünde Dünyanın ve Türkiye’nin ilk insansı robot fabrikası AKINROBOTICS Konya’da kuruldu. Bu konu hakkındaki dü- şüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Bu konuda bilgim yoktu doğrusu, ama artık teknoloji transferinin çok kolay olduğu bir cağda yaşıyoruz. Umarım doğru organizasyonla, doğru insanlarla, doğru adımlar atılır ve dünya çapında bir başarı yakalanır.

Yapay zeka gelişim süreçlerine nasıl bakıyorsunuz? Türkiye bu alanda ilerleyebilmek için sizce neler yapmalı?

Hayatımızın hemen her alanında yapay zeka ürünleri ile karşılaşmaya başlayacağız. İnsanların büyük zorluklarla yaptığı bir sürü işin akıllı robotlarla yapılacağı kesin. Year Million adındaki belgeselleri seyretmenizi tavsiye ederim. Türkiye’nin yapması gereken, bir an önce eğitim sistemini bilime ve özgür düşünceye dayandıran şekilde değiştirmektir. Aksi halde teknolojiyi yaratan değil tüketen ülkeler konumunda kalmaya mahkumuz.