“56 Yıl” Gizlenen Gerçek Tarihin İlk Kadın Doktoru

0
568

Danzer, her sabah getirdiği havluları Bulkley’nin kıvrımlı hatları belli olmasın diye O’nun vücuduna sarar, geniş görünmesi içinde omuzlarına yerleştirerek Bulkley’i güne hazırlar.

İnsanlık var olduğundan bu yana, hemen her insanın kendi iç dünyasında saklı kalmış, yaşamı boyunca belki de kimselere söylenmemiş ya da söylenememiş düşünceler veya yaşanmış olaylar vardır. Kimi zaman uzun süreler saklanan, kimi zaman da ancak yaşamın bitimiyle ortaya çıkabilen sırlar gibi. Bir insanın o kadar uzun süreler bir sırrı nasıl saklayabildiği sorusu da ayrı bir araştırma konusu olsa gerek. Bu sırlar hayatın içerisinde olan ve çok küçük sayılabilecek birtakım durumları konu alabildiği gibi kimi zaman da, doğrudan insan hayatını ilgilendiriyor olabilir. İşte bu duruma verilebilecek en önemli örneklerden biri, birçok insanın adını dahi duymadığı bir isim: Margaret Ann Bulkley.

Bugüne kadar, dünya tarihinde ilk kadın doktor olarak kayıtlara geçmiş isim Elizabeth Blackwell olarak biliniyordu. Fakat bilinenin aksine ilk kadın doktor, her ne kadar kadın olduğunu yaşamı boyunca gizlemeyi başarmış da olsa Margaret Ann Bulkley’di. Blackwell’den yıllar önce doktor olmuş fakat o dönemin şartlarının, bu işi kadın kimliği ile yapmasına imkân sağlamaması nedeniyle de, ölümüne kadar kadın olduğunu gizlemişti. Yaşadığı dönemin toplumsal düzeninin kısıtlayıcı ve adaletsiz yaklaşımını aşmak için erkek kılığına giren ve adını değiştiren Bulkley’nin kadın olduğu, ancak öldüğünde anlaşılabilmişti.

Margaret Ann Bulkley, 1789 yılında İrlanda’nın Cork kentinde dünyaya gelir. Henüz 14 yaşındayken, ailesinin içerisinde bulunduğu maddi zorluklar nedeniyle babası hapse düşer. Bu nedenle Bulkley ve annesi yaşamlarını idame ettirebilmek için, Londra’da bulunan amcasının evine sığınmak zorunda kalır. Londra O’nun için hayatının değişim noktası olur. Çünkü orada, amcası James Barry’nin sosyal çevresinin içerisine girme imkânı bulur. Bu sosyal çevrenin de etkisiyle ailesi, Margaret Ann Bulkley’nin bir öğretmen olmasını ister ve ona sürekli bu yönde telkinde bulunur. Fakat Bulkley öğretmen değil, içerisinde bir tutkuya dönüşen doktor olmak arzusundadır.

Margaret Ann Bulkley, Dr. James Barry oldu!

Bulkley, amcası sayesinde girmiş olduğu bu sosyal çevrede, Venezuela Generali Francisco Miranda ile tanışır. Bu tanışma, hayatının dönüm noktası olur. Margaret Bulkley, General Miranda’ya doktor olma düşüncesini anlatır ve beraber bir plan yaparlar. Bu plana göre Bulkley, tıp eğitimi alabilmek için cinsiyetini ve kimliğini gizleyecek, eğitimini tamamlamasının ardından da General Miranda ile birlikte Venezuela’ya giderek mesleğini orada icra edecektir. Bir süre sonra Bulkley’nin amcası James Barry yaşamını yitirir. Amcasından miras kalan parayla birlikte O’nun ismini de kullanmaya başlayan Bulkley, Edinburgh Üniversitesi’ne James Barry ismiyle girerek tıp eğitimi alır. Ancak mezuniyetinin ardından, General Miranda ile yaptıkları planı gerçekleştirmeleri mümkün olmaz. Çünkü Miranda’nın da içerisinde yer aldığı ‘Devrim Hareketi’ başarısız olur ve General hapse atılır. Margaret Bulkley, bu durumun getirdiği üzüntüyle birlikte hayatına Dr. James Barry olarak devam eder. 1813 yılında doktor sıfatıyla İngiltere Ordusu’nda göreve başlar. Ordu içerisinde farklı yerlerde mesleğini sürdüren Bulkley, 1815 yılında Güney Afrika’daki İngiliz sömürge birliğine atanır. Burada görev yaptığı sırada hakkında birçok dedikodu çıkar. Bu dedikoduların nedeni ise, Cape Town Valisi Lord Charles Somerset ile Margaret Bulkley’nin yakın bir ilişki içerisinde olmasıdır. Çünkü Bulkley, Lord Charles’ın hastalandığı dönemde, onun tedavisi ile en yakından ilgilenen isimlerden biridir. Hatta çeşitli kaynaklarda Lord Charles’ın, doktorunun gerçek cinsiyetini bildiğini ve ikisinin sevgili olduğunu söyleyenler vardır.

Margaret Bulkley’nin hayatı boyunca büyük bir titizlikle gizlediği sırrına ortak olan tek kişi, yaklaşık 50 yıl boyunca yardımcılığını yapan ve sırrını saklayabilmesinde en büyük yardımcısı olan Danzer’dir. Sadece yardımcısı değil hayatta en çok güvendiği isim de olan Danzer, her sabah getirdiği havluları Bulkley’nin kıvrımlı hatları belli olmasın diye O’nun vücuduna sarar, geniş görünmesi içinde omuzlarına yerleştirerek Bulkley’i güne hazırlar. Günlük yaşam stili ile oldukça dikkat çekici olan Bulkley; sinirli, titiz ve zor beğenen yapısıyla da kimi zaman sorunlar yaşar. Bu sinirli yapısının getirisi olarak birçok kişi ile tartışmaya hatta daha ileri boyutlu kavgalara girdiği de farklı kaynaklarda geçer. Fakat mizacını mesleğine asla yansıtmadığı, hastaları ile her zaman yakın ilişkiler içerisinde olduğu bilinir.

Sırrın ortaya çıkışı

Yaşamı boyunca farklı yerlerde yaşamış olan Dr. Bulkley, 1857 yılında son olarak görev yaptığı Kanada’da rahatsızlanır. Bu rahatsızlığın ardından tüm hikâyesinin başladığı yere, Londra’ya geri döner. Hastalıkla geçirdiği 8 yılın sonunda 25 Temmuz 1865 yılında hayata veda eder. 76 yaşında ölen Bulkley’in son isteği, üzerinde bulunan kıyafetler çıkarılmadan hızlı bir şekilde gömülmek olur. Fakat bu istek yerine getirilmez ve doktorun aslında kadın olduğu gerçeği böylelikle anlaşılır. Hatta yapılan incelemede vücudunda, doğum yaptığına dair izler olduğu da görülür.

Bu sırrın ortaya çıkışı İngiliz Ordusu’nda da birçok tartışmaya yol açar. Yaklaşık 50 yıl boyunca bir kadını görevlendirmelerinin büyük bir utanç kaynağı olduğu kabul edilir. Bu nedenle de Ordu yetkilileri, konu ile ilgili belgelerin açıklanmasını 100 yıl boyunca yasaklayarak bu belgelere ulaşılmasına engel olurlar. Margaret Ann Bulkley’nin bu sırrını ilk gün yüzüne çıkaran ise, 1958’de İngiliz Deniz Harp Dairesi arşivlerinde inceleme yapan Tarihçi Isobel Rae olur. Kişisel hayatı ve geçmişi ile ilgili detayları ise Cape Town’dan bir doktor olan Michael du Preez aktarır. Hikâyenin açığa çıkmasının ardından Bulkley’nin ilk biyografisini de Rae yazar. Dr. Bulkley ve bu sırrı, çeşitli makale ve kitaplara konu edilmiş ayrıca bir de sinema filmi çekilerek beyaz perdeye aktarılmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here