HİPERTİMEZİ Bir hastalık mı? Yoksa olağanüstü bir güç mü?

0
27
 

İnsan beyni; mevcut teknolojik gelişmelere rağmen, henüz tüm sırları çözülebilmiş bir organ değil. Milyarlarca sinir hücresinden oluşan karmaşık bir ağ… Hücreleri, birbirleri ile sürekli olarak ilişkili ve bu ilişkiyi kimyasal salgılar vesilesiyle gerçekleştirebilen bir yapı. Şaşırtıcı ve bir o kadar da muhteşem…

İnsan beyninin neler yapabileceğine dair pek çok kitap yazıldı, filmler çekildi. Bunların çoğunun senaryosu size abartılı gelebilir. Ancak şimdi size beyinle ilgili hiç de abartılmayan bir hafıza durumu, bir beyin özelliğinden bahsedeceğiz.

Hafıza; öğretilen, işitilen, hissedilen, kısaca çevremizden bir şekilde alınan verilerin hatırda tutulması ve gerektiğinde kullanılmasıdır. Bugün tüm bilgilerin, beyin hücrelerinde kalıcı değişiklikler yaparak depolandığı varsayılıyor. Bilim, yıllardır hafıza üzerine çalışmalar yürütürken insanoğlu ise ‘kadınlar mı daha çok anıyı belleğinde tutabilir, yoksa erkekler mi?’ sorusu üzerine sürekli bir tartışma içinde. Hayata dair yaşanmış güzel bir anıyı hatırlayabilmek, kaç yaşına gelirse gelsin her insanı mutlu eden bir durumdur. Yaşanmış kötü bir olayı ise ne zaman hatırlasak, o ilk gün oluşan hüzün ve acı tekrar yaşanabiliyor. Hayat içerisinde belli başlı olaylar dışında yaşanılan pek çok şey insan hafızasından zamanla silinip gidiyor. Peki ya hayatının hiçbir anını unutmayan insanlar?

Bazı insanların; ‘Bu sabah ne yediğimi bile hatırlamıyorum’ dediğine çoğu kez şahit oluruz. Ancak bazı insanlar var ki onlar 10 yaşında, Nisan ayının ilk pazartesi akşamı sofrada hangi yemeklerin olduğunu tüm detayı ile hatırlayabiliyorlar. Bunun gibi hayatının her anını hatırlayabilen insanların yaşadığı bu nöropsikolojik duruma Hipertimezi/HSAM (Highly Superior Autobiographical Memory) ismi veriliyor.

Bu durum, kimi insanlar için avantaj olabilirken, kimleri için ise olumsuzluk teşkil etmektedir. Çünkü işin içinde sadece yaşanmış güzel anıları değil, kötü anıları da hatırlamak var. Üstelik HSAM’lı kişiler bir olayı hatırladıklarında, o olayın gerçekleştiği andaki duyguları da yoğun bir şekilde yaşıyorlar. Düşünsenize; ilk defa çocuk sahibi olduğunuz gün yaşadığınız mutluluğu her hatırlayışınızda ne kadar mutlu oluyorsanız, annenizi veya babanızı kaybettiğiniz gün yaşadığınız acıyı her hatırladığınızda yine aynı acıyı o denli güçlü bir şekilde yaşıyorsunuz.

Peki nedir bu insanların olağandışı özellikleri?

Tüm bu duruma belki de kişisel geçmişleri hakkında sürekli olarak düşünmeleri ve bu nedenle de anılarını taze tutmaları sebep olarak gösterilebilir. Anıları tetikleyici unsurlar vasıtasıyla tekrar tekrar hatırlayabilirler. Örneğin; 5 sene önce bir sinema filmine beraber gittiğiniz arkadaşınızın üzerinde hangi renkte ve nasıl bir kıyafet olduğunu, 5 sene sonra o renge benzer bir şey giyse bile ‘Şu tarihte, şu sinemaya gittiğimizde üzerinde şu elbise vardı’ şeklinde hatırlayabilir. Hatırlama konusunda kontrol edemedikleri çok büyük dürtülere sahiplerdir. İstemsizce sürekli bir şeyleri hatırlama ile meşguldürler. Üstelik hatırladıkları durumların detaylarını da hatırlama yönünde olağanüstü kapasiteleri vardır. Profesyonel hafıza şampiyonlarının uyguladığı taktikleri uygulamıyorlar ama bu yeteneğe doğuştan sahipler. Bütün bunlara rağmen standart hafıza testlerinde normal belleğe sahip kişilerin sonuçlarına benzer skorlar elde ediyorlar.

Bugüne kadar ABD’de 56, İngiltere’de 5 olmak üzere toplamda 61 kişiye HSAM teşhisi konulmuştur. Irvine Kaliforniya Üniversitesi’nden James McGaugh ve çalışma ekibinin; bu hafıza gücüne sahip HSAM’lıların, obsesif kompulsif bozukluğa da sahip olabilecekleri yönünde görüşleri de mevcut. HSAM’lılar, kasıtlı olarak hafızalarını güçlendirmeye çalışmazlar ancak takıntıları sebebiyle hatırlamayı alışkanlık haline getirmeleri, hatırlama performanslarını yükseltiyor olabilir. Çalışma ekibinden Tracy Alloway; ‘Anılarımız tıpkı bir bahçe gibidir. Eğer patikaları temiz tutarsak, bahçede kolaylıkla gezinebiliriz. Ancak bu işe zaman ve emek harcamazsak, patikalar yabani otlarla dolar ve görünmez olur. Anılar bahçemizde olsa da yollar kapalı olduğundan, o anıya ulaşma imkanından yoksun oluruz.’ Şeklinde değerlendirmelerde bulunarak görüş belirtmiştir.

Farklı rahatsızlıklara tedavi yolu açabilir…

Hipertimezi’nin neden ve nasıl oluştuğu yönünde kesin bir bilgiye ulaşamadıklarını ifade eden McGaugh; eldeki veriler eğer Hipertimezi’nin nasıl oluştuğuna dair bir sonuca ulaştırırsa, bunu hafıza zayıflığından kaynaklanan anksiyete, depresyon ve hatta alzheimer gibi hastalıkların tedavilerinde kullanabileceklerini belirtiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here