Merhabalar Özgür Bey, öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1974 yılında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde dünyaya geldim. Liseye kadar bu ilçede geçen hayatım, 1991 yılında üniversiteyi kazanarak İstanbul’a gelmemle değişti. İstanbul Üniversitesi Fizik bölümünü bitirdim. Okulun son yıllarında grafik tasarım iş- leriyle uğraştım. Akabinde 1999 yılında NTV’de ntv.com.tr sitesinin güncellemesini yapmak üzere girdim. Bir yıl sonra Türkiye’nin ilk haber portalı olacak NTV bünyesinde kurulan NTVMSNBC’ye geçtim. Burada sitenin ara yüzünü geliştirme çalışmalarını yaptım. Burada bir yandan tasarımla ilgilenirken diğer taraftan ürün inceleme yazıları hazırladım. 8 yıl boyunca NTVMSNB’de çalıştıktan sonra 2008 yılında uruninceleme.com sitesini kurdum. Daha sonra CNET ve ShiftDelete.Net gibi yayınlarda çalıştım. 2014-2016 yılları arasında dünya çapında haber ağı Al Jazeera’nin Türkiye internet sitesinin Bilim Teknoloji haberlerini hazırladım. Evliyim, 9 yaşında bir kızım var. Profesyonel iş hayatımı Halka İlişkiler sektöründe yine teknoloji markalarıyla sürdürüyorum.

Özgür Bey, mezun olduğunuz fizik bölümü ile seçtiğiniz iş alanı birbirinden çok farklı, bu yönelim nasıl gerçekleşti?

Aslında bilinçli bir tercih olmadı. Ailem okulu bitirdiğimde öğretmen olmam konusunda yönlendirmelerde bulundu. Fakat ben yaptığım işten memnundum ve hoşuma giden işin bu olduğuna karar verdim. Açıkçası pişman değilim. Ben insanın mutlu olduğu işlerde çalışması gerektiğine inanan biriyim. Elimden geldiğince ve şartlar elverdiğince bunu hayatıma uygulamaya çalışıyorum.

Fotoğrafa ve fotoğraf makinelerine olan ilginiz çok yoğun, bu ilgi nasıl başladı ve şu an ne düzeyde?

Üniversite yıllarında başlayan bir hobiydi fotoğraf benim için. O yıllarda iletişim fakültesinde okuyan arkadaşlarımın ödevlerini yapardım. O zamanlar şimdiki gibi dijital fotoğraf makineleri yoktu. Filmli makineler kullanıyorduk ve film kullanmak ciddi bir maliyet gerektiriyordu. İletişim fakültesindeki arkadaşlarım b36’lık bir filmi verir ve fotoğraf çek derlerdi. Katkılarımla güzel notlar aldılar o ödevlerden. Üniversite sonrası ürün inceleme işlerine başlayınca fotoğraf makinelerini de incelemeye başladım. Bir dönem satışta olan bütün dijital fotoğraf makinelerini incelemiştim. Halen de bu inceleme çalışmaları devam ediyor. Teknolojik ürünler içinde hala en çok hoşuma giden kategori fotoğraf makineleridir.

Fotoğrafladığınız en ilginç veya heyecan verici görüntü hangisiydi?

Uzun yıllar önce MotoGP, Türkiye’de yapılırken üst düzey bir fotoğraf makinesi ile yarışı fotoğraflamıştım. Bugüne kadar fotoğrafını çekerken en heyecanlandığım konu o oldu. Motosiklet de kullandığım için hem fotoğraf hem motosiklet tutkumu aynı anda besleyen bir çalışmaydı benim için.

Birçok ürünün incelemesini yapıp yazılar yazıyorsunuz. Peki, bugüne dek incelemekten en çok keyif aldığınız ürün hangisiydi?

Spesifik bir ürün yok aslında. Genel olarak her ürün ya da çözüm bana keyif veriyor. Fakat kategori bazında değerlendirmek gerekirse daha önce incelemediğim kategorilerdeki ürünler bana hep ilginç geliyor. Örneğin bir kızartma makinesi ya da kombi kontrol cihazı her zaman eğlenceli geliyor. Bu tarz daha önce denemediğim ürünleri incelemek ve deneyimleri aktarmak heyecan veriyor. Bir de ben incelemelerimde teknik özelliklerden ziyade yaşattığı deneyimi aktarmayı seviyorum. Yoksa teknik olarak bir kategorinin ürünleri rakiplerinden çok da farklı değil. Ancak sundukları deneyimler cihazları farklılaştırıyor.

Bilişimin ve teknolojinin medyada gördüğü ilgiyi ve bulduğu değeri yeterli buluyor musunuz?

Bu soruya hayır cevabını vermek için teknoloji uzmanı olmaya bile gerek yok. Elbette yeterli değil. Ancak bunun ana sebebi henüz ülke ve medya olarak bu noktada olmamamız. Çok daha farklı önceliklerimiz ve sorunlarımız olduğundan henüz teknoloji konusuna tam anlamıyla eğilebildiğimizi düşünmüyorum. Bir gün teknoloji bu ülkede de hak ettiği yere gelecek. Gelmek zorunda. Ama şimdilik yeterli önemi görmüyor, göremiyor.

Özgür Bey sizce, en yakın zamanda karşılaşabileceğimiz tüm insanlık adına çığır açabilecek bir teknolojik gelişme olur mu?

Ve olursasizce bu hangi hayal edilen tekno gelişme olur? Aslında şu an çığır açan teknolojilerin tam ortasındayız. Yapay zekâ, makine öğrenimi ve robotlar yavaş yavaş hayatımıza giriyor. Biz bu değişimin içinde olduğumuz için tam anlamıyla fark edemiyoruz. Otonom araçlar, sesimizle kumanda ettiğimiz yapay zekâlı hoparlörler, fabrikalarda kullanılmaya başlayan robotlar… Bunlar daha başlangıç. Uzun vadede insan hayatını kolaylaştıracak onlarca teknoloji bu öncülerin izinden gelecek. Düşünün 10 sene sonra belki de otomobil kullanmayı öğrenmemiz gerekmeyecek. Çocuklarımız sürücü ehliyeti almak zorunda kalmayacak. Bunların sonunda despotik bir geleceğe mi ulaşacağız yoksa çok farklı bir dünya ile mi karşılaşacağız bunu kimse bilmiyor. Bu gelişmelere olumlu ya da olumsuz bakanların sayısı neredeyse eşit seviyede. Ben olumlu düşünen taraftayım. İnsanların daha az çalışacağı, rutin ve gündelik işleri robotların ve yapay zekânın yaptığı bir dünya hayal ediyorum. Ama insan faktörünü de unutmamak lazım. Bu tabloyu olumlu ya da olumsuz hale getirmek biraz da insanlığın elinde.

AKINSOFT ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Uzun yıllardır bildiğim bir firma.

Yazılım üzerine çalışmaları olduğunu biliyorum AKINSOFT’un imza attığı Türkiye’nin ve Dünya’nın ilk insansı robot fabrikası olan AKINROBOTICS hakkında neler düşünüyorsunuz?

Bu gelişme sizi heyecanlandırıyor mu? Basında AKINROBOTICS’le ilgili birçok haber gördüm. Türkiye’de de bu tarz girişimlerin olması gerçekten çok güzel. Bu güzel sohbet için teşekkür ederim.