Konya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdür Vekili Yusuf KARAARSLAN ile 5 Haziran Çevre Günü Hakkında Konuştuk

Konya-Valiligi-cevre-ve-sehircilik-il-Mudur-VekiliÇevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü neler yapar? Faaliyet alanları nelerdir?
Bildiğiniz gibi Anayasamızın 56. Maddesinde “Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” hükmü yer almaktadır.

Müdürlüğümüz, 644 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın taşra teşkilatı olarak, kanunda belirtilen işleri (imar, tabiat varlıkları, kentsel dönüşüm, yapım, proje, yapı kooperatifleri vb. gibi) İş ve Çevre Mevzuatı kapsamında denetim sorumluluğunu yerine getirmektedir.

İlimizde bulunan sanayi tesisleri, maden ocaklarının kuruluşundan itibaren çevreye olabilecek etkilerin minimize edilmesi ve bu tesisler ile sağlık kuruluşlarından kaynaklanacak atıkların, ilgili kanun ve yönetmelikler çerçevesinde bertarafının sağlanması konusunda denetimler yapmakta görevli, denetçi bir kuruluştur.

Doğanın ve çevrenin korunması için ne gibi planlarınız var?
Kurumumuz Bakanlığımızca çıkartılan Çevre Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkartılan Yönetmelikler çerçevesinde denetimler yapmaktadır.

Özellikle sanayi tesislerinin kuruluş aşamasından itibaren çevreye olabilecek etkileri bir dizi izin sürecinden geçmekte olup, bu tesislerin faaliyetleri aşamasında da İl Müdürlüğümüz ve Bakanlığımız tarafından denetimlere tabii tutulmaktadır.

Üretim yapan bütün tesislerin doğaya ve çevreye olumsuz etkilerinin olmaması için her türlü tedbirler tarafımızdan aldırılmaktadır.

Doğa ve çevrenin korunması için odalar, Organize Sanayi Bölge Yöneticileri ve sanayicilerle toplantılar yapılmakta, yatırımcılara çevre mevzuatı konusunda eğitimler verilmekte, sorumlulukları hatırlatılmakta, tesisler denetlenmekte, denetimde varsa hedeften sapmalar tespit edilerek, hedefe ulaşacak değerlendirmeler yapılmaktadır.

Toplum olarak veya bireysel olarak doğaya daha saygılı olmayı öğretmek için yaptığınız çalışmalar var mı?
Bakanlığımız ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında yapılan protokol çerçevesinde çocuklarımızın ve gençlerimizin doğaya daha duyarlı olması, doğa sevgisinin aşılanması, çevre bilincinin oluşması ve bunu bir yaşam tarzı olarak benimsemesi için merkez ve diğer ilçelerimizde okullara çevre konusunda eğitimler verilmektedir.

Bunun dışında talep eden okullar, sağlık kuruluşları, anız yangınının önlenmesi konusunda çiftçilere ve askeri tesislere de çevre bilinci konusunda eğitimler verilmektedir.

İlginç bir örnek vermek gerekirse; geçmiş yıllarda Merkez Cezaevinden de gelen talep neticesinde tutuklu ve hükümlülere çevre bilinci konusunda eğitim verilmiştir.

Ayrıca sektörel bazda sanayi temsilcileriyle toplantılar yapılarak çevre mevzuatı hakkında bilgiler verilmektedir.

Yeşil ekonomi ile ilgili neler söylemek istersiniz? Bu alanda ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?
Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri kapsamında çevreyi korumak ve yaşam kalitesi yüksek mekanlar oluşturmak, yerleşmeye, çevreye ve yapılaşmaya dair yönetim planları hazırlayarak uygulamaları izlemek ve denetlemek, yasal şartlar doğrultusunda hizmet alanlarının beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayarak halkımızın memnuniyetlerini artırmak yönünde çalışmalarımız devam etmektedir.

Ekonomik gelişmenin çevreyle uyumlu ve dengeli bir biçimde yürütülmesi bilinciyle hareket edilmesi gerekmektedir.

Çevre denince aklımıza sadece toprak ağaçlar gibi türler gelir. Fakat doğada yaşayan canlılar da bu çevresel faktörlerden etkilenmektedir. Onlar için olumsuz şartları ortadan kaldırmaya yönelik yapmış olduğunuz çalışmalar var mı?
Bildiğiniz gibi hava, su ve toprak kirliliği tüm canlıların yaşamında olumsuz etkiler bırakır. Çalışmalarımızda, Dünyanın atalarımızdan bize bırakılan bir miras değil, çocuklarımızın bir emaneti olarak görmekteyiz. Bu kapsamda; kirliliğini önlenme ve hava kalitesinin iyileştirilmesi çalışmaları için Bakanlığımız, Hollanda Çevre ve Halk Sağlığı Enstitüsü, Büyükşehir Belediyesi ve Müdürlüğümüz ile birlikte yürütülen ve 2012 yılında tamamlanan IKONAIR (BÜYÜKŞEHİRLERDE HAVA KALİTESİ YÖNETİMİNİN GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ) projesi ile hava kalitesi detaylı bir şekilde çalışılmış ve tüm olumlu olumsuz senaryo değerlendirmeleriyle 2012-2019 yıllarını kapsayan geniş kapsamlı eylem planları yapılmıştır. Konya’da yapımına başlanılan ve 2015 yılı içerisinde faaliyete geçecek olan Konya dahil, 10 ilin hava kalitesinin takibi için temiz hava merkezi kurulmaktadır.

İlimizde bulunan 4 adet sabit hava kalitesi ölçüm istasyonu ile veriler meteorolojik faktörler eşliğinde değerlendirilmektedir.

Mahalli Çevre Kurulu Kararı ile ısınmada kömürden doğalgaza geçiş hızlandırılmış ve üretiminde yüksek miktarda kömür kullanan sanayi tesislerinin doğalgaza geçiş çalışmaları devam etmektedir.

Anız yangınlarının önlenmesi konusunda Mahalli Çevre Kurulunda alınan kararlar, ilgili kurumlar ile çiftçilerimize duyurulmaktadır.

Su kirliliğinin önlenmesi amacı ile alıcı ortama arıtılmış atıksu deşarjı yapan tesislerden periyodik olarak numuneler aldırılıp analiz sonuçları değerlendirilmektedir.

Birçok çevreci Sivil Toplum Kuruluşu faaliyet göstermekte. Onlarla ortak yürüttüğünüz çalışmalar var mı?
Çevre kirliliğinin önlenmesi adına sivil toplum kuruluşlarının yapmış olduğu çalışmaları önemsiyor ve düzenledikleri toplantı, panel ve çalıştaylara paydaş olarak katılıyoruz.

Sivil toplum kuruluşlarından gelebilecek her türlü önerilere ve çalışmalara açığız.

Bilgi ve belge konusunda taleplerini karşılıyor, toplantılarda ilimizde kirliliğin önlenmesi konusunda yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verip sunumlar yapıyoruz.

Çevrenin korunmasında en büyük faktör atıklar sanırım. Atıklar için ne gibi çalışmalar ve kontroller gerçekleştiriyorsunuz?
Sanayi tesisleri, maden ocakları, sağlık kuruluşları vb. gibi tesislerden kaynaklanan atıkların ilgili yönetmeliklerde belirtilen hususlar doğrultusunda bertarafının yapılıp yapılmadığı konusunda denetimler sürekli yapılmaktadır.
Arıtılmış atıksu deşarjı yapan tesislerden numuneler aldırılıp analizleri yaptırılmakta sonuçlar değerlendirilmektedir.

Tehlikeli atıkların işletmelerde depolanması ve bertarafına kadar geçen süreçlerin takibi yapılmakta, Ulusal Atık Taşıma Formları kontrol edilmektedir.

Ambalaj üretici firmaların, piyasaya süren işletmelere vermiş oldukları ambalaj miktarları ve işletmelerin satış sonrası kullandıkları ambalaj miktarları tespit edilmektedir.

Söz konusu işletmelerin piyasaya sürülen ambalaj malzemelerinin yönetmelikte belirtilen oranlarda geri dönüşümün yapılıp yapılmadığı kontrol edilmektedir.

Ayrıca bir önceki yıla ait yapılması gereken atık beyanlarının süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı konusunda da sistem üzerinden kontroller yapılmaktadır.

Teknoloji ve doğayı koruma arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz? Ve teknolojik gelişmelerin bu alanda ne kadar verimli kullanıldığını düşünüyorsunuz?
Nüfus hızla artmaktadır. İnsan ihtiyaçları da doyumsuzdur. Tüketim toplumları, israf ekonomisi oluşmaktadır. Buna bağlı olarak ihtiyaçların karşılanması açısından üretim faaliyetleri sürekli bir artış içerisindedir.
Kirliliğinin önlenmesi açısından çevre teknolojilerinde gelişmeler umut vericidir. Örneğin en yakından ilimize ait örnek verecek olursak, KOSKİ’nin kurmuş olduğu ileri teknolojiye sahip atıksu arıtma tesisinden çıkan arıtılmış atık suyun yeşil alanlarda sulama suyu olarak kullanılması ve arıtma çamurundan oluşan gazın doğaya bırakılmadan elektrik enerjisinde kullanılması önemlidir.

Yine bertaraftı zor olan bazı kimyasal ve petrol ürünü atıkların, izinli tesislerde yakılarak enerji kazanımı sağlanmaktadır.

Tavuk dışkısının fermantasyon ile tarımda gübre olarak kullanılması yönünde geliştirilen teknoloji sayesinde, öncesinde doğaya bırakılan tavuk dışkısındaki ürik asit nedeniyle toprağın ve yeraltı suyunun kirlenmesinin önüne geçilmektedir. Yine tavuk dışkısından biyogaz üretimi ile elektrik enerjisi elde edilmektedir.

İlimizde bulunan tavukçuluk tesislerinin de bu teknolojik gelişmeleri uygulaması konusunda beklentimiz bulunmaktadır.

Günümüzde “Endüstriyel Simbiyoz (endüstriyel ekoloji)” kavramı öne çıkmaya başlamıştır. Endüstriyel simbiyozda firmaların alabileceği atık ve yan ürünler, yeni ürün olarak değerlendirilmekte buna bağlı olarak da atık miktarı azalmaktadır. Atık geri kazanım ve bertaraf teknolojileri gelişmektedir. Bu konuda sanayicilerin teşvik edilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir.

Teknoloji firması olan AKINSOFT insansı robotların seri üretimine geçmeyi hedeflediğini duyurmuştu geçtiğimiz günlerde. Siz bu insansı robotları bu alanda kullanmayı düşünür müsünüz? Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?
Özellikle insan sağlığını olumsuz etkileyecek tehlikeli atıkların, tıbbi atıkların toplanması ayrıştırılması ve geri kazanımı konusunda faaliyet gösteren tesislerde insan yerine bu tür teknolojik robotların kullanılmasının olumlu bir katkı sağlayacağını düşünüyorum. Aynı zamanda çalışandan kaynaklanabilecek olası kaza ihtimallerinin azalacağının düşünüyorum.

Son olarak 5 Haziran Dünya Çevre Günü hakkında neler söylemek istersiniz? Bu güne özel Müdürlüğünüzün etkinlikleri oluyor mu?
Bilindiği üzere, 1972 yılında Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda ilan edilmiş tarihi bir gün olan 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün amacı; doğal çevreyi koruyarak sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda, insanların refah içerisinde yaşamalarını sağlamaktır. Dünya Çevre Günü, çevre konusunda dikkat çekmek bir farkındalık yaratmaktır.

Çevre deyince aklımıza gelen su, hava, toprak ve bazen de ağaçlarsa da aslında çevre EVREN ve evrendeki her şeydir. Çevre sadece insanlar için değil evrendeki her türlü canlıya yaşam alanıdır.

Nüfusun artmasıyla daha uzun ömürlü olan besin maddeleri ve bunları koruyucu katkı maddeleri ile ambalajlar oluşturuldu. Üretimin artması için genetiği değiştirilmiş gıdalar, kimyasallar ve zirai ilaçlarla beslendi ve biriken stokların erimesi için insanoğlu daha fazla tüketime zorlandı. Halen yanlış öğretilmeye devam eden iktisat terimi aslında söylendiği gibi “kıt kaynaklarla sınırsız ihtiyaçların karşılanması” değildir. İktisat “sonsuz kaynakların, ihtiyaçların sınırlanarak kullanılmasıdır”

Çevre hava, su ve topraktan ibaret olmadığı gibi israfta sadece ekmek, su ve oksijenden ibaret değildir. Nedense her zaman “şu kadar ekmek israf oldu, barajlar dolmadı, hava kirliliği arttı” diye feryat ediyoruz? Hepimiz iyi biliyoruz ki israf; akla gelebilecek her türlü ihtiyacın karşılandıktan sonra saçıp savurulandır, diğer canlıların hakkına girmektir.

5 Haziran Dünya Çevre Gününde farkındalık yaratmak ve dikkat çekmek için çeşitli faaliyetler yapılmaktadır. Faaliyetlerimiz, özellikle hedef kitle olarak geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız ve gençlere yöneliktir. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve okullarımız başta olmak üzere ilgili kurumlarla ortak olarak hazırlanmış programlarda çevre yürüyüşleri yapılmış, çevreci okullar seçilerek okullar bilgisayar ile ödüllendirilmiş ve en çevreci sanayiciler seçilerek plaketlendirilmiştir.

Okullarda şiir, kompozisyon, resim yarışmaları düzenlenmiş, dereceye giren öğrenciler altın ve bisiklet ile ödüllendirilmiştir.

Ayrıca Alaaddin çevresinde öğrencilerden sevgi çemberi oluşturulmuştur.

Bu yılda günün önemi ve anlamı açısından yapılacak olan etkinlik çalışmalarına başlanmış olup, etkinliğin daha kalıcı olması için kişi ve kurumlardan gelebilecek her türlü önerilere açık olduğumuzun, halkımız tarafından bilinmesini isterim.

Konya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdür Vekili Yusuf KARAARSLAN kimdir?

1966 yılı Sivas doğumluyum, İTÜ mühendislik fakültesi Elektrik Elektronik mühendisliğini 1988 yılında tamamladım. Askerlik hizmetinden sonra 1990-2002 yıllarında Bayındırlık ve iskan Bakanlığı Yozgat il müdürlüğünde kontrol mühendisi olarak görev yaptım. 2002-2011 yılları arasında Konya İl Müdürlüğünde kontrol mühendisi olarak görev yaptım, 644 sayılı kanun ile oluşan Çevre ve şehircilik Bakanlığı Konya müdürlüğünde Şube müdürlüğü, İl Müdür Yardımcılığı ve Şubat 2015 tarihinden itibaren İl müdür Vekili olarak görev yapmaktayım. Evli ve 2 Çocuk babasıyım.

Teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.

Benzer Yazılar