Akşehir Nasreddin Hoca Turizm ve Kültür Derneği

0
2889

nasreddin3Nasreddin Hoca Turizm ve Kültür Derneği ne zaman ve nasıl kuruldu, arka planda kimler var ve Akşehir’in turizm sektöründen daha fazla pay alması, daha iyi tanıtılması adına dernekde ne gibi çalışmalar yapılıyor bize biraz bahsedebilir misiniz?

Akşehir’de 1959 yılında az sayıda vizyon sahibi, ön görülü ve kararlı insan tarafından “bir dernek” kuruluyor. Bu derneğin öncülüğünde Akşehirliler; Nasreddin hocayı anlamak, anlatmak ve onun adına her yıl bir şenlik düzenlemek amacıyla yola çıkıyorlar.
1960-1961-1962 yıllarında 20-21-22 haziran tarihlerinde üçer gün olarak kutlanmıştır.1963 yılından 2010 yılına kadar 5-10 temmuz tarihlerinde” 2011 yılından bu güne kadar Nasreddin Hoca Anma ve Mizah günleri olarak kutlana gelmiştir. 02.01.1964 Tarihinde bakanlar kurulu kararı ile kamuya yararlı dernek statüsüne kavuşmuştur. 1973 Yılında ulusal 1974 yılından günümüze dek uluslararası nitelik kazanmıştır.

Nasreddin Hocanın olması gerektiği şekilde sunulup yorumlandığını düşünüyor musunuz?

Bugün şöyle bir geriye dönüp baktığımızda, aradan 56 yıl ve 55 şenlik geçmiş olduğunu görüyoruz. Denilebilir ki; gösterilen bunca özveriyle harcanan bunca emek boşa gitmemiş 1959 yılından beri pek çok sanatsal ve bilimsel ürün gerçekleştirilmiştir. Binlerce yerli,yabancı sanatçı, yazar, gazeteci ve akademisyenin yolu Akşehir’e düşmüş.Kültürel etkileşimler kitlesel coşkular ve güçlü dostluklar kazanılmıştır.
1996 Yılı UNESCO tarafından Nasreddin Hoca yılı ilan edildi. 2006 yılında100’ü aşkın sanatçı, yazar, gazeteci, çizer ve akademisyenden oluşan Danışma Kurulu oluşturulmuş 11 toplantı yapmıştır.
2009 yılında Derneğimiz UNESCO tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras” olarak akredite edilmiştir. İşin kötümser tarafından baktığımızda ise hala başaramadığımız projelerin ve aşamadığımız sorunların varlığını görüyoruz.
Elbette bir küçük Anadolu kentinde uluslararası bir festival düzenlemek boyundan büyük işlere kalkışmak demektir. Ve elbette ki Nasreddin Hoca gibi olağan üstü bir tarihsel kişiliği, bir kültürel mirası anlamak ve anlatmak kolay iş değildir.

Hocanın en önemli özelliği nüktedan oluşu ve bunun yanında tabi ki insanları düşündürmesi aynı zamanda da onlara ders vermesi. Peki Hocanın tescilli kaç fıkrası var. Bir tanesini bizimle paylaşır mısınız?

Nasreddin Hocanın sağlığında belki elli belki seksen fıkrası yaygınlık kazanmış olabilir. Sonradan başka tiplere, başka kişilere ait fıkralarda ona bağlanmış bunlara yenileri eklenmiş fıkra sayıları giderek artmıştır. Bu bakımdan, yaşayagelen “Nasreddin Hoca’nın fıkraları” değil, “Nasreddin Hoca fıkraları”dır. Hocayı ve fıkraları 13.yüzyıl Anadolu halkı yaratmaya başlamış yaratım süreci çağlar boyu sürmüştür. Bu fıkralar artık Türk halkının tümüne mal edilmektedir; Hoca’nın dert çeken, acıkan, ağlayan, bazen uman, isteyen, inanan ve yeri geldiğinde inancıyla alay eden, efkarlanan ve yeri geldiğinde efkarını bir nüktede boğan özellikleri halkın yaratım süreciyle şekillenmiş ve bu günlere gelmiştir .

HOCADAN BİR FIKRA

Hocanın parası çalınmış her namazdan sonra bulunması için dua etmeye başlamış. O sırada Akşehir’in zenginlerinden birinin bindiği gemi fırtınaya tutulmuş. O da;
“Eğer sağ salim memleketime varırsam hocaya iki yüz akçe vereceğim diye adakta bulunmuş. Kurtulup gelmiş, Hocaya parayı vermiş Hoca bir süre düşündükten sonra
“Allah’ım “ Demiş bu ne dolambaçlı yol! Bu parayı nerede yitirdim, sen bana nerede buldurdun! İşine gerçekten de akıl sır ermiyor.(Alpay KABACALI)
Hoca’nın sağlığında ortaya konan yazılı bir eser yok. Nasreddin Hoca sözlü kültürün bir eseri. Hoca’nın fıkralarında gerçeğiyle, uydurma olanı nasıl ayırt edebiliriz?

Bu, kolay üstesinden gelinecek bir soru değildir. Çok çeşitli ölçütler öne sürülmektedir bir örnek olmak üzere Şükrü KURGAN’ın ortaya attığı ölçütleri aktaralım
1.Bir fıkrada sarhoşluk ve içki varsa Nasreddin Hoca bir içki meclisinde gösteriliyorsa.
2.Hocayı zengin, mal, mülk, cariye ve köle sahibi gösteren onun misafirlerine altın tabakla yemek ikram ettiğini anlatan fıkralar
3.Bir fıkrada Hoca ahmak ve sersem gösteriliyorsa ve bu bir sıkıntıdan kurtulmak için aptallık taslamak kendini aptal yerine koymak değilse.
4.Bir fıkrada çapkınlık, iffetsizlik, kadının aldatması ve de kadın aldatma varsa.
5.Bir fıkrada hoca cimri gösteriliyorsa
6-Bir fıkrada tasavvufla ilgili inanç ve sözler Hocaya mal ediliyor Hoca bu tasavvuf olarak tanıtılıyorsa.
7.Bir fıkrada dalkavukluk varsa hoca bir bey ve paşanın emrinde gösteriliyorsa.
8.Bir fıkrada Hocaya mevki sahibi, istediğini zorla yaptıran bir kişilik verilmişse.
9.Bir fıkrada Hoca nesnel kuvvetle güçlü bir insan, genç, çevik bir delikanlı gösteriliyorsa.
10.Bir fıkra uzunsa anlatılması ve okunması dakikalarca sürüyorsa o fıkra Nasreddin hoca fıkrası değildir.

Nasreddin Hoca doğup büyüdüğü topraklar yönüyle bir Anadolu insanı fakat o kadar meşhur olmuş ki doğudan batıya, kuzeyden güneye neredeyse tanımayan yok. Sizce Hoca’nın Dünya’da bu kadar popüler olmasının sebepleri nelerdir?

Hocamızın yöntemi olan mizah ağırlık taşımaktadır ve şenlikler bu niteliğiyle ülkemiz ve dünyada ünlenmiştir. Şenliklerde etkinlikler ve de özellikle yarışmalar mizahın farklı alanlarını içerir şekilde gerçekleştirilmiş; mizahın evrensel dili olan karikatür önemli bir öğe olmuştur. Dünyanın değişik ülkelerinden mizahçılar bilim adamı, yazar ve çizerler ile yine değişik sanat alanından kişiler Nasreddin Hocayı en büyük ustaları olarak tanıtmışlardır.

Şimdi biraz da teknolojiden konuşalım. Teknolojik aygıtları ve sosyal medyayı hem bireyler hem de kurulumlar olarak ne kadar doğru kullanıyoruz sizce Ebru Hanım?

Teknolojik aygıtları ve sosyal medyayı elimizden geldiğince kullanmaya çalışıyoruz. 100’ü aşkın danışma kurulumuz, 300’ü aşkın üyemiz, 50’yi aşkın gönüllü gencimiz ve 20’yi aşkın sıra yarenimizle birlikte sosyal medyayı aktif kullanmaya çalışıyoruz. Ayrıca Nasreddin Hoca ve Turizm Derneği sitesi yapılması düşünülmektedir.

Peki AKINSOFT’un yakın zamanda hayatımıza dahil ettiği Türkiye’de bir ilk olan Garson Robot ADA hakkındaki fikirleriniz nelerdir?

AKINSOFT’un son çalışması olan Garson Robot ADA’yı çok başarılı bir buluş olarak görüyoruz. Başarılarınızın devamını dileriz.

Ebru TEPEOĞLU
Akşehir Nasreddin Hoca Kültür ve Turizm Derneği Başkanı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here