Dijital Vatandaşlık

0
54
Günlük Yaşamımıza Etkileri ile

“Dijital Vatandaşlık”

Dijital vatandaşlığın pek çok boyutu vardır. Bunlar; e-devlet vb. uygulamaları kullanabilme, iletişim, çevrimiçi alışveriş, dijital alanda eğitim ve üretim şeklinde sıralanabilir.

Teknolojinin, gündelik hayatımızın her alanına dahil olmasıyla birlikte artık pek çok şeyi teknolojinin bize sunduğu imkanlar doğrultusunda uygulamaya başladık. Bundan 25 yıl önce birisi bize, cebimizde taşıdığımız bir alet ile hem telefon edip hem de fotoğraf çekebileceğimizi ve aynı aletle haberleri de okuyabileceğimizi söyleseydi herhalde deli muamelesi görürdü. Ancak şimdi tüm bunları ve hatta daha fazlasını bizzat yapabiliyoruz. Böylesi bir hızda gelişen teknolojinin, günlük yaşantımızı tamamen değiştirebilecek boyutlara ulaşması elbette kaçınılmazdır. Hatta bu durum, sıradan vatandaşlık işlemlerini yapabilmek için uzun uzun sıralar beklediğimiz zamanları bile geride bırakacak kadar gelişmiş durumda. İşte tam da bu noktada ‘Dijital Vatandaşlık’ kavramı gündemimize geliyor. Peki bu kavram neyi ifade ediyor?

Dijital vatandaşlık; teknolojik gelişmeler doğrultusunda resmi işlemler, kişisel ve sosyal iletişim, eğitim ve üretim gibi alanlarda teknolojiyi doğru ve etkin bir şekilde kullanma becerisine sahip kişileri ifade etmektedir. Ülkemizde 5-10 yıl arası bir geçmişi olan bu kavram, dünyanın pek çok ülkesinde etkisini çoktan göstermiş durumda. Kişisel ve sosyal iletişim konularında her ne kadar ileride de olsak eğitim, üretim ve resmi işlemler konusunda dijitalleşmeye tam anlamıyla adapte olabildiğimiz söylenemez. Bunun en önemli nedenlerinin başında, toplum olarak gelenekselci bir yapıya sahip olmamız ve özellikle de resmi işlemler konusunda dijital ortamlara karşı oluşan güvenlik endişesi gelmektedir.

 

Dijital vatandaşlığın pek çok boyutu vardır. Bunlar; e-devlet vb. uygulamaları kullanabilme, iletişim, çevrimiçi alışveriş, dijital alanda eğitim ve üretim şeklinde sıralanabilir. Tüm bunları yaparken de etik kurallara uymak, hak ve sorumlulukların bilincinde olmak esastır.

 

Dijital vatandaşlık kavramının en önemli unsuru internete erişimdir. Cinsiyet, ırk, yaş, meslek gözetmeksizin herkesin internete erişiminin sağlanması gerekir. Bugün telekomünikasyon ve GSM operatörleri vasıtasıyla sabit ve mobil internete erişim sağlayabiliyoruz. Yakın gelecekte aydınlatma ürünlerinin de internet hizmeti sağlayabileceği bir teknoloji olan Li-Fi ile artık herkesin internete çok daha kolay ve hızlı erişebileceği gündemde.

Bir diğer dijital vatandaşlık boyutu olan dijital iletişim, bugüne kadar kullandığımız iletişim biçimlerinin değiştiğinin göstergesidir. Yakın geçmişte ankesörlü telefon, mektup, telgraf gibi iletişim araçları kullanılıyorken bugün; cep telefonu, e-mail, anlık mesajlaşma ve sosyal medya uygulamalarının kullanıldığı çok hızlı bir iletişim süreci yaşıyoruz. Yalnızca yakınlarımızla değil; resmi kurumlar ve ünlü insanlarla bile bu araçları kullanarak iletişim kurabilmemiz mümkün. Bu teknolojinin sağladığı en önemli avantajlardan biri de özellikle resmi işlemlerde yaşanan aksaklık ve zaman kaybının azalmış durumda olması. Artık bankaya gidip sıra beklemeden pek çok işlemi cep telefonlarımız üzerinden kolay ve hızlı bir şekilde yapabiliyoruz. Dijital vatandaşlığın en önemli unsurlarından biri de iletişim araçlarını etkin bir şekilde kullanabilmektir.

Dijital ticaret veya alışveriş; dijital ortamda satın alma veya satabilme yeterliliğine sahip olmak demektir. Teknolojik ürünlerden giyim ihtiyacına, mobilyadan kırtasiyeye kadar pek çok şeyi internet ve çeşitli uygulamalar üzerinden alabiliyor veya satabiliyoruz. Öyle ki; şu anda çok yaygın olmasa da yakın bir zamanda gıda ürünleri bile yalnızca dijital ortamda alınıp satılacak ve süpermarketlere ihtiyacımız kalmayacaktır. Bunun birkaç tık ötesi ise, dijital ortamda satın aldığımız her ürüne elimizin altındaki 3D yazıcılar sayesinde anında ulaşabilecek olmamız. Teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği dünyada tüm bunlara ayak uydurabilmek yalnızca kişisel değil, vatandaş olarak da bir sorumluluktur.

Diğer bir konu ise dijital eğitim sistemi. Geleneksel yöntemlerle eğitimini tamamlamış olan toplum bireylerinin en çok zorlandığı alanlardan birisi dijital eğitimdir. Çoğu insan karşısında canlı bir şekilde anlatıcı ya da öğretmen olmadan, bir kitaba dokunmadan yalnızca ekrana bakarak uygulanan eğitim modelini reddediyor. Ancak sürekli gelişen teknoloji, interaktif eğitim sistemlerini de geliştiriyor. Bugün ülkemizde uzaktan öğretim sistemi ile eğitim veren bazı üniversiteler kitap ile eğitim sistemini tamamen kaldırmış, yerine dijital eğitim sistemleri getirerek hem kağıt israfını önlemiş hem de dijital eğitime geçiş sürecine katkı sağlamışlardır. Üstelik bu sistemler görsel ve işitsel olarak da her an her yerde kullanılabilecek kolaylıktadır.

 

Bir ülkede vatandaş olmanın birtakım kuralları, ahlaki ve etik değerleri olduğu gibi dijital vatandaşlığın da elbette bazı kuralları var. Sanal dünyada yapılan her şeyin bir sorumluluğu ve kanunlar karşısında yaptırımları mevcut. Mesela yasaklanmış yayınların dağıtımı veya satışı, organ ve uyuşturucu ticareti, intihar ve insan öldürmeye teşebbüse meylettiren her şey gerçek yaşantımızda suç olduğu gibi sanal dünyada da suçtur. Bunun yanında yazılı olmayan kurallar olarak adlandırdığımız ahlaki ve etik değerler de dijital vatandaşlığın bilinmesi gereken unsurlarından. Toplum içerisinde herhangi birine veya gruba yönelik aşağılayıcı, küçük düşürücü ifade ve davranışlardan kaçınmaya ne kadar özen gösteriyorsak, dijital dünyada da siber zorbalık olarak adlandırılan ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan bu davranışlardan o denli kaçınmak gerekir. İletişimin bu denli kolaylaşması demek karşımızdaki kişiye aklımıza gelen her türlü hakareti edebileceğimiz anlamını taşımamaktadır.

Etik konusunda dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da alışveriş siteleri ve satıcılarının güvenilirliği konusunda yeterli bilgi sahibi olmanın gerekliliğidir. Maalesef internet üzerinden yapılan alışverişlerde dolandırıcılık vakaları oldukça sık rastlanılan bir durum. Dijital vatandaş olmanın gereklerinden biri de bu konuda bilinçli olmaktır. Yani alışveriş yapılan sitenin güvenilirliğini kontrol etmek, ödeme yöntemleri için gerekli güvenlik önlemlerinin alınmış olduğunu şeffaf bir şekilde görebilmek ve satış sonrası işlemlerde sorun yaşamayacağına dair bilinçli olmak gerekir.

 

İnternet kullanımının hayatımızın her alanına girdiği bu çağda herkesin dijital dünyayı etkin bir biçimde kullanabilme ve aynı zamanda kendini özgürce ifade edebilme hakkı vardır. Fakat tüm bunlar kanuni çerçeveler içerisinde, etik ve ahlaki değerler göz önünde tutularak başkalarının da kişilik haklarına saldırıda bulunmadan uygulanmalıdır. Bu noktada dijital vatandaş olarak hak ve özgürlüklerimizin bilinci ile hareket etmek bir zorunluluktur.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here