PARS Roket Grubu Üyesi.EMRE ÇELİKEL ile Röportaj

0
405

Öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Adım Emre ÇELİKEL. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümünden 2016 senesinde mezun oldum. 2013-2016 yılları arasında PARS Roket Grubunda ‘Aviyonik’ takımının bir üyesi olarak çalıştım. Şu anda İstanbul’da faaliyet gösteren bir yenilenebilir enerji firmasında rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı elektrik üretim santrallerinin projelendirilmesi ve hayata geçirilmesi için çalışmaktayım.

Pars Roket Grubu hakkında bizlere bilgi verebilir misiniz? Ne zaman ve ne amaçla kuruldu?

PARS Roket Grubu İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde okuyan bir grup öğrenci tarafından ‘Anadolu Pars’ına ithafen kurulmuştur. PARS adıyla kurulan ekibimiz roketçilik alanında araştırma, geliştirme ve üretim faaliyetleri kapsamında tamamen yerli uyduları ve faydalı yükleri taşıyacak yerli roketleri üretmeyi hedefleyerek yola çıkmıştır.

Roket çalışmalarınız konusunda bilgi paylaşabilir misiniz? Hedefleriniz neler?

Pars Roket Grubu 2014 yılında Türkiye’nin öğrenci yapımı ilk çift kademeli roketini üreterek, ABD’nin Utah eyaletinde düzenlenen ‘Üniversitelerarası Roket Mühendisliği Yarışması’na gelişmiş roketler kategorisinde katılmıştır. 2015 yılında da aynı yarışmanın en stabil uçuşlarından birini sergileyerek dikkatleri üzerine çekmiştir. 2016 yılında tekrar katıldığı yarışmada ise, Dünyanın önde gelen üniversitelerinden olan MIT ve Yale Üniversitelerini geride bırakarak takımlar arası dünya sıralamasında 6. olmuş, ülkeler sıralamasında da ülkemizi 2. sıraya yerleştirmeyi başarmıştır. Aynı zamanda 2015 yılı içerisinde, Türkiye’nin ilk hibrit roket motorunu başarılı bir şekilde ateşleyerek gerekli testleri yapmış, 2017 yılında ise Spaceport Texas’ta düzenlenen Üniversitelerarası Roket Mühendisliği Yarışması’na hibrit roket motoru ile katılım göstermeyi başarmıştır. Kısa vadede PARS tamamen yerli ve milli roketleri ile Avrupa’da en yüksek öğrenci roketi irtifa rekorunu kırmayı hedeflemekte ve ayrıca; roket üretim maliyetlerini minimuma indirerek gelecekte uzay transportasyonu alanında ülkemize önemli bir bilgi birikimi bırakmayı hedeflemektedir.

Uzay konusunda araştırmalarınız nelerdir? Yürütmekte olduğunuz çalışmalarınız?

PARS roket grubu şu anda hibrit roket teknolojileri, ayrılma sistemleri, ses üstü hızlarda iletişim, uzay robotlarının tasarlanması gibi alanlarda araştırma ve geliştirme faaliyetlerini sürdürmektedir.

Türkiye’de yürütülmekte olan roket çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Diğer ülkeler ile kıyasladığımızda mevcut durumumuz?

Türkiye’de öğrenciler tarafından roketçilik akımını başlatan ilk üniversite Teknik Üniversite olmuştur. Bugünlerde diğer birçok okulda roketçilik alanında bazı çalışmaların yapıldığını duymaktayız. Bunlar umut verici haberlerdir. Ancak roketçilik ülkemizde sadece savunma sanayisini desteklemek amacıyla varoluşunu sürdürmektedir. PARS, roketçiliğin ülkemizde uzay çalışmaları temelinde de ilerletilmesini ve en kısa zamanda Türk Uzay Ajansı’nın faaliyete geçmesini istemektedir. Dünyada ABD ve Avrupa’da yapılan araştırmalar başı çekmektedir. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz sene ABD’li SpaceX firması, görevini tamamlayan roketlerin ayakları üzerine tekrar indirilmesini sağlayarak büyük başarılara imza atmıştır. Bunun yanı sıra Avrupa Uzay Ajansı ve Japon Uzay Ajansı ciddi araştırmalar yapmakta ki uzay madenciliği, kuyruklu yıldızların ve karadeliklerin araştırılması gibi birçok ses getiren çalışmaya imza atmaktadırlar. Bu kapsamda Türkiye’nin de beyin gücü buna yeterlidir. İnsanın, istediği zaman yapamayacağı şey yoktur

Pars Roket Grubunun Uluslararası platformlardaki yeri nedir?

PARS Roket Grubu çalışmalarını, uluslararası alanlarda her sene katıldığı yarışmalarda sunmaktadır. Yarışmalarda çeşitli derecelerin alınmasının yanı sıra daha önemlisi roketçilik alanındaki gelişmeleri yakından ve birinci ağızdan takip etmektedir. Ayrıca NASA ve SpaceX mühendisleri ile katıldığı yarışma ve organizasyonlarda bilgi paylaşımı yapmaktadır. Avrupa’da ise Delft Teknoloji Üniversitesi çatısı altında bulunan roket takımı ile ortak teknik çalışmalar yürütmektedir.

“Roket Bilimi” konusunda ülkemizde eğitim veren kurumlar var mıdır?

Ülkemizde direkt olarak roket teknolojisi veya roketçilik üzerine eğitimler olmasa da teknik üniversite bünyesinde Uzay Mühendisliği gibi bölümler mevcuttur. Ancak istihdam açısından bakıldığında mezunlar, havacılık veya savunma sektörünü seçmek zorunda kalmaktadır. Umuyoruz ki bu arkadaşlarımızın yakın zamanda, TÜBİTAK ve kurulmasını beklediğimiz Türk Uzay Ajansı’nda çalışmalar yaptıklarını görürüz.

Uzaktan kontrol sistemleri nasıl yapılmakta? Roketlerin teknik özellikleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

İmal edilen bir roketin görevini yerine getirmesini yani tabir-i caiz ise büyükçe bir havai fişekten farklı olmasını istiyorsak onu kontrol etmek ve yaptığı görevleri takip edebilmemiz gerekmektedir. Dolayısıyla bir roketin kontrolü, yer istasyonu denilen noktada uçuş bilgisayarı üzerinden yine takımımızın yazdığı özel yazılımlar aracılığı ile kontrol edilmekte. Roketlerde üstün haberleşme sistemleri kullanılmaktadır. Uzaktan kontrol, haberleşme sistemi üzerinden gönderilen komutlarla gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla haberleşme sistemi roketin en önemli bölümlerinden biridir. Özellikle haberleşme sistemlerinin tasarımında yüksek ivmelenme sırasında doppler effect (doppler etkisi veya doppler kayması) denilen bir hadise vuku bulmaktadır. Bu etki, dalga özelliği göstermekte olan herhangi bir fiziksel varlığın, frekans ve dalga boyunun uzaklaşan veya yakınlaşan hareketli bir gözlenen tarafından farklı algılanması olayıdır. Bu açıdan bakılırsa ani ivmelenerek uzaklaşan roket ve sabit bir yer istasyonu düşünüldüğünde ve her bir komutun anında rokete gönderilerek kontrol edilebilmesinin önemi düşünüldüğünde doppler kayması, kontrol sistemi tasarımında en önemli meseledir. Elektronik devreler bu frekans kaymasına göre tasarlanarak üretilirler.

Çalışmalar esnasında yaşadığınız bir anınız var mı, bizimle paylaşabilir misiniz?

2016 senesi Haziran ayında PARS Roket Grubu olarak üçüncü kez ABD’nin Utah eyaletinde Üniversitelerarası Roket Mühendisliği Yarışmasına katılmıştık. Bazı sistemlerimizi Türkiye’den kargo sorunu yaşamamız nedeniyle ABD’de tamamlamaktaydık. Yarışmadan bir gece önce tüm roket montajını tamamlayarak bütün sistemlerin testlerini yapmış, bir tek roketin yeryüzüne inişi esnasında kullanılacak olan paraşütlü iniş sistemlerinin testi kalmıştı. Paraşütlerin son testi de tamamlanmak üzere iken bir talihsizlik yaşanmıştı. Paraşütümüz patlayarak yırtılmış ve kullanılamaz hale gelmişti. Gece boyunca ekibimizin yarısı, diğer takımlardan ve bazı açık mağazalardan paraşüt kumaşı ararken diğer yarısı da tasarımlarını ve paraşüt açma sisteminin revizyonunu gerçekleştirmekteydi. Nihayetinde sabaha karşı Mısırlı bir katılımcıdan paraşüt kumaşı almış, bunları kısa sürede dikerek elektronik sisteme eklemiş ve testini yapamadan sabah erkenden atış yapmaya gitmiştik. Neyse ki her şey yolunda gitti ve çok güzel bir atış yaparak roketimizi sorunsuz bir şekilde yere indirmeyi başardık ve dünya altıncısı olduk. Buradan da Mısır’lı arkadaşlarımıza tekrar teşekkür ediyoruz.

Konya’da AKINSOFT tarafından açılan Dünyanın İlk İnsansı Robot Fabrikası AKINROBOTICS hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Robotların gelecekte insanların yaptığı çoğu işi yapacağı ve yapay zekanın da sisteme entegre edilmesiyle birlikte bir çok alanda inisiyatif alarak etkin rol alacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Dünyada bu konuyla ilgili ciddi çalışmalar yürütülmekte ve ülkemiz yine tıpkı uzay bilimlerinde olduğu gibi kulvar dışına itilmeye çalışılmaktadır. Ancak AKINSOFT gibi öncü firmalar sayesinde, ülkemizin dünya sahnesinde olmaya devam etmek istediğinin ispatlanacağı görüşündeyim. Dolayısıyla yapılan bu örnek yatırımı tebrik ediyor, katma değerli üretimlerin devamını diliyorum. Bu arada ADA serisi favorim.

Son olarak INOVAX okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

Ülkemizde bilimin ve bilimsel kazanımların katma değere çevrilmesinin önemi hızla fark artmaktadır. Bu kapsamda öncelikle okurlarımız olmak üzere işine tutkuyla bağlı tüm fertlere vazgeçmemelerini, hayallerinin peşinden koşmalarını ve hangi yaş olursa olsun üretmeye devam etmelerini tavsiye ediyorum. Eğer yaşları 19 ile 24 yaş arasındaki bir grup genç Türkiye tarihinde yakılmayan bir ateşi yakarak uluslararası platformda ülkemizin potansiyelini bir nebze olsun ispat etti ise bu potansiyeli daha üst seviyelere taşımak da yine bizim elimizde. Çünkü bu kudret, damarlarımızda mevcuttur!

Son olarak, AKINSOFT ailesi ve INOVAX ekibine bize kendimizi ifade etme fırsatı verdiği için teşekkürü bir borç bilir, başarılarının devamını dilerim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here