YÜZYILLIK IŞIK ve PLANLI ESKİTME

0
875

Yüzyıllık Işık (Centennial Light), Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş, 1901’den beri dünyanın hâlen yanan en eski ampulüdür. 1890’larda Shelby Elektrik Şirketi tarafından, ABD’nin Ohio eyaletine bağlı Shelby şehrinde üretilmiştir. Ampul, Livermore şehri Livermore-Pleasanton İtfaiye Teşkilatı’na 1901 yılında Power and Water Company tarafından bağışlanmıştır. Orijinalinde 30 veya 60 watt gücünde olan, karbon-flamanlı akkor ampul, zamanla gücünü kaybetsede hâlâ sönmemiştir. Şu anda 4 wattlık bir gece lambası ile aynı seviyede loş ışık yaymaktadır. Ampulün asgari dört farklı yerde kullanıldığı iddia edilmiş, mevcut kanıtlara göre de bu bilgi kabul edilmiştir.

İcadı 1880 yılında Thomas Edison tarafından yapılan ampulün, 15 sene gibi çok kısa bir süre içinde, alanındaki teknolojik gelişmeler ışığında neredeyse hiç patlamayacak şekilde üretilmesi günümüzdeki ampullerin neden çok kısa ömürlü olduğu sorusunu akıllara getiriyor. Aslında cevabı çok basit: ‘’Planlı Eskitme’’ yüzünden.

Dünyaca ünlü Osram, Tungsram, Associated Elektrical Industries, ELIN gibi dev ampul üreticileri, dünyanın ilk küresel kartelini kurmak için 1924 yılında Cenova’da gizlice bir araya geldiler. Kartelin ismini ‘’Phoebus’’ koydular. Phoebus ‘’güneş mabudu’’ anlamına geliyordu. Bu kartelin amacı; ampul üretimini kontrol altına alarak, satışları arttırabilmekti. O dönemde bir ampulün ortalama 2500 saat yanabilmesi, rekabeti arttırarak firmaları daha dayanıklı, daha sağlam üretim yapma yolları aramaya itiyordu. Ampullerin ömürleri uzadıkça satışlar geriledi. Bunun üzerine; kartel bir karar alarak ampullerin ömürlerini 1000 saat olacak şekilde imal ettirmeye karar verdi ve buna uymayanları cezalandırmak için ‘’1000 Saatlik Ömür Komitesi’’ kurdular. 1940’larda kartel amacına ulaşarak 1000 saat ömürlü ampuller, standart kullanım ömrü haline geldi. Bu süre içinde 100.000 saat ömürlü ampullerin patenti alınmış olmasına rağmen, Phoebus Karteli sayesinde hiçbiri pazara ulaşamadı. Resmi olarak var olmayan, yıllar içerisinde sürekli isim değiştirerek çalışan Phoebus Karteli’nin varlığına ait kayıtlı belgeler yıllar sonra bir araştırmacı tarafından ortaya çıkarıldı. Diğer bir örneği ise; DuPont Firmasının ürettiği naylon kadın çoraplarıdır. Bu sağlam ve esnek çoraba talep öylesine yüksekti ki, 15 Mayıs 1940’ta, Amerika’da ilk naylon çorap dükkânlarda satışa çıktığında, dört gün içinde toplam dört milyon çift çorap satılmıştı. New York’ta, ünlü Macy’s mağazası 50.000 çift naylon çorap stokunun tamamını altı saat içinde sattı. Fakat daha sonra bir türlü eskimeyen bu dayanaklı naylon çorapların satışı durdu. Bunun üzerine üreticiler, mühendislere naylon kalitesinin düşürülerek daha dayanıksız çorap yapılması için talimat verdi.

Ekonomiye Phoebus Karteli ile giren planlı eskitme bir endüstriyel tasarım konseptidir. Planlı eskitme kavramının adı tüketicilerin kulağına hoş gelmediği için, üreticiler tarafından ‘’ürün yaşam döngüsü’’ olarak değiştirilmiştir. 1929 yılında ABD’de ki ekonomik bunalım sırasında Wall Street çökünce, New York’lu meşhur emlakçı Bernard London, krizden kurtulmak için planlı eskitmeyi kanuni zorunluluk haline getirmeyi önerdi. Bu teklif her ne kadar yok sayılsada o dönemde ciddi olarak tartışıldı.

Bugün farklı sektörlerde sık sık karşımıza çıkan planlı eskitme kavramından birçok tüketici habersiz olsada, özellikle teknoloji firmalarınca farklı bir boyutta sıkça uygulanmaya devam ediyor. Cep telefonu, bilgisayar, tablet, buzdolabı, televizyon gibi ürünlerin daha geliştirilmiş versiyonları piyasaya sürülerek, önceki sürümlerinin niteliksizleştirilmesi planlı eskitmenin farklı bir boyutu haline gelmiştir. Apple firmasınca üretilen Ipod’lar piyasa ilk çıktığında pili 10 ay gibi kısa bir sürede iflas ediyor ve pilini değiştiremiyordunuz. Dolayısıyla tüketici olarak yenisini almak durumunda kalıyordunuz. Bu anlamsız tüketimin sebebi; Apple’ın, Ipod’u bir süre sonra çöpe atılacak şekilde dizayn etmesinden kaynaklanıyordu. Avukat Elizabeth Pritzker öncülüğünde örgütlenen bir grup tüketici dava açarak Apple’ı mahkemeye verdiler. Davayı kaybeden Apple, Ipod’ların pillerini değiştirmek için servis ağı kurdu ve garanti süresini 2 yıla çıkararak davacılara tazminat ödedi. Geçtiğimiz aylarda yine Apple 1400 MHz’de çalışan Iphone 6’nın hızını 3 yıl sonra 600 Mhz’e düşürmesi nedeniyle kullanıcılardan özür dilemişti.

Planlı eskitme bugünlerde, tasarım ve mühendislik okulları müfredatının ayrılmaz bir parçasıdır. Dünyanın herhangi bir yerinde her 3 dakikada bir yeni ürün yaratılıyor. Bunun gerçekten gerekli mi gereksiz mi olduğu tartışmalı. Dünyanın birçok yerinde insanlar planlı eskitmeye karşı harekete geçmeye başladılar. Gana’lı Mike Anane, bunlardan biri. Planlı eskitme, Gana gibi 3. dünya ülkelerine elektronik çöp yağmasına neden oluyor. Uluslararası hukuk gereği bu yasak olsada küçük hilelerle bu atıklar, firmalar tarafından 2. el ürün gibi gösteriliyor. Mike Anane, Gana’ya atılan elektronik çöplerin üreticileri için etiketleri, adresleri, telefon numaraları ve şirket isimlerini kaydettiği bir veri tabanı oluşturmuş. Bunu açacağı davada kanıt olarak kullanmayı planlıyor. Bir Rus programcı, sayaç konulmuş yazıcıların ömrünü uzatmak için ücretsiz bir yazılım geliştirdi ve bunu yazıcısının ömrünü uzatmak isteyenlerle paylaşarak planlı eskitmeyle savaşıyor. Bu insanlardan bir diğeri ise; ampul üreticilerinden Warner Philips. Phoebus Karteli’nin kuruluşundan 100 yıl sonra, aile geleneğini farklı bir bakış açısıyla izleyerek 25 yıl dayanan led ampul üretimi yaptı.

Batı dünyasının ekonomik kökenini oluşturan planlı eskitme, tüketicileri borç ve kredi altına girmeye zorluyor. Aslında hiç ihtiyacımız olmayan ürünleri satın alan bizler ise, planlı eskitmenin kurbanı olarak dünyayı çöp yığınına çeviriyor ve planlı bir şekilde kendi sonumuzu getiriyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here