KABLOSUZ İLETİŞİMDE GELECEĞİN TEKNOLOJİSİ: LI-FI

0
59

Bir gün size evinizdeki ampullerin en güçlü internet kaynağı olacağını söyleseler inanır mıydınız?

             Çevrenizde bulunan her ışık kaynağının sizi internete bağlayabileceği bir dünya düşünün.

Dijital içeriğin bir ışık kaynağı kullanarak yayınlanmasını sağlayan internet, insanlık üzerindeki etkisini her geçen gün daha da arttırmaya devam ederken saniyeler içerisinde ‘dünyaları’ indirebileceğiniz bir veri kaynağına, anahtarı parmağınızın ucundaki bir lamba kadar yakın olmasından söz ediyoruz.

Işık, herhangi bir veri aktarım ünitesinden daha fazla hıza sahip tek kaynak olduğundan, bu kaynaklar internet için kullanıldığında, aydınlatma ortamları en iyi internet kullanım alanları olacaktır. Bu düşünce, “LI-FI Teknolojisi” ile hayata geçirildi.

Nasıl mı?

İnternet kullanımının başladığı ilk günleri hatırlayacak olursak; önce kısa, sonra uzun bir bip tonu, ardından kulak tırmalayıcı bir ses ve 56k modemin çevirmelisi… Bir zamanların internet modemi ile dünyanın kapılarını aralamaya çalıştığımız o dönemlerde web sayfalarının yüklenmesi de en az bilgisayarlarımız kadar yavaştı. Keyifle bağlandığımız internet üzerinden en küçük bir dosya bile indirmek istediğimizde, ne kadar süre beklemek zorunda kalacağımızı tahmin edebildiğimiz için yanımızda bizi meşgul edecek iyi bir kitap bulundurmamız dahi gerekebilirdi. Neyse ki o günler geride kaldı ve Wi-Fi teknolojisi ile bugünün interneti, 56K modemli günlerden 100 – 200 kat daha hızlı. Ancak gelişen teknolojiyle birlikte artan gereksinimlerimiz, geleneksel Wi-Fi teknolojilerinin de ötesinde alternatifler aramayı zorunlu hale getiriyor. Dolayısıyla bugünün teknoloji geliştiricileri de tıpkı geçmişte olduğu gibi, mevcut 4G teknolojisinden daha hızlı bağlantı, daha düşük gecikme süresi ve daha iyi kapsama alanı sağlamak için yeni nesil kablosuz geniş bant teknolojisine sahip 5G üzerinde çalışıyorlar.

Sadece evde değil, 10.000 metre yükseklikte bir uçak içerisinde internete bağlanmak için neden bir ışık yakmıyorsunuz?

Büyük verinin (BIG DATA) süregelen gelişimine bağlı olarak bilim adamları; yüksek kaliteli ve en yüksek hızda veri iletimi için üssel talep sorununu çözebilmek amacıyla, Li-Fi teknolojisini geliştirerek veri aktarımında devrim nitelendiğinde bir buluşa imza attılar.

Nereden, nereye?

Li-Fi teknolojisi 2010’da şekillenmeye başladı ancak bilinenin aksine görünür ışık iletimiyle iletişim kurma fikri 1880’lere kadar uzanıyor. 1880’de, telefonu icat ettikten dört yıl sonra kendisinin en büyük olduğunu düşündüğü bir buluş daha yapan Alexander Graham Bell ilk olarak, birkaç yüz metrede güneş ışığının titremesiyle konuşma yapan “Photophone” adında bir cihaz icat etmişti. Fakat ışığı engelleyen kaynaklar ve telefonun, ses iletişiminin birincil modu olarak ortaya çıkması nedeniyle ne yazık ki yaygınlaşamadı.

19. yüzyılda Thomas Edison tarafından yapılan icattan bu yana aydınlatma sistemleri de birçok aşama kat etti. Önceleri çevre düzenlemesi ve tabela ışıklandırmalarında kullanımı ile karşımıza çıkan; günümüzdeyse ev, ofis, uçak ve telefonlar gibi hemen her yerde görmeye alıştığımız için belki de hiç önemsemediğimiz LED ampullerin; endüstriyel alanda bir devrim niteliğinde olması, bu LED teknolojisinin potansiyelini sadece ışıklandırma aracı olmasının çok daha ötesine taşıyor.

Aydınlatma armatürlerini Li-Fi ile çalıştıran ilk büyük çaplı küresel aydınlatma şirketi Philips’in Aydınlatma Direktörü Olivia Qiu yaptığı açıklamada; LiFi’nin ışık kaynağından taviz vermeden güvenli ve istikrarlı, yüksek hızlı internet bağlantısı sağladığını belirtti. Sadece ışık sağlamakla kalmayıp Li-Fi teknolojisi ile internet bağlantı imkanı sunan LED’lerin geliştirilmesine yönelik araştırmalar yaptıklarını ifade eden Olivia Qiu; LED’lerin titreşim hızını arttırarak halihazırda kullanılan radyo ve mikrodalgalar yerine, özel olarak uyarlanmış dizüstü bilgisayarlara ve elektronik cihazlara görünür spektrum üzerinden verilerin aktarılabilir olduğunu ifade etti.

Yeni nesil Işık Tabanlı Kablosuz Bağlantı Platformu

Li-Fi (Light Fidelity), Wi-Fi’den 100 kat daha hızlı bir şekilde veri akışı sağlayan, ev içi kablosuz internet teknolojisinin doğal evriminin bir sonraki aşaması olarak değerlendiriliyor. Teknolojinin hızlı ve sürekli gelişimi ile aydınlatma sistemleri, bugün kendisine ikincil bir işlev kazandırmış olup sadece ışık kaynağı olarak kullanılmakla kalmıyor; aynı zamanda ışık dalgalarıyla da internet üzerinden çok yüksek hızlarda veri aktarımı sağlanabilmesine imkan tanıyor. Li-Fi ile saniyede 224 gigabit veri iletebileceğini dile getiren uzmanlar bunun; 1 saniyede, her biri 1,5 GB olarak indirilen 18 adet filmle eşdeğer olduğunu ifade ediyor.

İlk olarak 2011 yılında Harald Hass tarafından gerçekleştirilen bir konferansta ismine vakıf olduğumuz Li-Fi teknolojisi, uzunca bir dönem geliştirme aşamasında farklı deneylere tabi tutuluyordu. Hass’ın mağazadan aldığı LED ampul aracılığıyla güneş pilinden dizüstü bilgisayara video aktarabilen Li-Fi prototiplerinden birini tanıttığı bu konuşma sonrasında birçok gelişme yaşandı ve 2012 yılında Haas, “Görünür ışık iletişimi teknolojisinde dünya lideri olmak” hedefiyle PureLiFi şirketini kurarak Li-Fi modeliyle, kurumsal müşterileri için örnek vericiler üretmeye başladı. Bugün Türkiye dahil olmak üzere 20’nin üzerinde ülkede bayi ağı oluşturmuş olması Li-Fi’nin yakın bir gelecekte ne kadar yaygınlaşabileceği konusunda bir fikir oluşturabilir.

Bununla birlikte son yıllarda insanlık için bir çeşit oksijen haline gelmiş olan Wi-Fi’nin, veri transferinde LED ampulleri kullanarak saniyede 224 gigabit hıza ulaşabilen bu teknoloji karşısında nasıl bir sistem geliştireceği de ayrı bir merak konusu.

Li-Fi, en hızlı internet erişimi sağlayan yeni nesil teknoloji olması ve sağladığı avantajlar nedeniyle birçok eğitim tesisi ve şirkette Wi-Fi’nin yerini alabilir. Ayrıca Li-Fi, çalışma ortamı basıncı azaltılabilir nitelikte olduğundan, radyasyon endişesiyle Wi-Fi kullanılmayan (ameliyathaneler, kimyasal tesisler vb.) birçok çalışma alanı için de oldukça faydalı bir model olma özelliğine sahip. Daha önce de bahsettiğimiz gibi uçakta ve üstelik inanılmaz yüksek bir hızda internet erişimi artık bir hayal değil. Li-Fi’nin, su altında bile veri trafiği sağlanmasına imkan tanıması, geleceğin internet dünyasında neler yaşanacağı konusunda bizleri oldukça heyecanlandırıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here