• Haziran 23, 2022

Japonya “sınırsız enerji” üretmeyi deneyecek

Japonya “sınırsız enerji” üretmeyi deneyecek

Japonya merkezli iki şirket 10 yıllık çalışma sonucu geliştirdikleri sualtı türbiniyle “sınırsız enerji” üretmeyi deneyecek. Bu hedefi gerçekleştirmek için okyanusa devasa bir türbin bırakılacak.

Kariyu adı verilen ve 330 tonluk bir ağırlığa sahip olan ilk prototip, 20 metrelik tüplerin içindeki pervaneler ile okyanusun dip akıntılarından faydalanarak 205 gigawatt enerji üretimi hedefliyor.

Dalgaların derinliklerinde başka hiçbir şeye benzemeyen bir güç kaynağı var. Japon mühendisler, bu güçten yararlanmak için, akışı neredeyse sınırsız bir elektrik kaynağına dönüştürmek için en güçlü okyanus akıntılarına dayanabilecek bir canavar olan gerçekten devasa bir proje inşa ettiler.

IHI Corporation olarak bilinen Ishikawajima-Harima Heavy Industries, on yılı aşkın bir süredir teknolojik çalışmalar yürütüyor. Tasarımlarını test etmek için 2017’de Yeni Enerji ve Endüstriyel Teknoloji Geliştirme Organizasyonu (NEDO) ile ortaklık kurdu. Sınırsız enerji projesi için bu iki şirket birlikte hareket ediyor.

Proje geçtiğimiz Şubat ayında, Japonya’nın güneybatı kıyılarındaki sularda üç buçuk yıllık başarılı bir saha testinin tamamlanmasıyla önemli bir dönüm noktasını geçti.

330 tonluk prototipe, okyanus akıntısı anlamına gelen bir kelime olan Kairyu adı verildi. Yapısı, her biri 11 metre uzunluğunda bir türbin kanadına bağlı bir güç üretim sistemi barındıran bir çift benzer boyutlu silindirle çevrili 20 metre uzunluğunda bir gövdeden oluşuyor.

Bir istasyon hattı ve güç kabloları ile okyanus tabanına bağlandığında cihaz, derin su akımının itmesinden güç üretmek için en verimli konumu bulmak amacıyla kendisini yönlendirebiliyor.

Japonya, enerji ihtiyacının önemli bir miktarını üretmek için büyük ölçüde fosil yakıt ithal etmeye bağımlı bir ülke.

2011 Fukushima nükleer felaketinin ardından nükleer enerjiye yönelik kamuoyu duyarlılığının artmasıyla Japonya, yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmak için teknolojik gücünü kullanmaya motive oldu.

Ne yazık ki, dağlık Japon takımadaları, geniş rüzgar türbini ormanları veya güneş paneli tarlaları için çok az alan sağlıyor. Komşu ülkelerle olan uzaklığı da yenilenebilir enerjideki dalgalanmaları enerji ticareti yoluyla dengelemek için pek fazla imkan sağlamıyor.

Ülkenin sahip olduğu en önemli şey, geniş kıyı suları. Doğuda okyanus, Kuzey Pasifik girdabının gücü altında dönüyor. Döngü Japonya ile buluştuğu yerde, Kuroshio akımı adı verilen nispeten güçlü bir akışa yönlendirilir.

330 tonluk prototip, Kairyu.

IHI, bu akımdaki mevcut enerjiden yararlanılabilirse, yaklaşık 205 gigawatt elektrik üretebileceğini tahmin ediyor. Bu miktar, ülkenin mevcut elektrik üretimi göz önünde bulundurulduğunda son derece önemli.

Okyanusun çalkantılı hareketlerindeki bu muazzam potansiyel, aynı zamanda bir güç kaynağı olarak kullanmasını da zorlaştıran şeydir. En hızlı akan sular, tayfunların elektrik santrallerini kolayca yok edebileceği yer olan yüzeye yakındır.

Kairyu, dalgaların yaklaşık 50 metre altında duracak ve yüzeye doğru süzülürken, oluşturulan sürtünme türbinlerde gerekli torku sağlayacak şekilde tasarlandı.

İki ila dört knot (saniyede yaklaşık bir ila iki metre) bir akışta, Kairyu’nun toplam 100 kilowatt güç üretebildiği belirlendi.

Ortalama bir açık deniz rüzgar türbininin 3,6 megavat gücüyle karşılaştırıldığında, bu rakam küçük gibi görünebilir. Ancak doğanın kendisine atabileceklerine karşı koymada gösterdiği başarı ile Kairyu yakında çok daha önemli bir konumda olabilir.

Değerlendirmeler her şey planlandığı gibi giderse, önümüzdeki on yıl içinde şebekeye elektrik besleyen bir elektrik üreticisi çiftliği görülebileceği yönünde.

Yenilenebilir enerji rezervine olan büyük ilgiye rağmen, açık okyanusun gelgitlerinden, dalgalarından ve akıntılarından pek çok girişim başarısızlıkla sonuçlanıyor.

Böylesi projeleri hayata geçirmek için yüksek mühendislik maliyetleri, çevresel kısıtlamalar, kıyı bölgelerinin şebekeye yakınlığı gibi her türlü zorluğun üstesinden gelinmesi gerekiyor.

Projeyi yürüten şirketler bu sorunların üstesinden gelebilirse, Japonya’nın enerji ihtiyacının yüzde 40 ila 70’i okyanus gücüyle elde edilecek.

Malzeme bilimindeki ilerlemeler ve deniz ortamının daha iyi anlaşılmasının yanı sıra insanlık, okyanusun geniş enerji kaynağından yararlanmak için bir dizi problemin üstesinden gelmek zorunda.