AKINSOFT Genel Merkez AKINSOFT 18 Aralık 2017 (0) (1950)

Endüstri Tarihine Yolculuk ve 4.0

Bir çoğumuz endüstri ile ilgili ortaokul ve lise kitaplarında kalan bilgilere sahibiz. Endüstriyel devrimin oluşmasında önemli rol oynayan James Watt’ın modern buhar makinesini geliştirmesi, makineleşmenin İngiltere’nin tekstil sektörü ile birlikte ivme kazanması gibi… Sanayi devrimi; tekstil, metal, ziraat, ulaşım, ekonomi ve sosyal yaşamdaki yeniliklerle başlamıştır ve tarihin en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Sanayi devriminin doğduğu yer İngiltere’dir. Ekonomik ve sosyal bakımlardan bütün dünyayı etkileyen 1.Sanayi Devrimi, İngiltere’nin ardından Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya’ya sıçramış ve ardından bütün dünyaya yayılmıştır.Bir çoğumuz endüstri ile ilgili ortaokul ve lise kitaplarında kalan bilgilere sahibiz. Endüstriyel devrimin oluşmasında önemli rol oynayan James Watt’ın modern buhar makinesini geliştirmesi, makineleşmenin İngiltere’nin tekstil sektörü ile birlikte ivme kazanması gibi… Sanayi devrimi; tekstil, metal, ziraat, ulaşım, ekonomi ve sosyal yaşamdaki yeniliklerle başlamıştır ve tarihin en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Sanayi devriminin doğduğu yer İngiltere’dir. Ekonomik ve sosyal bakımlardan bütün dünyayı etkileyen 1.Sanayi Devrimi, İngiltere’nin ardından Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya’ya sıçramış ve ardından bütün dünyaya yayılmıştır.İngiltere’de 1760-1850 yılları arasında yaşanan Sanayi Devrimi, diğer Avrupa ülkeleri ve ABD’de gecikmeyle başlamıştır. Devrimi başlatan en önemli etkenler tekstil, buhar makinesi ve demir üretimi olmuştur. Endüstri 4.0 a gelene kadar olan sürece kısaca göz atalım.Sanayi Devrimi öncesinde Avrupa’da halkın büyük kısmı köylerde yaşıyordu. Halk fakir ve milli geliri çok düşüktü. İngiltere’de  John Kay, 1733’te  “uçan mekik”  icadıyla kumaş dokuma hızını artırdı. Bu buluşla dokuma  hızını öyle artırdı ki, çıkrıkla çalışan iplik eğiricileri iplik yetiştiremez oldular. Giderek artan dokuma ipliği gereksinimini karşılamak üzere İngiltere’de birçok kişi yeni eğirme yöntemleri aramaya başladı. İngiliz mucit J. Hargreaves 1764 yılında 8 makara ipliği eş zamanlı olarak birlikte eğirebilen çıkrığı keşfetmesinden sonra bir çıkrıkla 120 makarada iplik eğirebilme olanağı doğdu. Devrim öncesinde tekstil fabrikalarında mekik ve çıkrık akar su gücüyle çalışıyordu. James Watt’ın dairesel hareket yapan modern buhar makinesini düzeneği bulması ile buharla çalışan ilk tekstil fabrikaları İngiltere’de kuruldu. Böylece İngiltere tekstilin başkenti olup, daha nitelikli ve düşük fiyatlı tekstilleri dünyanın her yerine satmaya başladı. Buhar makinesi aynı zamanda kömür ocaklarında kullanılmaya başladı ve verim arttı. Buharlı gemiler ve buharlı trenlerin kullanılmasıyla üretilen ürünlerin başka ülkelere taşınması hızlandı. Bütün bu gelişmeler beraberinde İngiltere’de Sanayi devrimini başlatmış oldu. Sanayi devriminin başlamasıyla bu gelişmeyi yaşayan ülkelerin ürettikleri hizmet ve ürünler için pazar alanları genişledi ve milli gelirleri arttı. Kısaca 1. Sanayi Devrimi 18. yüzyılda başlayıp 19. yüzyılın ortalarına kadar süren “Makineleşme Çağı“ olarak adlandırılan endüstrileşme sürecidir. 1. Sanayi devriminin en önemli özelliği makina kullanımının artmasıyla ve yaygınlaşmasıyla büyük fabrika sayısının artmasıdır.  Böylece, tarım işçilerinin oluşturduğu toplumdan, fabrikalarda makinelerle ürün ortaya çıkaran nüfusa doğru bir değişim olmuştur. Bunun devamında gelen İkinci Sanayi Devriminin başlangıcında ise gelişmeye başlayan elektrik teknolojisi dünyada esaslı farklılıkları beraberinde getirip insan hayatını tamamen etkileyecek bir hale getirmiştir. Elektriğin özellikleri 19. yüzyılda keşfedilip geliştirilmeye başlanmış ve 2. Endüstri Devriminin başlangıcının temelini oluşturmuştur. İngiliz mucit Henry Bessemer’in icat ettiği ucuz çelik üretim yönteminin yaygınlaşması da İkinci Sanayi Devrimi’nin başlamasında önemli etkisi olmuştur. İkinci Sanayi Devrimi “Teknoloji  Devrimi” olarak da adlandırılır.3. Sanayi Devrimi  dönemi ise  elektronik ve  bilişim teknolojilerinin kullanımını, bunların oluşum süreçlerini ve meydana getirdikleri yeni yöntemler köklü değişiklikler denilebilir. Bütün bunlara bağlı olarak da Endüstri 4.0’ın kendi başına yeni bir oluşum değil uzun senelerde gelişen bir süreçte ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Endüstri 4.0’ı basit bir şekilde tanımlayacak olursak tamamen makineleşme sistemi diyebiliriz. Verimliliğin ve otomasyonun artması hedeflenerek cihazların bir iletişim ağı üzerinden birbirleri ile haberleşmesi demektir. İlk sanayi devrimi buharlı makinelerle, ikinci sanayi devrimi elektrikle, üçüncü sanayi devrimi dijitalleşme ile geldi. Endüstri 4.0, ucu açık olan dördüncü sanayi devrimidir.Endüstri 4.0, Almanların liderliğinde geliştirilmiş ve Almanların 2011 yılında isimlendirdiği, meydana getirilen hizmeti daha kısa sürede daha az maliyetle yapan, az enerji tüketimiyle fazlasını stoklayarak , hataları en aza ya da sıfıra indiren üstün bir üretim sistemidir. Bu sistemdeki amaç insanların beden gücünü sıfıra indirip, bilgi, kabiliyet ve yaratıcı gücünü ortaya koyarak meydana getirilecek hizmeti dijital bağlantılar sayesinde teknoloji ile bütünleşmiş yapay zekalı robotlara yaptırmaktır. İlk akla gelenlerden biri de bu teknolojinin yaygınlaşmasıyla çalışan işçi sayısının azalmasının söz konusu olmasıdır. Ancak bu teknolojiler  beraberinde yeni iş kollarını da getirecektir. Endüstri 4.0’ın temel amacı insan hayatını kolaylaştırmak olduğundan yıllardır aynı işi yapmak için saatlerce çalışsan insanların beden gücünü ortadan kaldıracak yaratıcı ve düşünme kabiliyetlerini geliştirecektir. Böylece kendilerini sürekli geliştirip araştırmalarında daha kısa sürede daha hızlı yol alabileceklerdir. Bu teknoloji tamamen hayatımıza girdiğinde ise bilgisayar, yazılım, sosyal medya uzmanlığı gibi iş alanlarının artmasından eğitim sistemine kadar bir çok gelişmeyi ve değişimi de beraberinde getirecektir. Dünyada endüstri 4.0 daha yakın düzeylerde olan Almanya’nın seviyesi 3.0-3.5 arasındadır. Zaten endüstri 4.0’ın temelinde Almanya vardır. Peki biz ülke olarak Endüstri 4.0’ın neresinde miyiz? Endüstri 4.0  büyümekte ve gelişmekte olan ülkemizdeki sanayi kuruluşları için önemli bir vesiledir. Firmalar bu devrimin getirdiği teknolojik fırsatlarla iş süreçlerine ivme kazandırıp verimlilik grafiklerini hızla yükseltebilirler.Firmaların hedeflerinde olan verimliliği artırmak, hedef kitleye hızlı cevap verebilmek, rekabet anlayışı sağlayabilmek için dijital dönüşüm şarttır. Ülkemiz şimdilerde endüstri konusunda 2.5 civarındadır. Endüstri 4.0’ı yakalayabilmemiz için yapay zeka, robotik teknolojiler alanlarında daha hızlı ve çok çalışmamız gerekiyor. Ülkemizde robotik sistemlerin yaygınlaşması ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Robotlardan günümüzde  üretim sistemlerinden tarım uygulamalarına, tanıtım, eğitim, ulaşım, eğlence, sağlık sektöründe ameliyatlarda kullanmaya kadar bir çok alanda yararlanılmaktadır. Bu alanlara bakıldığında geleceğin  üretim sistemlerinde Endüstri 4.0 kapsamında kullanılabilecek robotlar adına ülkemizde AKINROBOTICS firması büyük bir adım atıp “Dünya’nın İlk İnsansı Robot Fabrikasını kurarak robotik teknolojiler alanında ülkemizde öncülük eden örnek firmalardandır.AKINROBOTICS  Dünya’nın İlk İnsansı Robot Fabrikası Türkiye‘de  Endüstri 4.0 a geçiş döneminde bu süreci geliştirme amacındadır. Konya’da bulunan AKINROBOTICS Robot Fabrikası, Türkiye’de ilklerin öncülüğünü üstlenen bir firma olarak, sorumluluklarının bilincinde olan, bilgi ve teknolojinin gücüne inanıp robotik teknolojiler alanında çalışarak ülkemize endüstri 4.0’ ı getirmek için gece gündüz çalışmalarına devam etmektedir. AKINSOFT firması olarak 2010 yılında gerçekleştirmek için hedefledikleri “Robotik Teknolojiler konusunda Ar-Ge çalışmalarını başlatma” çalışmalarına 2009 yılında başlayarak; 2011 yılında Türkiye’nin ilk tarım robotları olan PNCR-1’i ve PNCR-2’yi üretti. İnsansı Robot Projesi kapsamında yürüyebilen, konuşabilen, sorulan sorulara cevap verebilen, matematiksel işlemleri kolaylıkla yapabilen, görüntü takibi yapabilen ve verilen komutları eksiksiz yerine getirebilen ilk insansı robot prototipleri Akıncı serisinde yer alan AKINCI-1’i, AKINCI-2’yi ve AKINCI-3’ü (AKINOID) bizlere tanıttı. Hostes ve Garson robotlar  ADA -2,  ADA-G3, ADA-H3, ADA-G4, ADA-H4 robotlarını üretip, Robotik Teknolojiler üzerine yapmış olduğu çalışmaları aktif olarak görebileceğiniz, bizzat komut verip servisiyle istediğinizi yiyip, içebileceğiniz robotların hizmet ettiği  Türkiye’nin ilk ve tek robotik uygulama merkezi niteliğinde teknolojiyle lezzetin buluştuğu bir mekanı hayata geçirmişti. Şimdilerde ise çalışmalarına devam ettikleri ve tamamlanmasına çok az bir süre kalan garson ve hostes robotların özelliklerinin sentezlendiği yeni üretim olan Robot ADA GH-5’in çalışmalarına büyük bir titizlik ve ihtimamla devam ediliyor. Havaalanlarında, otogarlarda, otellerde, alışveriş merkezlerinde, mağazalarda, marketlerde, restoran ve kafelerde, fuarlarda, konserlerde, açılış, kutlama gibi organizasyonlarda, eğitim kurumlarında, hastanelerde görevlendirilebilecek olan yeni robot ADA-GH5 insan hareketlerini taklit edebilen eklem yapısına sahip kollarıyla programlanabilir birçok hareket yapabilmektedir. Bununla birlikte verilen koreografi doğrultusunda dans etme, broşür dağıtma, garsonluk hizmetleri (mutfaktan servis alma, masaya servis verme), ürün tanıtımı, stereo kamera sayesinde derinlik algılama, eğitimlerde çalıştığı alanla ilgili cevap verebilme, internet üzerinden sorulan sorulara anında yanıt sunabilme gibi birçok özelliğe sahip olup, resepsiyon görevlisi, anons görevlisi, karşılama hostesi, eşya taşıyabilme, temizlik gibi geniş hizmet alanlarında görevlendirilecek.Endüstri 4.0’ın bize getireceği yenilikleri tekrar hatırlarsak hızlı, en az hata ile üretim olacaktır. Teknoloji hızlı bir şekilde gelişiyor ve bu gelişmeye de bizim muhakkak uyum sağlamamız gerekiyor. Sonuç olarak ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak ve çağdaşlaşmak adına endüstri 4.0’ı ülkemize bizler getirmek için çalışmalarımıza hızlandırıp nitelikli ürünler ortaya koymak zorundayız.

Benzer Yazılar