Nurten AKKUŞ – Röportaj

0
688

Merhaba Nurten Öğretmenim, öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
Samsun’ un Çarşamba ilçesinde doğdum. İlköğretim ve lise öğrenimimi Çarşamba’da tamamladım. “Ondokuz Mayıs Üniversitesi (Amasya Eğitim Fakültesi) ni” 2.likle bitirdim. 2. üniversitemi Sosyal Hizmetler ve Danışmanlık, 3. üniversitemi Sosyoloji alanında tamamladım. Aynı yıl Samsun Asarcık İlçesi’ne bağlı bir köyde, sonrasındaki yıllarda da Bayburt’un bir köyü’nde Okul Öncesi Öğretmenliği yaptım. Sonrasında Samsun’un saklı cennet olarak bilinen küçük bir ilçesi olan Ayvacık’taki bomboş ve inşaat sonrası teslim aldığım ve ilçenin de ilk anaokulu olan ‘Ayvacık Anaokulu’ nun kurucu müdürlüğünü yaptım. Türkiye’nin en genç okul yöneticilerinden biri olarak başladığım yöneticilik görevimi halen bu okulda sürdürmekteyim. Hem eğitim alanında hem de sosyal alanda birçok projeler yazdım ve yaygınlaştırdım. UNICEF, AB, MEB, farklı kurum ve kuruluşlar ve STK’larla birçok projede yer aldım. Hem projeler alanında hem farklı alanlarda birçok ödül ve unvanın da sahibi oldum.

* 2017 Yılı Türkiye’nin Geleceğe İz Bırakan 30 Kadını Unvanı
*2017 Yılı Eğitimde Fark Yaratan, İlham Veren 9 Türk Kadını Unvanı
* 2016 Yılı Eğitimde En İyiler Ödülleri halk oylaması ve jüri değerlendirmesi sonucu
“Yılın En Sıradışı Eğitim Yöneticisi” Ödülü ve Unvanı
* 2016 Eğitimde En İyiler” Ödülleri Sosyal Sorumluluk Kategorisi
Türkiye 2.lik Ödülü
* 2016 Yılın Eğitimde Başarı Ödülleri halk oylaması ile “Yılın Öğretmeni” Ödülü ve Unvanı
*2015 Sabancı Vakfı “Fark Yaratan” Unvanı
* 2015 Sosyal Medya Öğretmen Anketi “Türkiye’de Yılın Öğretmeni” Unvanı
* 2015 MEB Yılın Fark Yaratan Öğretmeni Unvanı ve Cumhurbaşkanlığı Resepsiyonu
* 2011 PDRDER Türkiye Empati Ödülü Adayı
* Valilik,il MEM, Kaymakamlık, İlçe MEM Başarı Belgeleri
* Eğitim Seminerleri Belgeleri ve Plaketler
* Üniversite Ödülleri, Sempozyum Plaketleri ve Ödülleri

Son olarak da; 2018 Küresel Öğretmen Ödülü’ne aday gösterilen ve listede yer alan tek Türk Öğretmen oldum.

Bu kutsal mesleği seçmenizdeki temel sebep neydi? Türkiye’de var olan eğitim sistemi hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Öncelikle belirtmek isterim ki öğretmenlik benim için meslek değil, bir yaşam biçimi. Dün çocukken oyunlarımın ve hayallerimin ta kendisiydi, şimdi ise yaşamımın bir parçası. Öğretmen olduğum için çok mutluyum. Her gün okuluma aynı mutlulukla geliyorum ve öğrencilerimin sıcacık gülümsemelerini görünce “iyi ki öğretmen olmuşum” diyorum. Gün geçtikçe eğitim alanında da yeni çalışmalar yapılıyor ve küresel anlamda da yenilikler takip ediliyor. Öğretmenlerimiz kendini geliştirmek için daha fazla araştırma imkânı bulabiliyor.

INOVAX okurlarımız için; ‘’Baba Bana Bir Masal Anlat’’,’’Oyuncak Kumbarası’’ projelerinizden bahsedebilir misiniz? Bu değerli projelerin oluş sürecinde muhakkak kimi aksilikler de yaşanmıştır, pes etmemenizi sağlayan, size motivasyon aşılayan faktörler neler oldu?
“Baba Bana Bir Masal Anlat” Projesi, Türkiye’de babaların okul öncesi eğitimine katılımını arttırmak ve “baba – çocuk” ilişkisinin geliştirilmesinde farkındalık oluşturmak için yazdığım ve yaygınlaştırdığım bir proje olup, bu proje ile 2011 yılında PDRDER tarafından “Türkiye Empati Ödülü”ne aday gösterildim. Bu projem üniversiteler tarafından araştırma konusu yapılmış ve farklı illerdeki kurumlarca örnek uygulama olarak gösterilmiştir. Projem ulusal çapta baba-çocuk ilişkisini geliştirmeye en iyi örnek olarak gösterilmiş, ulusal basın dışında uluslararası basında da yer almıştır. Proje, “Fark Yaratanlar” programı kapsamında kısa film olarak çekilmiş ve Türkçe seslendirme, İngilizce alt yazılı olarak yayınlanmıştır. Yazdığım ve yaygınlaştırdığım “Baba Bana Bir Masal Anlat” Projesi şu an 45 ilde uygulanmaktadır. Aynı zamanda ülke çapında bir eğitim akımı olarak gösterilen bu proje ile 2015 yılında Sabancı Vakfı tarafından Türkiye’nin “ Fark Yaratanlar” ‘ı arasına seçildim. Ayrıca tanınmış iş adamları ve ünlü sanatçıların jüriliğinde “Türkiye’nin Geleceğe İz Bırakan 30 Kadını” ve sonrasında “Türkiye’nin Eğitimde Fark Yaratan 9 Kadını” arasına seçildim. Bu proje Küresel Öğretmen Ödülü komitesi tarafından da büyük ilgi görmüştür.
-Yazdığım ve ulusal çapta katılımcıların destekleri ile yürüttüğüm “Oyuncak Kumbarası (Oyuncak Kumbarası Sınıf Kardeşliği)” Projesi, Ayvacık İlçesi’nde ve talep eden ilçelerde yer alan 42 köy anasınıfı için yapılmıştır. Bu proje ile ülkenin birçok yerinden çağrılarla topladığımız oyuncakları okulumuz öğretmenleri ile paketledik. Oyuncakları bu bölgedeki tüm köy okullarındaki okul öncesi öğrencilerine, yöneticilerimizin ve gönüllülerin de destekleri ile dağıtımını gerçekleştirdik. Projenin yoğun talep görmesi sebebiyle bu projeyi Samsun Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü ve İlkadım Gençlik Merkezi ile ortak olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı’na “Oyuncak Kumbarası Sınıf Kardeşliği” Projesi adı altında bakanlık destekli devam ettirilmiştir. Bu süreçte dev oyuncak kumbaraları yaptırdık ve hazırlanan kumbaraları ilimiz gençlik merkezleri ve alışveriş merkezlerinde bulunacak şekilde yerleştirdik. Proje devamında da farklı il ve okullara da oyuncak desteği sağlanmıştır.

Elbette ki birçok zorluklar yaşayabiliriz ilk başlarda. Öncelikle inandığınız işe ve projelere katılımcıların ortak olmasını sağlamakla başlıyoruz. Bu iki projede ulusal çapta yapılan ve etkisi geniş projelerdi. Sadece okulumuz kapsamında yapılmıyor. Farkındalık oluşturmak için çok daha fazla yaptığınız işe inanmanız gerekiyor. Ama sonuçlarını düşününce çok daha fazla emek vermekten asla kaçınmıyorsunuz zaten. Çünkü her şey geleceğimiz olan çocuklarımız için.

ABD eski Başkanı Bill Clinton’ın onursal başkanlığını yaptığı Varkey Gems Vakfı tarafından,173 ülkeden 30.000’den fazla adaylık başvurusu varken, “Dünyanın En İyi 50 Öğretmeni”arasında siz ilk 50 içine girdiniz. Bu öğretmenliğin Nobel’i gibi olağanüstü bir şey.Başarınızı içtenlikle kutlarız.Eminiz ki çapta bir ödüle aday gösterilmek çok gururlandırmıştır sizi?
Kesinlikle büyük bir onur ve gurur yaşıyorum. Bundan önce birçok kez öğretmen, yönetici, kadın unvanlarıyla ve projelerimle birçok ödül aldım ve aday gösterildim. Hepsiyle ayrı gurur duyuyorum. Şimdi ise “Global Teacher Prize”. Bu ödül dünyadaki en büyük öğretmen ödülü, Eğitimin Nobel’i. Ve 2018 yılında da Dünyanın En iyi 50 Öğretmeni arasına giren tek Türk Öğretmen oldum. Nasıl bir gurur anlatamam. Sadece ülkemizden değil dünyadaki Türk Devletlerindeki vatandaşlarımız başta olmak üzere farklı ülkelerden tebrik mesajları aldım ve halen sürüyor. Gurur duyduklarını o kadar içten belirtiyorlar ki, mutluluğum daha da artıyor. Bir öğretmen olarak ülkemi dünya platformlarında temsil edecek bir öğretmen olmaktan onur duyuyorum.

Şayet 1 milyon dolarlık ödülü kazanırsanız, nasıl değerlendirmeyi planlıyorsunuz?
Bu yarışmaya başvuru amacım para olmadı hiçbir zaman. Bu ödülü kazanırsam şayet aşamalı olarak kullanmayı planlıyorum. Zaten 10 yıllık süreç içinde çalışmalarınızı planlamanız gerekiyor. Ödül de bu çalışmalar üzerine yapılıyor. Projelerim ve dünyada ilkleri gerçekleştirmek üzere hayallerim var. Bunlar için değerlendireceğim. Aynı zamanda dünyadaki birçok çocuk açlık, yoksulluk, savaş mağduru. Eğitim süreçleri devam etmiyor. Yaşam savaşı veriyor. Dünyanın en ağır yüklerini omuzlarında taşıyorlar. Ülkemiz bu anlamda duyarlılık gösteriyor dünya çocuklarına. Ben de ülkemin bir öğretmeni olarak onlar için de çalışmalar, projeler yapacağım. Bu kapsamda ödülü değerlendirmeyi düşünüyorum.

Henüz gerçekleştiremediğiniz bir proje hayaliniz var mı?
Hayaller sürekli olunca ancak istenilen noktalara ulaşılabilir diye düşünüyorum. Hayallerim hep var. Hep olacak ki ben daha çok insanın hayallerinin mimarı olayım. Şu ana kadar hedeflediklerimin de daha iyisini yapmaya özen gösterdim. Yapmak istediğim projelerim var. Öğrencilerim ve insanlar için ilkleri gerçekleştirmeye hep önem verdim. Yine devam edeceğim. Bunların üzerine çalışmalarımı sürdürüyorum.

Unutamadığınız sizde siz bırakan bir anınızı paylaşır mısınız?
Öğretmenliğimin ilk gününü asla unutamam. Sıcacık gülüşlü öğrencilerim. Köy okuluydu, hiç soba yakmamıştım daha önce ama o çocuklar için bilgiyi aktarmaktan önce, içlerini ısıtıp aydınlatmaktan önce minicik ellerini ısıtmam gerekiyordu. İlk sobamı da yaktım. Uzun uzun baktım öğrencilerime ve onların da gülen gözlerini gördüm. Sanki uzun zamandır tanıyordum onları. Onlarla beraber çok mutlu bir gün geçirdim. Gün bitimindeki onların ve benim mutluluğum tarifsizdi. Bu öğrenciler benim ilk öğrencilerim, bu sınıf ilk sınıfımdı. Öğretmen olduğum için çok mutluydum.

Diğer öğretmenlerimize ve öğretmen adaylarına tavsiyeleriniz nelerdir?
Ne olursa olsun kesinlikle hayal kurmaktan ve hayallerinin peşinden gitmekten asla vazgeçmesinler. Hayaller insanın en kıymetli hazinelerinden. Bizler öğreten olarak daha çok hayallerimize inanmalıyız ki, geleceğimiz olan çocuklarımızın ve çevresinin hayallerine güç olalım, ışık olalım. Her şey geleceğimiz olan çocuklarımız için. Hangi meslek grubu var ki geleceğini bu kadar inşa edebildin. Birebir insan hayatını yetiştirsin. Bu sebeple öğretmen olmak bir ayrıcalık.

Çağımızda çocuklar teknoloji ile iç içe büyüyorlar. Ve teknoloji her alanda öncü konumunda, sizin öğrencileriniz için teknoloji odaklı projeleriniz oldu mu veya olacak mı?
Ben okul öncesi öğretmeniyim ve doğal öğrenme ortamları, yaparak yaşayarak öğrenme odaklı çalışmaya özen gösteriyorum. Ama aynı zamanda bu çocuklar teknolojiyle ister istemez iç içe yaşamaktalar. Bunları kontrol altına almak ve bilinçli kullanmayı hedefleyen çalışmalar yapıyoruz. Öğrencilerimin 21. yüzyıl becerilerini de elde etmelerine özen gösteriyorum.

Dünyanın ilk insansı robot fabrikası AKINROBOTICS Konya ilinde faaliyete geçti. Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Evet, dünyada ve ülkemizde bu tür çalışmalar yapılıyor. Bu teknolojilerin insan yaşamına en verimli şekilde kullanılmak üzere yapılması önem arz etmektedir. Başarılı çalışmaları takip etmeye devam edeceğiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here