İNCESAZ ile Özgün Müziğin Ruhunu Konuştuk

Herkesin müzik zevki ve tarzı farklı olabilir fakat kaliteli müzik bence göreceli olmayan bir kavramdır. Defalarca dinlenmesine rağmen her seferinde insanı zaman ve mekan kavramından uzaklaştırarak geçmişe ve en masum anılara götüren bu kaliteli müziği üreten insanlar olarak Türk müziğine kattığınız artı değerden dolayı iyi ki varsınız diyerek başlamak istiyorum söze. İlk sorum grubun kuruluşu ve gelişim süreciyle alakalı bize biraz İncesazdan bahseder misiniz?
İncesaz 1997 yılında Murat Aydemir (tambur), Derya Türkan (kemençe) ve Cengiz Onural (gitar) tarafından kuruldu. Üçlü yolculuklarına Cengiz Onural’ın besteleriyle başladı. Zamanla Murat Aydemir bestelerinin yanı sıra geleneksel Türk müziği repertuarından seçtikleri eserleri de kendi zevk ve anlayışlarına göre yorumladılar.

1997’de ilk albümün çalışmaları sırasında gruba Taner Sayacıoğlu (kanun) katıldı ve “Eski Nisan” Kalan Müzik tarafından 1999 Nisan’ında yayınlandı. Daha sonraki bütün İncesaz albümleri de bu firma tarafından yayınlandı.
İncesaz 1999-2001 yıllarında ATV’de yayınlanan İkinci Bahar dizisine müzik yaptı ve bu dizinin soundtrack albümü de aynı yıllar içinde yayınlandı.
2001’de Akın Aral (bas gitar) gruba katıldı. Melihat Gülses’in solistliğini yaptığı “Eylül Şarkıları” 2002’de yayınlandı. 2003’de Engin Gürkey (vurmalı çalgılar) İncesaz’a katıldı. 2004’de Cihat Aşkın, Hakan Şensoy, Efdal Altun ve Hakkı Öztürk’ten oluşan yaylı çalgılar dörtlüsünün de yer aldığı “İstanbul’a Dair” yayınlandı. 2001-2005 yıllarında İncesaz ATV’de yayınlanan “Ekmek Teknesi” ve TRT’de yayınlanan “Çınaraltı” dizilerinin müziklerini yaptı.
Dilek Türkan’ın solistliğini yaptığı ve içinde Türk tangolarından seçkiler olan “Mazi Kalbimde” 2005’de yayınlandı. Cengiz Özkan’ın solistliğini yaptığı, türkülerden oluşan “Elif” 2007’de yayınlandı. 2003 yılından itibaren zaman zaman İncesaz konserlerinde yer alan Türker Çolak (vurmalı sazlar) bu albümle birlikte gruba dahil oldu.

Yine Dilek Türkan’ın solistliğini yaptığı “Kalbimdeki Deniz” 2009’da yayınlandı. Bu albümde İncesaz grubunun çalışmalarında kurulduğu günden bu yana yer alan Bora Ebeoğlu da solo bir şarkı seslendirdi.

2008 yılında THY’nin kuruluşunun 75. Yılı vesilesiyle İncesaz’dan özel bir beste istendi. Bunun üzerine Macar Radyo Senfoni Orkestrasıyla birlikte “Yollar” isimli CD ve DVD’den oluşan bir çalışma yapıldı ve özel bir konser verildi. İçinde Dilek Türkan’ın da solist olarak yer aldığı “Yollar” daha sonra 2011 yılında Kalan Müzik tarafından yayınlandı.
2009 yılında “Berlin Filarmoni” konser salonunda gerçekleşen İncesaz konseri ile Volkan Hürsever (kontrbas) İncesaz grubuna dahil oldu.
Ezgi Köker ve Bora Ebeoğlu’nun solistliğini yaptığı “Geçsin Günler” 2014 Şubat’ında yayınlandı. Emre Erdal (kemençe), Hakkı Öztürk (viyolonsel), Evrim Güvemli (klarnet) ve Burak Erdem yönetimindeki Rezonans Akapella Korosu bu albüme misafir olarak katıldılar. Emre Erdal daha sonra İncesaz grubunun bütün konserlerinde yer aldı.

Peki neden grubun ismine İncesaz denildi var mı bir öyküsü?
İncesaz grubu 1996-1997 yıllarında sevgili Cengiz Onural’ın öncülüğünde Derya Türkan ve Murat Aydemir tarafından kuruldu. İlk albümümüz Eski Nisan’ın kayıtları tamamlandıktan sonra albümün çıkması için hazırlıklara başladık. Grubumuza bir isim bulmalıydık. Cengiz abi Derya ve ben bir akşam oturduk şiir kitaplarını, müzik kitaplarını karıştırırken birden ortaya incesaz lafı düştü. Hepimizin çok içine sindi ve İncesaz ismini kullanmaya karar verdik. İncesaz yaptığımız müzikle örtüşen bir isim. Sonradan sonraya ne kadar isabetli ve güzel bir isim seçtiğimizi daha iyi anladık.

Sadece müziğinizle değil söz yazarlığınızla da bence çok özel bir yeriniz var buradan yola çıkarak bu güne kadar size ilham kaynağı olan şair ve yazarlar kimlerdir desem?
Şiir ve genel olarak edebiyat sever ve okuruz. Herkesin olduğu gibi bizim de “en sevdiklerimiz” vardır. Ancak özel olarak İncesaz’ı etkilediğini düşündüğümüz iki isim Ahmet Hamdi Tanpınar ve Edip Cansever’dir. Bu iki üstat albüm ve eser isimlerimize, şarkılarımızda kullandığımız imgelere kadar sirayet etmiştir. Şarkılarımızın “ben seni sevdim, sen bana küstün” kalıbının dışına taşmasını isteriz, hepsinin muhakkak bir hikayesi, bir alt metni vardır.

incesaz2Grubun en güzel özelliklerinden birisi de sürekli kendini yeniliyor olması ki gerçek sanatkarlıkta bunu gerektirir. Müzik üretirken size esin kaynağı olan mekanlar var mı ?
Elbette. Müziğimize en çok ilham kaynağı olan mekan İstanbul.

İstanbul yozlaşan büyük bir metropol. Nesi size ilham veriyor diyebilirsiniz?
Biz İstanbul’un hem mana tarafından hem de madde tarafından besleniyoruz. İstanbul çok güzel, romantik ve büyüleyici bir şehir. Büyük bir kültür mirası ve birikimi bünyesinde taşıyan bu şehrin bu gün geldiği nokta O’nun kabahati değil ki! İstanbul hala maddesiyle, manasıyla ilham alınacak bir şehir. İlham alınamayacak yönlerini görmemezlikten geliyoruz hepsi bu.

Piyasa şartları ve popüler kültürün dikte etmeye çalıştığı hızlıca tüketilen gündelik müzik tarzının sizi etkilemeyeceğini biliyoruz. Peki İncesaz bu sistemin içinde kendisini özgün kılmak için neler yapıyor?
İncesaz kurulduğundan beri “piyasa” dan uzak durmayı tercih ederek kendine farklı bir yol çizdi. Tabi ki hedeflerimiz vardı. Bizi seven, dinleyen, destekleyen bir kitlemiz olsun istedik. İlk albümümüze 1/ Eski Nisan derken 10/ … albümünü bir gün yapabilmeyi hedefledik. Çok konser vererek müziğimizi geniş kitlelere duyurmak istedik. Albümlerimiz çok satsın istedik. Ancak bu istekler için içimizden gelen müzikten hiç taviz vermedik. Bir an için bile inanmadığımız bir iş yapmayı düşünmedik. Samimiyetle önce kendi içimize sinecek ve bizim de dinlerken zevk alacağımız müzikler üretme gayretinde olduk.

Teknoloji artık hayatımızın her alanında kendini gösteriyor peki sizlerin teknolojiyle arası nasıldır yenilikleri takip eder misiniz?
Elbette : ) İncesazın kayıtlarını ve mixlerini Cengiz abi yapıyor. Masteringlerimizi Bora Ebeoğlu yapıyor. Özellikle kayıt teknolojileri konularında Cengiz abi ve Bora Ebeoğlu uzman. İncesazın diğer üyeleri de çok farklı alanlarda teknolojiyi iyi kullanan müzisyenler diyebilirim.

Grubunuzun kurucusu Cengiz Beyin profesyonel müziği mühendisliğe tercih ettiğini ve 7 yıl mühendislik yaptığını biliyoruz. Bu süreçten biraz bahsedebilir misiniz Cengiz Bey ve bir Mühendis olarak AKINSOFT’un yakın zamanda hayatımıza dahil ettiği Türkiye’nin ilk garson robot ADA hakkındaki fikirleriniz nelerdir?
(Cengiz Onural cevaplıyor) Yedi sene çeşitli firmalarda yazılım alanında çalıştım. Bu yedi sene süresince birkaç ürünün tasarlanmasına, geliştirilip bitirilmesine, satışa sunulmasına ve daha sonrasında yine geliştirilmesine tanıklık ve işçilik ettim. Düzgün ve çalışır yazılımların nasıl bir süreçten geldiğini bilir ve takdir ederim. Söz ettiğiniz çalışma ADA’yı da az önce açıkladığım nedenlerden ötürü takdir ediyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.

Benzer Yazılar