Modern Hayatın Ötesinde Bir Yaşam: Piraha Kabilesi

0
267

Modern Hayatın Ötesinde Bir Yaşam: Piraha Kabilesi

Amazon nehri boyunca yerleşmiş olan birçok insan topluluğu mevcut. Bu topluluklardan belki de en dikkat çekeni, sadece birkaç yüz kişiden oluşan nüfusuyla Piraha Kabilesi. Teknolojinin sağladığı imkanlardan uzak, kendilerine has özellikleri ve yaşam biçimleriyle modern dünyanın uzağında bir hayat onlarınki… Yerleşim yeri Brezilya’nın Porto Velho şehrinin 400 km uzağında olan bu kabileye ulaşmak için ayrıca 4 günlük bir tekne seyahati gerekiyor. Pek çok araştırmaya konu olmuş, hakkında belgeseller yapılmış bu kabile, tıpkı eski çağlarda olduğu gibi günümüzde de avcılık ve toplayıcılık ile yaşamını sürdürüyor. Üstelik televizyon, buzdolabı ya da cep telefonu gibi teknolojilerin kullanılmadığı para kavramının ise hiç var olmadığı bir yaşam.

Burada yaşayan insanlar zaman içerisinde birçok zorluk ve dayatmalarla mücadele etmek zorunda kalmış olsalar da sahip oldukları kültürel özellikleri hiçbir zaman yitirmemiş ve günümüze kadar korumuşlar. Yalnızca zaruri gereksinimlerini karşılayacak kadar çalışma içerisinde bulunan kabile üyeleri geriye kalan tüm zamanlarını birbirleriyle sohbete ve eğlenceye ayırıyor. Modern yaşamın sunduğu imkanlara ihtiyaç duyamayan ve doğayla tam bir uyum içerisinde olan kabile insanları avladıkları hayvanlar haricinde hiçbir canlıya zarar vermiyorlar. Özel gün ya da tören gibi bir kutlama anlayışları olmayan bu insanların arasında hiyerarşik bir yapılanma da söz konusu değil. Öyle ki besin ihtiyacını karşılamak için edinilen yiyecekler dahi eşit parçalar halinde pay ediliyor.

Piraha Kabilesinin en dikkat çekici özellikleri ise hiç şüphe yok ki kullandıkları dilleri. Çünkü kullandıkları bu dilin bir alfabesi yok. Dolayısıyla yazı biçimine dönüştürülebilecek bir dil de yok. Bu dil; çeşitli sesler, ıslıklar ve hatta hayvanların çıkardığı seslerinin taklit edilmesiyle oluşuyor. Kabilenin kullandığı dilde gelecek ve geçmiş zaman kavramlarını da göremiyorsunuz. “Bu akşam” ifadesinin karşılığı “güneş batınca” olarak dillendiriliyor. Geleceği veya geçmişi anlatmak için “şimdi değil” ifadesini kullanıyorlar. Düşünün; dün yok, yarın yok. Ay ve yıl gibi zaman kavramlarının hiçbiri yok. Dolayısıyla geçmişe dair bir bilgileri olmadığı gibi geleceğe yönelik bir düşünceleri de yok. Kısacası onlar için yaşam, yalnızca şimdiki zamandan ibaret.

Zaman kavramının tek bir an olarak algılandığı bu yerde sayısal kavramların varlığından söz etmek de pek mümkün değil. Çünkü kullandıkları dilde sayı yok. Sayı saymanın ne demek olduğunun bilinmediği bu yerde yaşayan insanlar için bir şeyin miktarı, gereksinimleri doğrultusunda yeterlilik durumuna göre belirleniyor. Yani onlar için “az” ya da “çok” kavramları var. Herhangi bir şey yeterli kadar var ise gerisinin hiçbir önemi yok.

Günümüzde kabileye ait en sağlıklı bilgilerin kaynağı ise eski bir antropolog olan Daniel EVERETT. Bu kabileyi görebilmek ve yaşamlarını yerinde inceleyebilmek için ilk defa 1977 yılında Amazon yolculuğuna çıkan Everet, onları kendi yaşam alanlarında gözlemleme fırsatı bulmuş, hayatının tam 8 yılını onlarla birlikte yaşayarak geçirmiştir. Orada geçirdiği zaman ve yapmış olduğu incelemelerden sonra Everett bu kabileyi konu ettiği “The Grammar of Happiness” isimli bir kitap yazmış ve bu süreçte kendi hayatında yaşamış olduğu değişimleri şu sözlerle ifade etmiştir:

“Hiç bu kadar zorlu şartlarla karşı karşıya olan ama buna rağmen büyük bir incelik ve mutluluk içinde yaşayan insanlar görmemiştim. Pirahaların hayatı benim düşünme biçimimde devrim yaptı. Her şart altında mutlu olmayı öğretti.”

Tüm bu anlatımlardan sonra şimdi biraz düşünelim. Bu insanların eksikliğini yaşadığı herhangi bir şey var mı? Neye ihtiyaçları var? Ya da mutlular mı? Peki biz? Modern yaşamın günümüz insanlarını içerisine hapsettiği stres çarkı, kaygılar, beklentiler… Sağlıklı bir değerlendirme yaptığımızda belki de ihtiyaç sahibi olanlar bizler olabilir miyiz?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here