AKINSOFT Genel Merkez AKINSOFT 26 Kasım 2011 (0) (5488)

Doç. Dr. Başak SOLMAZ ile “Kurumsal İletişim ve Markalaşma” Üzerine Keyifli Bir Söyleşi

 

“Kurumsal davranışlar herkesin ortak geliştirdiği kuruma ait davranışlardır. Kurum içinde bazen kar yağar bazen bulutlar dolaşır bazen yağmur yağar. Ama önemli olan güneşin her zaman doğacağını bilebilmektir ve her daim bu inancı birlikte sağlamaktır.”

Hocam merhabalar, öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz ?

Merhabalar arkadaşlar, hoş geldiniz. Tabii ki; 1993 yılında üniversiteyi bitirdim. Aynı yıl Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak göreve başladım.1998 yılında doktora yapmak amacıyla Eskişehir‘e gittim ve 2004 yılında tekrar Konya’ya geldim. Bu süreçte Yardımcı Doçentliğimi aldım. 2008 yılında da Doçent oldum. Şu anda Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Anabilim Dalı’nda öğretim üyeliği yapıyorum. Allah sağlık verdikçe de mesleğimi yapmak istiyorum. Çünkü mesleğimi ve öğrencilerimi çok seviyorum.

İletişim Fakültesi ve fakültede bulunan bölümler hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Fakültemiz tek bir bölüm olarak kuruldu ve biz bu fakültenin temel kilometre taşları olduk. Biz derken bu fakülteyi bir dekan ve beş asistan olarak kurduk. Bu fakülte tek bir bölümle başlayıp şuanda 4 bölümle yoluna devam eden, gerek Konya bazında gerek ülke bazında son yıllarda ismini sıkça duyuran ve bizim de içinde mutlulukla görev yaptığımız bir eğitim kurumudur. Bu yıl Reklamcılık ve Tanıtım bölümü de açıldı. Umuyorum fakültemize, Konya’ya, Ülkeye katkıda bulunacaktır.

Literatürsel olarak değil de, alanında uzman bir akademisyene göre kurumsal iletişim nedir ve ne derece önemlidir?

İletişim demek bana göre etkileşim demektir Etkileşim sadece birey bazında, aile bazında ya da grup bazında mı olmalıdır? Hayır. Kurum bazında da bu etkileşim gerçekleşmek zorundadır. Gelelim kurumsal iletişime. Etkileşimden bahsediyoruz, bu etkileşimin kurum içerisinde anlam kazandığı gruplar, bölümler, departmanlar vardır. Biz genel bir bakış açısıyla kurumsal iletişimi değerlendirdiğimizde herkesin içine dahil olduğu, ortak amaçlar çerçevesinde yürüdüğü ya da hedefe kilitlendiği yolda birbirine destek çıkması, birbirinden etkilenmesi birbirine güç vermesi olarak adlandırabilir miyiz? Evet. Ama sadece böyle mi adlandırmak mümkün? Değil. Kurumsal iletişimin çok ayağı vardır. Birkere iletişim kurmak istediğimiz hedef kitle çok önemlidir. Kurum içi hedef  kitle mi? Kurum dışı hedef kitle mi?  Her ikisi de çok önemli.  Ama kurum içinde kuramadığın iletişimi kurum dışına yaymak mümkün değildir. İletişim kurumun içinde başlar, iletişim kişiyle başlar ondan sonra genele yayılır. Eğer sen etkileşimi kendi içinde çalışanlarınla, patronunla, departmanınla, gerçekleştiremiyorsan müşteri sadakati oluşturdum ya da marka oldum diyemezsin. Bırakın marka olmayı marka oldum havası bile yaratamazsın. İletişimde güven ve kontrol mekanizması çok önemlidir çünkü kaynaktan alıcıya giden bir mesaj vardır ve bu mesajın geri dönmesi önemlidir. Bu mesajın geri dönüp dönmediğini kurum içindeki etkin iletişim görevlileri, halkla ilişkiler departmanı kontrol edecektir.
Güven oluşturdun. İyi de neye yarar kontrol edemedikten sonra. Bunu da yaptın bu iletişimin sürekliliği olmadıktan sonra neye yarar. Bağlılığı gerçekleştiremedikten sonra yine olmaz. İletişim bir bütündür, başlar ve biter. Anlık iletişim vardır, süre giden iletişim vardır ama iletişim her zaman olmak zorundadır. Kurum içinde de olmak zorundadır. Bunu sağladıktan sonra kurumun dışında bir şekilde beğenilir olma misyonunu gerçekleştirirsin. Çünkü amaç zaten kabul görmek, onay görmek, benimsenmektir. Bunu yapabilmek için de kurum içinde çalışmalara başlamak ve beğenilir olma ya da kabul edilebilir olma özelliğini kendi çalışanlarınla beraber bir bütün olarak sağlamak zorundasın.
Kurumsal iletişimde sadece iletişim midir etken faktör? Hayır. İmajdır, kültürdür, kurum kimliğidir, kurumsal aidiyettir. Kurumun iklimidir, kurumsal davranışlardır. Kurumsal davranışlar herkesin ortak geliştirdiği kuruma ait davranışlardır. Kurum içinde bazen kar yağar bazen bulutlar dolaşır bazen yağmur yağar. Ama önemli olan güneşin her zaman doğacağını bilebilmektir ve her daim bu inancı birlikte sağlamaktır. Kurumsal kültür nedir? Herkesin ortak davranış şekillerini belirleyen bir etken süreçtir. Bütün bunlar ya da kurumsal aidiyet, kurumsal iletişimde gerçekleştirilmesi gereken en önemli kavramdır. Bizi kabul edecek, bizim de kabul edebileceğimiz bir sistem, düzen olmak zorundadır. Aslında işin özü insandır. İletişim insanla başlar insanla biter!

Markalaşma nedir? Bir firma ya da ürünün marka değeri taşıdığını hangi kriterlere göre değerlendirebiliriz?

Teknik olarak patent ya da tescil işlemlerinin yapılmış olması bir kurumun marka olmasına yetmez. Bu sadece hukuki olarak yapılan bir ön işlemdir. Marka demek kültür demektir. Neden Kültür? Çünkü; giydiğiniz pantolonun markasından, yediğiniz yemekteki yağın markasına, gittiğiniz kuaförün isminden tutun da şanı şöhretine, insanlar tarafından kabul görmesine kadar her şeye önem veririz. O zaman markalaşmak demek kültür demektir.
Marka her şeydedir. İçtiğimiz çayda, kullandığımız çantada, oturduğumuz koltukta, baktığımız evrende her yerdedir. Türk kültürü denildiğinde aklımıza gelenek ve göreneklerimiz geliyor öyle değil mi? Ayşe’nin kültürü Fatma’nın kültürü AKINSOFT’un kültürü dediğimizde onların hakkında zihinde canlanan her şeydir kültür.
Markalaşmayı da böyle genel düşünmek gerekir. Markalaşmanın sadece bir bilinirlik tanınırlık olmadığını, aynı zamanda da bir kültür yarattığını ve insanlar üzerinde bir yaşam alanı oluşturduğunu unutmamalıyız. Markalaşmak gerekli midir ? Evet gereklidir. Çünkü artık globalleşen bir dünyadan bahsediyoruz ve rekabetin olmadığı bir alan bile yok. Teknoloji hiç durmadan anlık  değişen bir süreç. Kurumlar birbirleriyle yoğun bir rekabette. Farklılaşmak için ise ürün yelpazelerini çeşitlendirmeleri lazım. Bunu nasıl yapacaklar? Bilinilirliklerini ya da tanınırlılıklarını arttırarak. Bunu da ancak markalaşmayla yapabilirler. Ürün ya da firma artık insanlar tarafından kabul görüyor ve tercih ediliyorsa artık bir markadır denilebilir. Yani, kültürünü oluşturmuş ve artık zihinlerde bu şekilde canlanıyor demektir.

Bu anlamda AKINSOFT’u nasıl buluyorsunuz? Son olarak, AKINSOFT hakkında neler söylemek istersiniz?

AKINSOFT’u biliyorum, tanıyorum. Teknoloji alanında sağlam adımlarla yürüyen bir firma. Markalaşma kalite anlayışıyla başlar. Eğer kurumlar farkındalık yaratmak istiyorsa, kalite bilincini yerleştirmiş olmalılar. Ben AKINSOFT’un Kalite bilincini oluşturabildiğini düşünüyorum. Sürekli ismini duyuyorum ve yayınlarını takip ediyorum. Bir şekilde sohbetlerimizde bahsi geçiyor. Bu anlamda AKINSOFT’u başarılı buluyorum. AKINSOFT’un markalaşma adına yapabileceği farkındalık, kalite bilincini hedef kitlesine uygun bir şekilde anlatabilmesidir diye düşünüyorum. Ben de o hedef kitle içerisindeyim teknolojiyle iç içeyim. Bana, tüm Konya’ya, tüm ülkeye kalite bilincini anlatmaya devam etmesi gerekir. INOVAX dergisini de fakültemizde sıkça görüyor ve beğenerek okuyorum. Fırsat buldukça da takip ediyorum. AKINSOFT’a şehrimizi tüm ülkede ve dünyada başarıyla temsil ettiği için kendi adıma teşekkür ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum.

Benzer Yazılar