İstanbul Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Ümit ÜNAL ile Röportaj

0
1339

Sayın Ümit ÜNAL; öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

1968 Sivas doğumluyum. Trakya Üniversitesi Mimarlık lisans, Sabahattin Zaim Üniversitesi Mimarlık ABD Yüksek Lisans mezunuyum. Sultanbeyli Belediyesi İmar Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar ve Planlama Müdürlüğü, İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcılığı görevlerinin ardından, 2017 yılı itibariyle İstanbul Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü görevini yürütmekteyim.

Bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarınız neler?

İstanbul Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü olarak Bakanlığımızın sorumluluk alanına giren tüm çalışmaları ilimiz özelinde hayata geçiriyoruz. Bu anlamda yalnızca bilim ve teknoloji değil bakanlığımızın kuruluşunda temel olan sanayi alanında da çalışmalar yürütüyoruz. Bakanlığımız ve İl Müdürlüğümüz olarak ulusal inovasyon ortamında sanayimizi rekabet gücü ve katma değeri yüksek, yenilikçi ürünler üretebilen, yüksek teknoloji ağırlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla politika üretme, uygulama süreçlerinde yol gösterme, süreci teşvik etme ve finansal olarak destekleme noktalarında hizmet sunuyoruz. Bakanlığımız yüksek teknolojiye ve yerli üretime odaklanmış durumdadır. Bu hedef doğrultusunda çıkarılan üretim reform paketi ile 2017 yılı Ar-Ge ve tasarımda bir sıçrama yılı oldu. 2017 yılında yeni kurulan merkezler ile ülkemizde toplamda 790 Ar-Ge merkezi ve 153 tasarım merkezi bulunmaktadır. 2018 yılı başı itibariyle bu merkezlerde yaklaşık 50 bin personel görev yapmaktadır. Ayrıca teknopark sayımız 69’a ulaşmıştır. Teknoloji alanında gerçekleştirilen yatırımlar sonucunda patent ve marka sayımız da hızla artmış durumdadır. 2017 yılında ortaya çıkan bu olumlu tablo 2018 yılında da sürecektir. 2018, ülkemiz için teknolojide atılım yılı olacaktır. İl Müdürlüğümüzün bu konudaki yoğun çalışmaları ile ilimizde “Ar-Ge Merkezi” sayısı 253’e, “Tasarım Merkezi” sayısı 50’ye ulaşmış olup, 6 Adet aktif Teknoparkımız bilim ve teknoloji konusunda ülkemize liderlik etmeye devam etmektedir. Bu çalışmaların yanı sıra, İl Müdürlüğümüzce vatandaşlarımızın güvenli ürün kullanabilmelerini sağlamak amacıyla 2017 yılında; Piyasa Gözetim ve Denetim çalışmaları kapsamında, 2 bin 728 firmada 31 bin 771 ürün için denetim gerçekleştirilmiştir. Yine 2017 yılında Metroloji, Ölçüler ve Ayar Birimimizce 467 bin 712 adet ölçü ve ölçü aletlerinin ilk ve periyodik muayeneleri yapılmış, Sanayi Sicil birimimizin sahada da aktif çalışmaları ile ilimizde kayıtlı Sanayi Sicil Belgesi sayısı 32.286 adete ulaşmıştır.

Diğer illerde bulunan müdürlüklerle ortak çalışmalarınız var mı?

Aynı çatı altında ve aynı amaç için hizmet veren birimler olarak elbette ortak çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin yakın zamanda, Ocak ayında İstanbul ve Kocaeli’nde yer alan Organize Sanayi Bölge Müdürlüklerini bir araya getirdik. Bölge düzeyinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin ortak bir platformda tartışılmasını sağlamak üzere bir organizasyon gerçekleştirdik. İller arasındaki sinerjiyi artırmak ve daha verimli çalışmalar gerçekleştirmek adına sık sık bu tür etkinlikler gerçekleştiriyoruz.

8- 14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftasına özel etkinlikleriniz var mı?

Bakanlığımızın ve dolayısı ile İl Müdürlüğümüzün çalışma alanına giren konularla ilgili özel gün ve haftalarda çeşitli etkinlikler düzenleyerek konuya ilişkin farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Bilim ve Teknoloji Haftası, Verimlilik Haftası, Ürün Güvenliği Haftası gibi dönemlerde konferanslar, çalıştaylar, seminerler düzenliyoruz. Ayrıca bu konulara ilişkin bilincin küçük yaşlardan itibaren oluşturulması gerektiğini düşündüğümüz için çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik etkinlikler de düzenliyoruz. Örneğin meslek lisesi öğrencilerimizin üretim sürecini görerek öğrenebilmeleri için fabrika gezileri organize ediyoruz. Ayrıca halkımızın farkındalığını ve duyarlılığını artırabilmek adına hakla açık meydanlarda ve alışveriş merkezlerinde stantlar kuruyoruz. Bu stantlarda konuya ilişkin broşürler, promosyon malzemeleri dağıtımı gerçekleştiriyor, uzman personelimizle ilgili kişilere bilgi aktarımında bulunuyoruz. Bilim ve Teknoloji haftası için de bu minvalde etkinlikler düzenleyeceğiz.

İşletmelerin iş süreçlerinde, yüksek teknoloji kullanımının teşvik edilmesi yönünde çalışmalarınız var mı?

İşletmelerimizin yüksek teknoloji kullanımı için Bakanlığımızca pek çok teşvik sunulmaktadır. Bakanlığımız bağlı ve ilgili kuruluşları aracılığı ile sürdürdüğü programlarla teknoloji kullanımını ve üretimini önceliklendirmektedir. Teknolojinin hayatın önemli bir parçası olduğu günümüzde teknolojisi yüksek ürünler üreten rekabetçi bir sanayi altyapısı oluşturmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilir kalkınma ve rekabetçi bir ekonomik ekosistemin oluşturulmasının odağında teknolojik ürün ve inovasyona dayalı sanayi yer almaktadır. 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefiyle, büyüme ve ihracat hacmimizi artırmayı amaçlıyoruz. Bu hedefe ancak, yüksek katma değerli bilgi üreten ve bu bilgiyi markaya dönüştüren, etkin bir Ar-Ge ve inovasyon sistemiyle ulaşabileceğimizi biliyoruz. Bu sistemin oluşturulması için atılacak her türlü adımda sanayicimizin yanındayız.

Ülkemizde bilim ve teknolojinin gelişmesi için neler yapılmalı?

Bilim ve teknoloji temelli gelişimde Alman ekolü olan Endüstri 4.0 doğrultusunda çalışmalar yürütüyoruz. Bu hedef doğrultusunda gerekli olan makro düzeydeki politikalar Bakanlığımız tarafından başarı ile sürdürülmektedir. Ancak bu kültürün her yaş grubundan vatandaşımız tarafından içselleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ben bu konuda kreş ve anaokullarından itibaren bilimi ve teknolojiyi içselleştirmeyi ve günlük yaşamın bir parçası haline getirmeyi sağlayacak çalışmaların yapılmasının gerekliliğine inanıyorum. Bunun için de vizyoner bir bakış açısı ile çağın gerekliliklerini yakalayan bir eğitim ve öğretim planı oluşturulmalıdır. Biz Endüstri 4.0’a ulaşmaya çalışırken bir yandan da Pasifikte Endüstri 5.0 (Süper Akıllı Toplum)’a ilişkin çalışmaların yürütüldüğünü görüyoruz. Bu yeni modelde insanların makine ve robotlarla ilişkisinin en verimli biçimde sağlanması planlanıyor. Dolayısıyla dijitalleşmenin ve robotların etkisi demografik, ekonomik, etik ve sosyolojik yönlerden değerlendiriliyor. Nesnelerin internetinden insanlarla robotların ilişkisini düzenleyen yeni bir döneme geçiliyor. Ülke olarak bu geçişi sağlayabilmek için tüm taraflar olarak daha çok çalışmamız gerekiyor.

Sosyal medyanın ve teknolojinin günlük hayatınızdaki önemi nedir?

Çağı yakalamak demiştim az önce. İşte tam olarak kastettiğim buydu. Küresel köy olarak tanımlanan bir dünyada yaşıyoruz artık. Anlık iletişim ve paylaşımlar çok kıymetli. Yaptığımız çalışmalar ülkemizin geleceği için bir adım. Her bir faaliyetimizde geleceğin inşasını sağlıyoruz. Ancak kendi kulelerimizde çalışmalar yürütüyor olmak bizi ifade etmeye yetmez. Yaptıklarımızı anlatmak, amaçlarımızı açıklamak, kendimizi ve işimizi doğru sözlerle ifade edebilmek için sosyal medya önemli bir araç, önemli bir güç. 15 Temmuz’da sosyal medyanın bir ülkenin kurtuluşuna aracılık ettiğini gördük, sosyal medyanın gücüne şahit olduk. Ben de bu gücü doğru amaçlar için kullanmak gerektiğini düşünüyorum.

Sizce Türkiye’de yerli yazılımın önemi nedir? Ve yerli yazılıma teşvik edici çalışmalarınız var mı?

Elektronik cihazları yazılımlar yönetiyor. Böyle söyleyince etkisini anlayamıyoruz belki; ama sanayimizin, savunma teknolojilerimizin, haberleşmemizin elektronik cihazlara ve dolayısıyla yazılımlara bağlı olduğunu düşünmek konunun önemini ortaya koyuyor. Bu açıdan bakınca teknoloji üretiminde dışa bağımlı olmamak ve gerçek anlamda irademizi, gücümüzü ortaya koyabilmemiz için yerli yazılımlar stratejik öneme sahiptir. Ülkemiz açısından bu denli öneme sahip olan yazılım firmaları, Bakanlığımız tarafından yürütülen teşvik programlarından yararlanabiliyorlar. Ayrıca 2017 yılında sanayinin geliştirilmesi ve üretimin desteklenmesi amacıyla gerçekleştirilen kanuni değişiklik ile yazılım firmalarımıza da sanayi sicil belgesi vermeye başladık. Böylece yazılım firmalarımız da bu belgenin sağladığı avantajlardan yararlanmaya başladılar.

Konya’da AKINSOFT tarafından açılan Dünyanın İlk İnsansı Robot Fabrikası AKINROBOTICS hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Ocak ayında Suudi Arabistan tarafından insansı robot Sophia’ya vatandaşlık verildi biliyorsunuz. Japonya’da 2020 Tokyo Olimpiyatları sırasında havaalanında insansı robotların görev yapmasının planlandığını okuduk gazetelerde. Yapay zeka ile ilgili çalışmaların dünyada geldiği nokta bu. AKINSOFT tarafından açılan AKINROBOTICS’ te ülkemizin insansı robot çalışmalarının uzağında kalmadığını gösteriyor. Bu anlamda umutla ve mutlulukla karşılıyorum. Firmanın çalışmalarını yakinen takip edeceğim.

Son olarak INOVAX okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Biz yaptığımız çalışmalar ile ülkemiz için bilim ve teknoloji temelli bir gelecek inşa etmeye çalışıyoruz. Bu yolda hep birlikte ve el ele yürüyebilirsek hızla ilerleriz. Bakanlığımızın strateji planında yer alan Kamu Üniversite Sanayi (KÜSİ) İşbirliği çalışmaları kapsamında İlimizde de yoğun çaba göstermekteyiz. Kamu tarafı olarak biz, bilim çalışmalarını yürüten üniversitelerimiz, sanayimiz için emek veren girişimcilerimiz ve Türkiye halkı olarak birbirimizin gücünü artırmalıyız, gücümüze güç katmalıyız. Ancak bu şekilde ülke olarak hedeflediğimiz noktalara ulaşabiliriz. Bilim ve teknolojiye ilgi duyan okurlarınızın da bu sürecin bir parçası olmasını dilerim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here