Ankara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Baki KOYUNCU ile Teknoloji ve Bilişim Hakkında Konuştuk

Bilgisayar Mühendisliği’nin kolaylıkları ve zorluklarından bahsedebilir misiniz?
Bilgisayar Mühendisliği hayatın her kademesinde kullanılan bir mühendislik dalıdır. Her meslekte olduğu gibi zorlukları ve mükâfatları vardır. Bilgisayar bilimlerinin öğrenilmesi ve yazılım yeteneği uzun bir eğitim surecinden sonra elde edilir. Bu öğrenim sürecinde elektronik mühendisliği ve matematik bölümlerinden birçok alıntılar yapılır. Ayrıca da yazılımla bütün bu süreçler bütünleşir. Bu süreçleri yaşamak ve tamamlamak oldukça zordur. ÖSYM ‘nin en yüksek puanlı öğrencileri bu alanı tercih eder. Yolun sonunda Bilgisayar Mühendisleri yaptıkları yazılım ve donanım çalışmaları ile hayatın her safhasında birçok sistemleri kolayca kontrol edebilirler. Toplumun gelişmesine yardımcı olurlar. Bilgisayar Mühendisliği alanında dünyanın her yerinde kolaylıkla iş bulunabilir.

Teknoloji hayatımızın her alanında var fakat gelişmiş ülkelere oranla daha az üretiyoruz. Bunun nedeni nedir sizce?
Teknoloji hayatımızın her safhasında vardır ve her yerde kullanırız. Toplumun üretmesi farklı bir olaydır. Bu toplumun kültürü ile, aldığı eğitim ile ve bu eğitimi kullanabilme yeteneği ile ilgilidir. Toplumumuzda halen birçok üniversite vardır. Buralarda genelde sadece eğitim verilir ve topluma yönelik ARGE faaliyetleri azdır. Yurt dışında endüstri ve üniversiteler arasında muazzam bir işbirliği vardır. Bu işbirliği çerçevesinde birçok proje yapılır. T.C. üniversitelerinde eğitmen sorunu, kadro sorunu, laboratuar sorunu, mekan sorunu ve diğer birçok sorun vardır. Bu sorunlar yurt dışında artık çözülmüştür. Oralarda sadece projeler yapılır ve ürünler üretilir. En önemli faktör ise; memleketimizde teknoloji ile ilgili yerler yurt dışında uzun yıllar çalışmış (sadece eğitim almış değil) kişilere teslim edilmez. Onların gördüklerini ve tecrübelerini transfer etmelerine şans tanınmaz. Bir sürü alt yapısız yeni üniversiteler açılmıştır. Bu üniversitelere böyle tecrübeli kişilerin alınıp Avrupa standardında üniversite kurmaları umulurken yeni çok genç elemanlar alınmakta ve tecrübeli elemanlardan faydalanılmamaktadır. Bu konularda yazılacak çok şey vardır. Bu tür şeyler daima yazılır ve söylenir. Fakat gene işler her zamanki gibi eski usul devam ettirilir.

Teknolojiyi toplum olarak verimli kullandığımızı düşünüyor musunuz?
Hayır düşünmüyorum. Sadece belli alanlarda teknoloji memleketimize getirilmekte ve bir azınlık tarafından kullanılmaktadır. Toplumun teknoloji kullanımı hakkında bilinçlenmesi lazımdır. Bu teknoloji sayesinde refaha, sağlığa ve kolaylığa ulaşacağını bilmelidir. Ancak bundan sonra toplum daha hızlı gelişir.

Türkiye’de teknoloji ve bilişim süreciyle ilgili neler söylemek istersiniz?
Türkiye’de teknoloji ve bilişim ivme kazanmaya başlamıştır. Eskiden olmayan birçok teşvik ortaya koyulmuştur. Hibe programları ve girişimci teşvikleri son zamanlarda artırılmıştır. Fakat bütün bu yapılanların daha fazlası yapılmalıdır.
Türkiye’de teknoloji ve bilişim beraberce yavaş bir hızla ilerlemektedir. Birçok şirket kendi başlarına projeler yapmaktadır. Bütün bu şirketlerin bir araya gelmesi ve beraberce daha büyük projelere imza atmaları lazımdır. Kültürümüze bireysellik hâkimdir. Bunu bırakıp toplu çalışmaya ve büyük projelere talip olmamız lazımdır. En önemlisi de sanayi üniversite işbirliğidir. Sanayideki kuruluşların üniversitelere gelerek eğitmenleri zorlamalı ve onları çalıştırmalıdırlar. Avrupa projelerinden daha fazla faydalanılmalıdır. Bu Avrupa projeleri devlet politikası yapılıp daha fazla paranın ve projenin Türkiye’ye yönlendirilmesi sağlanmalıdır. Bütün bunların yapılması için işi bilenlerin ve Avrupa da tecrübe edinenlerin iş başlarına getirilmeleri lazımdır. Ancak bu şekilde her şey hızlandırılabilir.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın çalışmalarıyla ilgili neler söylemek istersiniz? Sizce çalışmaları yeterli mi?
Bakanlık son yıllarda çok güzel girişimlerde bulunmaktadır. Nihayet ARGE’nin önemi anlaşılmıştır. Fakat bunlar geç kalınmış faaliyetlerdir. Bilhassa üniversite sanayi işbirliği hızlandırılmalıdır. Üniversitelerde bir sürü eğitmen proje yapmamaktadır. Bu eğitmenlere yurtdışında olduğu gibi projelerle gidilmeli ve bu eğitmenler çekici tekliflerle sanayiye çekilmelidir. Üniversitelerden her alanda akil adamlar kurulları kurulmalı ve memleketin ihtiyaçları gözden geçirilmelidir. Teknolojide seferberlik ilan edilmeli ve bütün imkânlar kullanılmalıdır.

Üretilen her elektronik cihazı hemen alıp tüketmemize karşın, ülkemizde teknolojik gelişmeler neden hızlı ilerlemiyor? Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
Çünkü yeteri kadar çalışma yapılmıyor. Herkes bireysel çalışıyor. Az sayıda şirket büyük projelerle uğraşıyor. Tecrübeli elemanlara teknolojik şirketler kurdurulmalı ve her alanda gelişmeler incelenmeli ve bu gelişmeler hayata geçirilmeye çalışılmalıdır.
Bugün niçin Çin’in bu kadar ürün sahibi olduğunu iyi incelemek gerekir. Bu bir sistem kurma ile ilgilidir. Birçok kuruluş alanlarında tecrübeli kişilere kurdurulmalı ve dünyada bulunan bütün ürünler ters mühendislik yapılarak yeniden elde edilmeye çalışılmalıdır. Birçok ürünün Türkiye’de yapılmasına telif haklarından dolayı izin verilmemektedir. Bu durumlarda yapılacak iş bu ürünleri inceleyip, yerel olarak yapılması sağlanmalıdır. Bütün toplum en üst profesöründen en alttaki işçisine kadar seferber edilmelidir. Bu seferberlikte yurt dışını tanıyan bilen ve çalışmış kişiler önderlik etmelidir.

Son olarak AKINSOFT programları ve robotik çalışmalarıyla ilgili neler söylemek istesiniz?
AKINSOFT teknoloji alanında ileri adımlar atmış bir şirkettir. Yazılım alanında birçok faydalı yazılımı topluma kazandırmıştır. Bu çalışmaları sayesinde bilgisayar ve bilişim alanında Türkiye’de saygın bir konumu bulunmaktadır.
Bu çalışmalarını üniversitelerle ve diğer kuruluşlarla yapacağı ortak faaliyetlerle daha yüksek seviyelere taşıyacaktır.

Baki KOYUNCU Kimdir?
Baki Koyuncu, 1950 Konya doğumludur. ODTÜ elektronik bölümünden devlet bursuyla İngiltere ye gitmiş ve orada BSC ve MSC’sini, İngiltere bursuyla da doktorasını elektronik ve bilgisayar alanında tamamladıktan sonra uzun yıllar yurt dışında eğitim alanında ve endüstri de çalışmıştır (1969-1998). Bu çalışmalarında çeşitli projelere imza atmış ve yeni teknik gelişmelere öncülük etmiştir. 1999 yılında Türkiye’ye döndükten sonra üniversitelerde çalışmaya başlamış, eğitim-öğretim ve AR-GE faaliyetlerinde bulunmuştur. TÜBİTAK’tan 2 adet Bilim teşvik ödülü almış ve Afganistan’da NATO kapsamında 5 bölümlü bir Elektronik ve Bilgisayar Fakültesi kurmuş ve faaliyete geçirmiştir. Halen Ankara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nde çalışmakta olup, Türk traktör firmasında araç konumlama ile ilgili bir proje yürütmektedir.

Benzer Yazılar