CÂBİR BİN HAYYAN

0
885

CÂBİR BİN HAYYAN

MODERN KİMYANIN KURUCUSU

İslam coğrafyasında değeri yeteri kadar anlaşılmamış olan Câbir Bin Hayyan’ın doğum ve ölüm tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 720 yılında doğup 813 yılında öldüğü tahmin edilmektedir.Fransız bilim tarihçisi Marcellin Berthelot bilim tarihiyle ilgili yazdığı kitapta “Nasıl Aristo mantığın kurucusu ile, Câbir Bin Hayyan da kimyanın kurucusudur” demiştir. Hayyan batıda Geber ya da Al-Geber ismiyle çok tanınan bir bilim insanıdır. Tam ismi Ebu Musa Câbir Bin Hayyan şeklindedir. Doğduğu yer İran’ın Horasan eyaletinin Tus şehridir. Tarihin gördüğü en büyük bilim insanı olan Hayyan başta Kimya olmak üzere; tıp,eczacılık,metoroloji,felsefe fizik,mantık,mekanik gibi alanlarda da birçok eser bırakmıştır.
Babası, Hayyan el Azdi, şifalı bitki ve ilaç satardı. Babası, halifelik mücadelesinde Abbasiler’i desteklediği için Emeviler tarafından Horasan’da yakalanıp öldürüldü. Annesi ile Yemen’e kaçan Hayyan Yemen’de din ve astronomi eğitimi aldı. Daha sonra Kufa’ya gitti ve bilgisini geliştirdi. Dönemin en iyi kimya laboratuvarını orada kurdu. Harbi el Himyari, Cafer-i Sadık ve Halit bin Yezid’den eğitim aldı. Yunanlı filozofların aksine, deneysel kimyaya önem verdi. Aristo’nun kitaplarındaki bilgiler, deneye değil mantığa dayanan fikirlerdi. Aristo’dan önce, M.Ö. 3000’lerde Sümer, Hitit ve Mısırlılar damıtma, süblimleştirme ve metalleri saflaştırma gibi kimyasal teknikleri kullanırdı. Aristo’dan sonra o teknikler unutuldu. İlk kez Câbir, kimyasal teknikleri yeniden ortaya çıkardı ve deneysel buluşları hakkında kitaplar yazdı. Galile’den önce, Aristo’nun bazı fikirlerinin yanlış olduğunu Câbir ortaya çıkardı. Onun kimyanın kurucusu olarak anılmasının asıl sebebi ise simyayı, bir ilim olmaktan çıkarmasıdır. Câbir bin Hayyan, kendi geliştirdiği yöntemlerle kimyayı, analiz ve matematik gibi sağlam temellerle açıklamış ve kimya biliminin kurulmasını sağlamıştır. Daha sonra da bu alanda kendisini hızla geliştirmiştir. Edindiği tecrübeler, teknikler ve yeni icatlarıyla da Modern Kimya biliminin kaynaklarını oluşturmuştur.
En önemli vasfı deneycilik olan Câbir Bin Hayyan,kimya ilminin hem teorik hem de tatbiki alanda gelişmesine yardımcı olmuştur. Dünyada ilk kimya laboratuvarını kuran âlim olarak tarihe geçmiştir. Kendi kurduğu laboratuvarda ilk sunî hücreyi yapmıştır. Oksidasyon, Redüksiyon, Buharlaştırma, Süblimleştirme, Eritme, Süzme, Damıtma, Kristalleştirme gibi kimyevi teknikleri kimya ilmine kazandırmıştır. Günümüzde damıtmalaboratuvarlarında hala kullanılan Damıtıcı İmbiğini 8.yüzyılda ilk kez keşfeden Câbir bin Hayyan ‘dır. Tabiattaki maddelerin saf olmadığını belirtmiş ve bunları saflaştırarak saf elementler elde etmeye çalışmıştır. Onun ilk defa elde ettiği birçok kimyevî bileşik ve madde vardır. Bunlardan bazıları, saf kükürt tuzları, nişadır (NH4Cl), üstübeç PbCO3.Pb(OH), cehennem taşı (AgNO3), kezzap (nitrik asit, HNO3), zaç yağı (sülfürik asit, H2SO4), güherçile (hint) (KNO3), sirke asidi (CH3COOH), süblime (HgCl2), kurşun şekeri (CH3COO), sülügen (civa oksit), arsenik oksit, şap ve hidroklorik asittir (Hcl).Bulmuş olduğu asitleri (HCl ile HNO3) karıştırarak kral suyu adı verilen karışımı elde etti. Câbir Bin Hayyan altın ve gümüşün kral suyunda çözündüğünü keşfetmiştir. Kral suyu günümüzde altın ve platin gibi soy metalleri çözmede kullanılmaktadır. Câbir Bin Hayyan; damıtma, kristallendirme, süblimleşme ve süzme yöntemlerini kullanmıştır. Simya döneminde kullanılan bu yöntemler Kimya bilimine aktarılmış olup günümüze de hâlâ kullanılmaktadır.Batılı bazı bilim adamları optik ve mercekler kanununun keşfini de Câbir bin Hayyan’a dayandırır.
Atom alanında ilk çalışmaları John Dalton‘un yaptığı, uranyumun çekirdeğinin parçalanabileceği fikrini de ilk olarak Otto Hahn’ın ortaya attığı söylense de, kimya alanında ilk laboratuvar kurup çalışmalar yapan bu Müslüman bilim insanı şu sözleri bin yıl önce belirtmiştir:
“Maddenin en küçük parçası olan cüz-ü la yetecezza (atom)da yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi, bunun parçalanamayacağı söylenemez. O da parçalanabilir. Parçalanınca da öyle bir güç meydana gelir ki Bağdat’ın altını üstüne getirebilir. Bu Allah-u Teala’nın kudretinin bir nişanıdır.” Razi ve İbn-i Sina gibi büyük bilginler onun için “Üstadlar üstadı” diye söz etmişlerdir. Galileo, Francis Bacon , Newton ve başka birçok bilgin onun eserlerinden faydalanmışlardır.
Câbir bin Hayyan’ın başta kimya olmak üzere tıp, fizik, astronomi ve felsefe alanında yaklaşık 200-500 arası eser kaleme aldığı bilinmektedir. Ancak bu eserlerin birçoğu sonradan kaybolmuştur, sadece 27 tanesi Latince ve Almanca olarak Nürnberg, Frankfurt ve Strazburg’ta 1473-1710 yılları arasında basılmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here