Bizim mesleğimiz suya atılan imzalar gibi…

Konya Devlet Tiyatrosu Müdür ve Sanat Yönetmeni
Bengisu GÜRBÜZER DOĞRU ile Günümüzde Tiyatro ve Teknoloji Hakkında Konuştuk

Konya Devlet Tiyatrosu’ndan ve görevinizden bahsedebilir misiniz?

1999 yılından beri Konya Devlet Tiyatrosunda çalışıyorum. O günden beri oyuncu ve yönetmen olarak görevimi sürdürüyorum. Bu görevime bir de müdürlük ve sanat yönetmenliği eklendi.

Günümüzde tiyatroların yeterli ilgiyi gördüğünü düşünüyor musunuz?

Yeterli ilgiyi gördüğünü tabi ki düşünüyorum. Bahsettiğimiz sanat dalı insanın varoluşundan beri olan; toplum, medeniyet ve teknoloji geliştikçe de, söz ve görsel sanatı da birleştirerek büyük bir sanat haline gelmiştir. Bugüne kadar varlığını korumuş, canlı, birebir insanla nefes nefese soluyarak yapılan, dijital olmayan bir sanat dalı olarak varlığını bugünlere kadar sürdürebilmiş ve insan var olduğu sürece de sürdüreceğine inandığım bir sanat dalıdır tiyatro.

Konyalıların tiyatroya bakış açısı nasıl? Katılımlardan memnun musunuz?

Devlet Tiyatroları 64 yıldır perde açıyor. Konya Devlet Tiyatrosu ise 15 yıldır izleyicisiyle buluşuyor. Tiyatro gelişti, büyüdü. Çok emek var. 15 yıl öncesiyle şimdi tabi ki aynı değil. 1999 yılında Konya otogarına indiğimde taksiye bindim. Devlet Tiyatrosuna gidebilir miyiz diye söylediğimde orası neresi diye sordu bana. Şimdi tiyatro insanların bir buluşma alanı. Bunu seyircimizle birlikte başardık. Şehirle birlikte büyüyoruz, seyircisi ile gelişiyoruz. Artık niye yer yok, niye bilet bitti diye şikayetler alan bir tiyatro haline geldik. Çok memnunuz o yüzden.

Oyunlarınızı yazarken ve oynarken nelere dikkat ediyorsunuz?

Oyunları biz yazmıyoruz. Devlet Edebi Kurullar ve Sanat Repertuar Kurulları var. Oyunlar bu repertuarlardan geçer. Yerli de olsa yabancı da olsa bu böyledir. Oyunlar, oynanabilir diye onaylanır. Bu eserler edebiyata uygun, dile uygun, çevirisi düzgün olmalıdır.
Devlet Tiyatroları olarak ilk etapta sanat politikamızı belirleriz. Bu şehre biz ne verebiliriz, ne katabiliriz? Bizim hedefimiz tek bir seyirci değildir. Tüm seyirciye ulaşmaktır. Gencine de, yaşlısına da, halkına da, üst düzeyine de, çocuklara da, tüccarlara da, memura da… Her kesime uygun yerli ve yabancı oyunlar seçeriz. Konya halkıyla bütünleşecek, onların anlayabileceği, seyredebileceği sanatsal eserler vermeye çalışırız. Konya Devlet Tiyatrosu sadece Konya’da perdelerini açmıyor elbette. Çevre illerde, Türkiye bazındaki Devlet Tiyatrolarında, yurt dışında turne bazında oyunlarda da oynadığımız için bunları da dikkate alırız. Yaklaşık 100 günü aşkın turne yapan bir tiyatroyuz.

Son günlerde tiyatro adına büyük kayıplar olan usta sanatçıları kaybettik. Siz bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Bizim mesleğimiz çok garip. Çok değer görmek için yaptığımız bir meslek değil. Mesleğimizi suya atılan imzalara benzetiriz. Bizim değerimiz; perdeler açılır, seyirci seyreder ve alkışlar. Bu en büyük ödülümüzdür. Başka da övgü beklemeyiz.
Kaybettiğimiz ustalarımız Türk Tiyatrosunun temel taşları, kanları, can damarlarıydı. Ve bence buradan mutlu göçtüler. Türk Tiyatrosunun geldiği noktayı, Devlet Tiyatrosunun 81 ilde perde açtığını gördükleri için mutlu olmuşlardır. Birtakım hayaller gerçekleşti. Artık Anadolu’da Shakespeare oynayabiliyoruz, Anadolu’da perde açabiliyoruz. Çocuklarımıza, yetişkinlerimize seslenebiliyoruz. Tiyatro sadece büyük illerde sınırlı kalmadı. Onların da hayali buydu. Biz onların hayalini gerçekleştirdik.

Devlet Tiyatrosu oyuncusu olarak siz de bazı dizilerde rol aldınız. Zor olmadı mı iki işi birden yürütmek?

Ölüyordum :). İki tane evladım var. Zaten zor bir mesleğimiz var. Gecesi gündüzü belli değil.Bir de üstüne dizi…
Biz de dizi oyunculuğu şöyledir: İşini aksatmamak kaydıyla gidebilirsin. Genel Müdürlüğümüz bize izin verir. Fakat tiyatro o kadar yoğun ki bir de dizi çekmek aslında akıl almaz bir iş. Dizi de çekmeye başlayınca günler 24 değil 48 saat oluyor. Bunun içine bir de aileniz ekleniyor. Evet çok zor, ama keyifli zamanlar.Zaten bizim işimiz sevilmeden yapılamaz. Korkunç tempolar gerektiriyor.
Tabi benim için tiyatro çok ayrı. Canlı performans bir kere. Oyunculuğun er meydanı dediğimiz yer. Sinema ve tiyatro çok farklı kavramlar bunları karıştırmamak gerekir. Sinema filminde kamera oyuncunun gözlerine zoom yaptığında çok farklı ifadeler yakalayabilir. Ama ben o aynı ifadeyi hem öndeki seyirciye hem de en arkadaki seyirciye aynı şekilde verebilmeliyim. Tekrar şansım yok.

Tek kişilik bir oyunda oynadınız: Shirley Valentine. Peki tek kişilik oyunda mı oynamak daha zor yoksa ekip olarak mı?

Hiçbir zaman tek kişilik bir oyun kalabalık kadrolu bir oyundan daha kolay değildir. Tek kişi sahnedesiniz. O seyircinin dikkatini son noktada kendi üzerinizde tutmak zorundasınız. Konu akışkanlığını asla kaybetme şansınız yok. Seyirciyi esnetemezsiniz. Hata yapma şansınız yok. Çünkü bir arkadaşınız yok sahnede ve sizi toparlayamaz. Tek bir hatanızda teknik ekibi bile dağıtabilirsiniz. O yüzden tek kişilik oyunlar tabi ki çok zor performanslar.

Teknoloji sizin işinizin de içerisinde bir unsur. Teknolojik gelişmelerle ilgili neler düşünüyorsunuz?

Biraz öncede söylediğim gibi, insanların varolduğu günden beri olan bir sanat, taklitle başlayan bir dal. Bize hocalarımız sorardı. İlk ne zaman oynamaya başladınız diye. Mırıldanırdık bir şeyler kabul etmezlerdi. Hiç küçükken bebeklerinizi konuşturmaz mıydınız diye. Evet oynamaya o zaman başladık, taklitle. Böyle bir sanat tabi ki teknolojiyle son safalarını buluyor. Teknoloji bizim elimiz ayağımız. Bir teknik ekibimiz var. Bu teknik ekip dekor, aksesuar, ışık, ses düzeni hepsini yapıyor. Hepsi en iyisi olmak zorunda.
Devlet Tiyatroları teknolojiyi dünya çapında takip etmeye çalışıyorlar. Her türlü makinaya, ışık sistemine sahibiz. Oyunlarımızda da her türlü teknolojiyi kullanıyoruz.

Son olarak teknoloji üreten bir firma olan AKINSOFT’la ilgili neler söylemek istersiniz?

Her şeyden önce bize destek oluyorsunuz, web sitemizi yapıyorsunuz çok teşekkür ederim. Üretim anlamında da Türkiye’de ve Dünya’da oldukça başarılı bir grafiğe sahipsiniz. Yönetim Kurulu Başkanınız Özgür AKIN Bey’i oyunlarda aramızda görmek beni çok mutlu ediyor. Hep yanımızda oldunuz, hep yanımızda olacaksınız bunu hissediyorum ve tekrar çok teşekkür ediyorum.

Benzer Yazılar