Şarkıcı ve Manken Ece GÜRSEL ile sanat hayatını konuştuk

Şarkıcılık ve mankenlik Ece GÜRSEL’in iş hayatında bir arada. Asıl mesleğim bu diyebileceğiniz biri var mı?
Benim asıl mesleğim modellik. Sonuçta 15 yıldır profesyonel olarak modellik yapmaktayım. Şarkıcı kimliğim henüz çok yeni. Ama aldığım eğitim ile uzun yıllar müzik piyasasında olacağıma eminim.
Sektörünüz zor ve yıpratıcı. Bununla başa çıkma yollarınız nelerdir?
Evet maalesef. Bununla baş edebilmek için, öncelikle çok fazla sosyal olmamayı tercih ediyorum. Daha fazla ailemle vakit geçiriyorum. Ya da yalnız kalıp dinleniyorum. Sessizlik bana iyi geliyor.
Kimsenin ne yaptığınıza aldırmadığı serbest bir dünyanız olsaydı, hayatınızda neler değişirdi?
Bilmem bunu hiç düşünmedim. Zaten pek insanları aldırarak yaşadığım söylenemez. Hayat benim hayatım ve ancak ben hesabını verebilirim. Gerek kendime gerek aileme…
Ekranda, dergilerde, sosyal medyada kendinize baktığınızda en çok neye kızıyorsunuz?
Herhalde geçmişte, özellikle, yani yanlış ve saçma olduğunu bilerek, verdiğim demeçlerin pişirilip pişirilip tekrar önüme sunulmasına kızıyorum. Milletimiz her şeye çok kolay inanıyor ne yazık ki…
Flaşlar karşısına geçtiğiniz o günden bu yana hayat yolculuğunuzda geriye baktığınızda o yolda neler görüyorsunuz?
Çok fazla kamera, fotoğraf makinesi, defile, çekim, tanıtım, konser, mutluk, acı, kahkaha ve gözyaşı görüyorum. 🙂
Bece-5ir iş geldiğinde kabul kriterleriniz neye göre şekilleniyor?
İşin olacağı mekana, bütçesine, kadrosuna göre şekilleniyor.
Nasıl büyüyen bir çocuktunuz?
Son derece özgür, yaramaz, ağaç tepelerinde meyve toplayan, paten kayan, bisiklete binen, sokakta oynamayı çok seven, Antalya’da yaşamanın verdiği avantaj ile sürekli denizin içinde, keyifli, muhteşem bir çocukluk geçirdim.
Çocukluğunuza dair unutmadığınız “milat” anınız nedir?
Çocukluğumun her anı son derece özel ve eğlenceli geçti.
ece-1Her insanın içinde büyümeyen bir çocuk muhakkak ki var. Peki Ece’nin içindeki büyümeyen çocuğun hayal dünyasındaki evlilik ve çocuk rüyası?
Evlilik hayalleri olan bir kız çocuğu hiç olmadım. Sanırım bu özgürlüğüme fazlaca düşkün olmamdan kaynaklı. Olaki evleneceksem de yurt dışında bir sahil kasabasında sevgilimle baş başa imza atmayı tercih ederim. Şaşalı törenlerden hiç hazzetmem. Kalabalık beni yoruyor.
Çocuk ise her kadının hayali gibi duruyor, tabi ben de istiyorum en kısa zamanda…

ece-3
ece-4Valla vicdanlı ve merhametli olmamın bana pek olumlu getirisi olduğunu söyleyemem. Hep kaybeden ben oldum. O yüzden fazla sert olma kırılırsın, yumuşak olma ezilirsin sözünün doğruluğunu bu yaşımda net olarak kavradım. Ve pek tabi, merhametten maraz da doğuyor imiş. 🙂 Yani fazlası zararmış. Öğrendim.

Benzer Yazılar