Konya Valisi Aydın Nezih DOĞAN ile Konya Valiliği ve Yeni Çalışmaları Hakkında Konuştuk

Bugün için sahip olduğu 5 üniversitesi, çağımızın en modern ulaşım araçlarından olan Yüksek Hızlı Tren’i, bin kilometreye ulaşan bölünmüş yol bağlantıları, Konya Ovası Projesi kapsamında yürütülen büyük sulama projeleri, kaliteli hizmet sunan sağlık tesisleri, Hz. Mevlana’nın varlığıyla değer kazanan kültürel zenginlikleri, yenilenebilir ve konvansiyonel enerji kaynakları ile Konya, Anadolu’nun tam ortasında parlayan bir yıldız edasıyla gelişmesini sürdürmektedir. Kadim başkent olan Konya, son yıllarda, eğitimden sağlığa, sanayiden tarıma, turizmden ticarete kadar her alanda gözle görülür bir gelişme göstermiştir. Bundan sonra da gelişmesine devam edecektir.

Sizin de belirttiğiniz gibi Konya, yeni kurulan “Gıda ve Tarım Üniversitesi” ile birlikte 5 üniversiteye sahip oldu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hiç kuşkusuz şehirlerin kalkınmasında üniversiteler başta rol oynamaktadır. Bir bölgenin yatırım için cazip olmasının ön koşulu asla teşvikler değildir. Ön koşul; kaliteli beşeri sermayenin varlığı, hammadde temini bakımından avantajlar ve pazara yakınlıktır. Meseleye iktisadi perspektiften bakıldığında üniversiteler öncelikle beşeri sermayenin oluşumuna sağladıkları katkı nedeniyle, bulundukları yerleri yatırım bakımından avantajlı kılarlar. Öte yandan küreselleşmenin üzerine oturduğu iklimin üç önemli değeri olduğunu düşünüyorum. Bunlar; rekabetçilik, yenilikçilik ve derinliğine işbirliğidir. Üniversitelerin bu üç öge açısından da önemi tartışmasızdır. Özellikle başlık yenilikçilik olunca, üniversiteler doğal olarak öne çıkmaktadır. Şayet yukarıda ifade ettiğim hususlar doğru ise, üniversitelerimizin hem sayıca ve hem de kalite açısından artması, Konya’nın geleceğin bölgeleri arasında yerini almasını kolaylaştıracaktır diye ümit ediyorum.

Konya’da son dönemlerde yoğun olarak görülen kentsel dönüşüm projelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle Konya’nın şehircilik anlamında Ülkemizin örnek alınan kentlerinden biri olduğunu söylemek istiyorum. Konya; yeşil alanları, sosyal donatıları, yolları, modern kavşakları ve planlı şehirleşmesi ile bir marka şehir haline gelmiştir. Bu başarıda bugüne kadar Konya’da iyi çalışan belediyeciliğin önemli bir payı bulunmaktadır.

Şehirler de canlı organizmalar gibidir; zaman onların da yıpranmasına neden olur. Şehri bir bütün olarak yaşanılır kılmak ve bunu sürdürmek için temalı müdahaleler olmak zorundadır. Dikkat edileceği gibi “temalı müdahale” kavramını kullandım. Özellikle Konya gibi tarihi derinliği olan, ruhu olan şehirlerde çok katlı ve modern yapıların, gökdelenlerin ortalığı tamamen kaplaması doğru olamaz. Şüphesiz çok katlı yerleşimin olduğu bölgeler de olacaktır; olmalıdır. Ancak kanaatimce Konya’da yapı stoğuna müdahalelerin tarihi bölgelerde farklı, yeni gelişen kent bölgeleri civarındaki çöküntü alanlarında farklı bir anlayışla yürütülmesi gerekir. Tarihi bölgede, şehrin ruhunu öne çıkaracak ve varlıklarımızı daha görünür kılacak müdahaleler yapılması, diğer bölgeler de yürütülecek çalışmalarda “kadim başkent” vurgusunun, sessizce ama etkili biçimde hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yakın zaman sonra, birkaç bin dönüm büyüklüğünde bir uydu kent için planlama yapılması, bu kentin tam anlamıyla “Selçuklu” temalı olması gerektiğine inanıyorum. Hem bir yaşam alanından hem de bir turizm bölgesinden söz ederek bu vurguyu yapmakta olduğumu, özellikle büyük ölçekli GYO (yerli-yabancı) yatırımcıları için bu bölgenin tam anlamıyla cazip bir yer olacağını düşünüyorum.

Konya İlinin sorunlarına yönelik çalışmalardan kısaca bahsedebilir misiniz?

Ülkemizin en büyük yüzölçümüne sahip ili Konya’nın, tarım alanında en büyük sorunu, su arzında sürdürülebilirliğin sağlanmasıdır. Konya Kapalı Havzası’nın su kaynakları kısıtlı durumdadır. Bu itibarla dış havzalardan Konya Kapalı Havzası’na su aktarılması ve mevcut suyun iyi yönetilerek en verimli ve modern sulama yöntemlerinin kullanılması önem taşımaktadır. Gerek merkezi hükümet, gerekse yerel birimler, Konya’nın bu alandaki sorununu çözme noktasında tam bir hedef birliği içerisinde çalışmaktadır. Tamamlanan/inşa halindeki baraj, depolama, tünel ve kanal projeleri, önemli miktarda suyun Konya Kapalı Havzasına aktarılmasını sağlayacaktır. Diğer yandan mevcut sulama sistemlerinin rehabilitasyonu için çeşitli kaynaklardan son iki yılda milyonlarca liralık kaynak ayrılmıştır. Bunu çok önemsiyoruz. Çünkü mevcut su kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılmasıyla dış havzalardan getirilecek su kaynaklarından daha fazla bir su tasarrufu sağlanmış olacaktır. Bu bağlamda 2023 yılına kadar halen vahşi sulama yapılan alanların tamamının basınçlı sisteme dönüştürülmesi planlanmaktadır.

Sulamanın yaygınlaşması ile birlikte önümüze bitkisel ürün desenini değiştirebilmek gibi bir fırsat çıkmaktadır. Bu fırsatı kâra dönüştürmek amacıyla, özellikle sanayi bitkilerinin yaygınlaştırılması, münavebe, tohumculuk, meyvecilik ve organik tarım gibi konularla yakından ilgileniyoruz.

Şüphesiz tarım için bitkisel üretim kadar değerli olan hayvancılık faaliyetleridir. Bu anlamda Türkiye’nin ilk ve en büyük hayvancılık alanını Konya’da oluşturduk. Bu merkez her bakımdan Konya’nın marka değerine katkı sağlayacak, Konya’yı hayvansal ürünlerde de niteliklendirecektir.

Konya’nın burada bahsetmek istediğim bir başka sorunu ise lojistikle ilgilidir. Konya sanayisi sürekli bir gelişme içerisindedir. Nitekim Konya ilinin 2012 yılı ihracatı içerisinde imalat sanayinin payı % 93’tür. Günümüzde kıyasıya bir rekabetin yaşandığı Dünya’da, kaliteden ödün vermeden maliyetleri düşürmek, rekabet üstünlüğü açısından zorunludur. Diğer taraftan Dünya ticaretinin yaklaşık % 90’ı deniz yoluyla gerçekleşmektedir. Bu açıdan sanayimizin rekabet gücünün artırılması, en uygun biçimde limanlara ulaşmasına bağlıdır. Bu çerçevede Konya, gerek ham madde temininde gerekse ürünlerini dünya pazarlarına sunarken; özellikle Akdeniz limanlarına (Mersin ve Taşucu), Marmara Denizindeki limanlara (Derince ve Tekirdağ) ve Karadeniz limanlarına ihtiyaç duymaktadır. Ancak Konya’ya en yakın liman Mersin Limanı’dır. Bu açıdan önceliğimiz Mersin ilindeki limanlardır. Ama diğer liman bağlantılarının iyileşmesi de gerekmektedir.

Bu bağlamda Konya-Mersin demiryolunun, Konya-Eskişehir-İstanbul (Derince Limanı) demiryolunun ve Konya-Ankara-Samsun demiryolunun ıslahına bu öncelik sırasına göre ihtiyaç duymaktayız. Sözünü ettiğimiz projeler TCDD 2023 Demiryolu planlamasında var olan ve üzerinde halen iyileştirme çalışmaları devam eden projelerdir. Bununla beraber biz Konya olarak, gelecekte Taşucu Limanı’nın daha etkin kullanılmasını temin bakımından, 2023 planlamasına Konya-Karaman demiryolu hattına yapılacak 145 Km’lik bir ilavenin alınmasına gayret ediyoruz.

Ancak bütün bu mal hareketlerinde Konya’yı merkez şehir yapacak olan “Konya Lojistik Köyü/Merkezi”dir. Anadolu’nun tam ortasında ve komşu 7 ile duble yollarla bağlı, demiryollarının düğüm noktası Konya; tam anlamıyla lojistik hareketin de merkezi olacaktır.

Konya Valiliği olarak teknolojiyi yakından takip ediyorsunuz. İnternet üzerinden oluşturduğunuz çalışmalar bunun göstergesi. Bu çalışmalardan bir tanesi olan KONİLİS’i anlatabilir misiniz?

Kamu hizmetlerinde kalite ve etkinliğin artırılmasının bir yolu da e-Devlet uygulamalarının yaygınlaşmasından geçmektedir. Bilişim teknolojileri, hizmetlerin daha etkin ve hızlı verilebilmesi için bizlere fırsatlar sunmaktadır. Bu açıdan hizmetleri üretirken bilişim teknolojilerini kullanmaya özellikle gayret ediyoruz. Bu tür çalışmalarımıza; Konya İçin Şimdi Projesini, Gönül Elçileri Projesini, Engelliler Bilgi Sistemini ve sizin de belirttiğiniz gibi KONİLİS’i örnek verebiliriz.

Öncelikle kısaca KONİLİS diye adlandırdığımız Konya İl İstatistik Sistemine niçin ihtiyaç duyduğumuzu anlatarak başlamak istiyorum. Etkin bir kamu yönetiminin üçayağı vardır. Bunlar; nitelikli veri, bütçe ve stratejik akıldır. KONİLİS, etkin kamu yönetiminin ihtiyaç duyduğu nitelikli veri ayağını karşılamak üzere uygulamaya konulmuş bir projedir. Bu ana amacın yanı sıra proje, güvenilir ve güncel bilgiye sahip olmak, bilgiye hızlı ve kolay yoldan ulaşabilmek, bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak gibi alt amaçlara hizmet etmektedir.

Kısaca kurulan sistemden bahsetmek gerekirse; öncelikle ihtiyaç duyulan veriler tespit edilerek, veri girişi yapılacak ekranlar oluşturuldu. Daha sonra veri giriş memuru, şube müdürü, il ve bölge müdürü seviyelerinde kullanıcılar tanımlandı. Veri giriş görevlileri, kendi kullanıcı adları ve şifreleri ile sisteme dâhil olarak sorumlu oldukları tabloları daha önceden belirlenmiş periyotlar itibariyle doldurmakta ve onaylamak üzere üst amirine göndermektedir. Üst amirler kendi sayfasına düşen verileri kontrol etmekte ve doğruluğundan emin olunca onaylamaktadır. Onay işleminden sonra veri girişi tamamlanmaktadır. Daha sonra veri tabanında bulunan bu verilerden raporlar üretilerek, büyük çoğunluğu kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Sisteme www.konilis.gov.tr internet adresinden ulaşılabilmektedir. Bugün itibariyle sisteme 31’i ilçe kaymakamlığı olmak üzere toplam 91 kurum dahil edilmiştir. Veri tabanında bulunan 1.234 tablodan çeşitli konularda 2.087 rapor üretilmiş ve kamuoyu ile paylaşılmıştır. Kabul edileceği gibi bu tür sistemler sürekli gelişime açık bir nitelik taşımaktadır. Bu nedenle biz de KONİLİS’i geliştirmek için çalışmalara devam ediyoruz.

Teknoloji üreten ve Konya genel merkezli olan AKINSOFT hakkında neler söylemek istersiniz?

Konya için hayallerimiz var. Aslında hayal demek, projeye atılan ilk adım demektir bizim için. Bizim Konya kurgumuzda dünyada ortalama büyüme trendinin üstünde kalmayı başaran üç sektörde olmak var. Bunlar; lojistik, genetik ve bilişim teknolojisi sektörleridir. AKINSOFT bir anlamda bizim gelecek kurgumuzun prototipidir. Siz buzkıran gemisi gibi, bu sektörde başka firmalara da alan açıyorsunuz; bunu da çok etkili ve başarılı biçimde gerçekleştiriyorsunuz. Sizleri tebrik ediyorum.

Aydın Nezih DOĞAN Kimdir?

16.05.1962 tarihinde Ankara’nın Bala İlçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. Ankara Gazi Lisesi mezunudur.
1982 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset ve İdare Bölümünden mezun oldu.
1983–1984 yılında askerlik görevini yaptı. Askerlik hizmetinin akabinde, 24.06.1985–29.07.1988 tarihleri arasında Samsun Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği mesleğine intisap etti. 3 yıllık stajı sonrasında sırasıyla;
– Konya – Akören Kaymakamlığı (12.08.1988-18.09.1990),
– Şanlıurfa – Hilvan Kaymakamlığı (24.09.1990-07.09.1992)
– Yozgat – Çekerek Kaymakamlığı (23.09.1992-12.08.1994) görevlerinde bulundu.
Akören’de Kaymakamlık görevini yürütürken 6 ay süre ile ABD’de dil eğitimi aldı.
19.08.1994 tarihinde açılan sınavı kazanarak Mülkiye Müfettişliği’ne atandı. 30.03.1995 tarihinde Mülkiye Başmüfettişliğine atanan Doğan, bu görevini 30.12.2005 tarihinde Tekirdağ Valiliğine atanana kadar sürdürmüştür.

Mülkiye Başmüfettişliği görevleri sırasında 1998 yılında Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunda, 1999 yılında ise T.B.M.M. Meclis Araştırma Komisyonunda Raportörlük yaptı. 2000 yılının Temmuz ayında Mülkiye Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görevlendirildi. Bu görevde 2002 yılı Kasım ayına kadar çalıştı. 2002 yılı Kasım ayında “İçişleri Bakanlığı Genel Sekreteri” olarak görevlendirildi.

İçişleri Bakanlığı Genel Sekreteri görevi sırasında, 18.10.2004 tarihinde PTT Genel Müdürlüğü Yönetim Kurul Üyeliğine (Hazine Temsilcisi) atandı. Genel Sekreterlik görevinden Şubat 2005 tarihinde, PTT Yönetim Kurulu görevinden ise 01.02.2006 tarihinde istifa ederek ayrıldı.

23.01.2006 – 25.06.2009 tarihleri arasında Tekirdağ Valiliği görevinde bulundu. 11.06.2009 tarih ve 2009/15064 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Konya Valiliğine atanarak 02.07.2009 tarihinde Konya Valiliği görevine başladı.
Evli ve 2 çocuk babasıdır. İngilizce bilmektedir.

Benzer Yazılar