Konya Devlet Tiyatrosu Müdürü Alpay AKSUM ile Günümüzde Tiyatro ve Teknolojiyi konuştuk

Alpay AKSUM; 1994 yılında üniversite okumaya geldiği Konya’da, okulu bittikten sonra da kalmış, kendini tiyatro, eşi ve 2 çocuğuna adamış bir sanatçı. 1998 yılında üniversiteyi bitirdikten sonra azimle çalışıp kendini geliştirerek Konya Devlet Tiyatrosu’na girmeye çalışmış ve 2005 yılında başarmış. O yıldan 2013 yılının son dönemine kadar da başarılı bir şekilde Konya Devlet Tiyatrosu’nda sanatçı olarak görev almış. 2013 yılının son çeyreğinden itibaren Konya Devlet Tiyatrosu’nun yöneticiliğini yürütmektedir. Kendisiyle sohbet etme fırsatı bulduğumuz Alpay Bey bizleri kırmayarak sorularımızı yanıtladı…

 

Konya Devlet Tiyatrosu’ndaki görevinizden bahsedebilir misiniz?
Konya Devlet Tiyatrosu’na 2005 yılında sanatçı olarak başladım ve sayısız eserde rol aldım. 2013 yılına kadar devam ettim oyunculuğa. Şimdilerde Konya Devlet Tiyatrosu’nda yönetici olarak görev yapıyorum. Aynı zamanda Selçuk Üniversitesi Konservatuarı’nda da dışarıdan gönüllü olarak derslere katılıyor ve bu alanda çalışacak arkadaşlarıma faydalı olmaya çalışıyorum. Konservatuar olarak da güzel çalışmalara imza atıyoruz.

Ünlü bir oyuncu olan İlker AKSUM abiniz. Onu kıskanıyor musunuz?
Tabi ki kıskanmıyorum. Beni bu alana yönlendiren abimdir. Onun ki biraz sıkıntılı bir hayat. Ünlü biriyseniz özel hayatınızın olması çok zor. Ben daha sakin bir hayatı tercih ettim. İdeallerimi gerçekleştiriyorum ve senenin her gününü çocuklarımla geçirmek istiyorum…

Abiniz İlker AKSUM’la ilgili ilginç bir anınız var mı?Tiyatro ve oyunculuk aileden mi geliyor?
Aslında biraz belki 🙂 (gülüyor) Babam asker emeklisi. Fakat sanatla ilgilidir, şiir yazıyor… Dayımın da öncelerden müzisyenlik yapmışlığı var. Bizim oyunculuk serüvenimiz abim (İlker AKSUM)’le başlıyor. Erzincan’da olduğumuz dönem. 80’li yıllar… Televizyon doğru düzgün yok… Nereden duydu bilmiyorum, bir gün “Ben tiyatrocu olacağım…” diye bir fikir attı ortaya. Ve oldu da 🙂 Hacettepe Devlet Konservatuarı’nı bitirdi…

1994 yılı İstanbul’da ilk gençlik çağlarım. Okul filan pek umurumda değil. Üniversite sınavına girdim ama bir beklentim yok. Bir gün abim (İlker AKSUM) Konya’da Konservatuar açıldığını söyledi ve ismini ilk kez orada duyduğum bir otobüs firmasına tekmeyle tıktı beni 🙂 (gülüyoruz) senden bir şey olmaz dedi ve iyi ki de o tekmeyi sallamış, meslek sahibi olmamı sağladı. İşte o gün bu gündür de Konya’dayım 🙂 iyi ki de kalmışım, bu şehir bana çok şey kattı. En önemlisi de 2 çocuk verdi…

Günümüzde tiyatroların yeterli ilgiyi gördüğünü düşünüyor musunuz?
Günümüzde tiyatroların çalışmaları gayet güzel. Aslında yeterli ilgiyi gördüğünü de düşünüyorum. İnsanların ailesini, eşini, çocuklarını, sevgilisini, anne babasını alıp gelebilecekleri yegane yer tiyatrolardır. Hem sergilenen oyunların içeriğinden hem de maddi olarak çok cüzi bir rakama gelinebildiğinden tiyatro çok önemlidir. Fakat tiyatroların illerde yeterli olmadığına inanıyorum. Konya her geçen gün büyüyen bir şehir. Baktığınızda tek bir tiyatro salonu var. Çok amaçlı kullanım için yapılan salonlardan bahsetmiyorum. Sadece tiyatroya ayrılmış, tiyatro için yapılmış salonların eksikliğinden bahsediyorum. Tiyatro salonu özeldir. Konya’nın eksiği bence tiyatro salonu. Hatta sadece tiyatro salonu değil sosyal aktivitelerin yaşanabileceği mekanların eksikliği. Konya sanayi anlamında oldukça gelişmiş bir şehir, maddi imkanları yerinde işadamlarımız bu konuda bir adım atsalar, devamının geleceğine inanıyorum ve inanın sosyal alanları artınca Konya bambaşka bir şehir olur. Anadolu’da sosyal hayat denince sadece piknik alanları geliyor akla… Böyle olmamalı sosyal hayat sadece bundan ibaret değil. Kültür, sanat faaliyetlerinin daha fazla yapılmasına imkan sağlayacak mekanlar gerekiyor.
Örneğin; Konya’da tek tiyatro sahnesi az. Bosna Hersek Mahallesine ki öğrencilerin en yoğun olduğu yer orası, bir tiyatro salonu yapılmasını çok istiyorum. Çünkü öğrenciler açısından zor oluyor, buraya ulaşım. Akşam geç saatte biten oyunlarımız oluyor, yurtların giriş saatleri ile uyuşmuyor. Bunun gibi pek çok sorun olabiliyor. O yüzden o bölgeye bir tiyatro salonu şart. Buradan bunu da duyurmuş olalım belki bir yetkili duyar sesimizi…

aksum2

Devlet Tiyatrosu oyunların reklamı konusunda yeterli mi?
Bizi sürekli takip eden kitleye ulaşmamız zor olmuyor. Sizin de bildiğiniz gibi bireysel olarak AKINSOFT toplu sms sistemi ile bilgilendirme mesajları ve maille izleyicilerimizi oyunlarımızdan haberdar ediyoruz. Fakat afiş ve billboard gibi reklam mecraları özel olduğundan dolayı çok fazla yer almamız mümkün olmuyor.

Oyunları seçerken ve oynarken nelere dikkat ediyorsunuz?
Oyunları tiyatro olarak sadece biz seçmiyoruz. Her sene Genel Müdür Bölge Müdürlerini topluyor ve toplantı gerçekleştiriyoruz. Genel Müdürlüğün istekleri ve bizim görüşlerimiz alınarak belirlenen oyunlar havuzdan çekiliyor ve o şekilde belirlenmiş oluyor yıl içinde oynanacak oyunlar.

Oyunların geri dönüşümlerini nasıl alıyorsunuz?
Biz tiyatro olarak “Her Oyunun Defteri” diye bir uygulama başlattık. Oyunlara ait defterler açıyoruz. İzleyiciler bu defterlere oyunlarla ilgili fikirlerini yazıyorlar. Bunun dışında internet sitemizden de dönüşler alıyoruz. Çoğunlukla olumlu eleştiriler alıyoruz.

 

aksum1

Devlet Tiyatrosu oyuncusu olarak siz de bazı dizilerde rol aldınız. Zor olmadı mı iki işi birden yürütmek?
İnanılmaz zor oldu. Bizim işimiz zaten hiç kolay değil. Fakat televizyon dünyasının da zorlukları var. Gece yarılarına kadar dizi çekimleri sabah tiyatroda mesai çok zor. Farklı bir deneyim oldu. Normalde bizler de tiyatro olarak 14 kişilik oyuncu ekibi ve 13 kişilik teknik ekiple turnelere çıkıyor. Türkiye’nin en ücra noktalarına dahi hizmet götürüyoruz. Her işin kendine göre zorlukları ve kolaylıkları var.

Aktif bir tiyatro oyuncusu olarak bu alanda ilerlemek isteyenlere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Sadece bu alanda ilerlemek için değil aslında insanlar ne iş yaparsa yapsınlar, kendilerini geliştirmeliler. Yenilenmek ilerlemek demektir. Her şey eğitim seviyesiyle belli oluyor ve inanın hayatımız boyunca eğitim hiç bitmiyor. Mesela ben bu yıl ilkokulu yeniden okuyup bitirdim. 🙂 (gülüyor) 10 yaşında bir oğlum var ve onunla birlikte yeniden ilkokulu okudum. İşte eğitim hiç bitmiyor. Sürekli yeni şeyler öğreniyor, yeni tecrübeler ediniyoruz. Ne iş yaparsak yapalım en iyisini yapmak için çaba sarf edelim, geliştirelim kendimizi… Ayrıca bizler çok zor şartlarda çalışarak geldik buralara ve halen de çalışmaktayız. Bizler Devlet adına Türkiye’nin en ücra köşelerine hizmet vermek için gidiyoruz. Bugün birçok kişinin gitmeye bile korktuğu yerlere bizler tiyatro eseri sergilemek için gidiyoruz. Yaptığımız işe saygı duyuyor ve severek yapıyoruz. Halka ve insanlara hizmet etmek, hiç tiyatro izlememiş bir insana o duyguyu yaşatmak ve onlarla birlikte o duyguyu yaşamak bambaşka bir şey…

Dergimizin bu sayısında kapak konusu olan 27 Mart Dünya Tiyatrolar günü ile ilgili neler söylemek istersiniz?
27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü bizim için bulunmaz bir fırsat aslında… O gün, sadece 1 gün bile olsa bütün görsel ve yazılı medyada tiyatro kelimesinin milyonlarca kişiye ulaşması demek. Bu da bizim için büyük bir şans. Belki milyonlar versek o kadar fazla kişiye ulaşamayız. Bu önemli günü biz de oyun sergileyerek kutluyoruz. Dünya Tiyatrolar Günü ile ilgili olmasa da her sene geleneksel olarak düzenlediğimiz “Bin Nefes Bir Ses” festivalimiz yine gerçekleştirilecek.

Teknoloji sizin işinizin de içerisinde bir unsur. Teknolojik gelişmelerle ilgili neler düşünüyorsunuz?
Beni çevremdeki herkes teknolojiyi kullanamayan biri olarak nitelendirir 🙂 (gülüyor) pek fazla ilgili olduğum bir alan değil ama sizin robotlarınızı merak etmiyor değilim. Bir gün sırf görmek için şirketinize gelmek istiyorum… Bizim işimizde öz her şeydir. Fakat teknoloji tabi ki bizim işimizin de bir parçası. Özellikle görsel sanatlar kısmında sahne üzerinde, robotlarınız belki bizim de işlerimizi kolaylaştıracak ilerleyen dönemlerde…

AKINSOFT gibi bir teknoloji şirketinin kurulup, bugünlere gelmesi, ilklere imza atması kesinlikle takdire şayan… AKINSOFT’un daha da büyüyüp, yararlı olmasını temenni ediyorum.

Benzer Yazılar