Biyografi AKINSOFT 01 Temmuz 2019 (0) (721)

Hezarfen Ahmed ÇELEBİ

Araştırmaya ve yeni şeyler icat etmeye olan merakı, Hezarfen’i döneminin en sıra dışı insanlarından biri haline getirmiştir.

Tarihte, kendi geliştirdiği takma kanatlar yardımıyla uçmayı başaran ilk insan olarak adını duyurmuş olan Hezarfen Ahmed Çelebi, Osmanlı döneminde yaşayan ve çağının ötesindeki projeleriyle büyük bir yankı uyandıran Türk bilginidir. 1609 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiş ve henüz otuz bir yaşındayken, Cezayir’de yaşamını yitirmiştir. Hezarfen Ahmed Çelebi hakkında bilinen bütün bilgilerin ilk ve temel kaynağı Evliya Çelebi’nin Seyahatname adlı eseridir. ‘Tarihte uçmayı başarabilen ilk Türk’ tanımı, sadece Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde geçtiği için kaynaklarda; “uçan ilk insan” veya “ilk Türk” arasında görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Hezarfen Ahmed Çelebi, çocukluğundan itibaren rüyalarını süsleyen uçma merakını; muhteşem ilmi, zekâsı, cesareti ve becerisiyle birleştirerek kendine kartal kanadı yapmış ve hayallerini gerçekleştirmiştir. Kendisi, gerek teknik bilgisi gerekse kuşların tüylerinden meydana getirdiği kanatlarıyla geliştirdiği uçma becerisi sebebiyle, geniş kitleler tarafından ilgiyle karşılanmış ve halk tarafından kendisine “bin fenli (ilimli)” yani “çok şey bilen” manasına gelen Farsça kökenli “Hezarfen” lakabı verilmiştir. Hezar Farsça‘da, “bin” demektir.Çocukluğundan itibaren hayatını, evde yaptığı deneyler ve araştırmalar ile geçiren Çelebi, çoğu kez gökyüzünde uçan kuşları incelemiş ve onlara büyük bir hayranlık beslemiştir. “Eğer insanlar da kuşlar gibi kanatlara sahip olursa, onlar da gökyüzünde uçabilir” düşüncesi ile hayal kuran Hezarfen Ahmed Çelebi, bir gün bu hayalini gerçekleştirmeye karar vererek araştırma yapmaya başlar. Öncelikle, daha eski dönemlerde yapılan uçma denemelerini inceleyerek işe koyulur. Araştırmalarında, 10. yüzyıl Türk âlimlerinden İsmail Cevheri’nin bu konuda yaptığı denemenin başarısız olduğunu ve sonucunun ölümle bittiğini görür. Fakat bu feci son bile Hezarfen’i kararından döndüremez. İsmail Cevheri’nin başarısız girişimini derinlemesine inceleyen Hezarfen, düşmesinin sebeplerini bulur ve kendi projesini geliştirirken bazı önlemler alır. Sonrasında hava akımları, kuşların uçuş şekilleri gibi konulara yeni bir boyut kazandıracak yapay kanatları geliştirmeye devam eder. Tüm hazırlıkları bittikten sonra halka bunu göstermek isteyen Hezarfen Ahmed Çelebi, Okmeydanı’nda kanatlarını hazırlayarak onların dayanıklılık derecesini çeşitli deneylerle ölçümler. Bu uzun soluklu ölçüm ve testlerini sonuçlandırmasının ardından Hezarfen, halka açık ilk uçuşunu gerçekleştirmek üzere 1632 yılında, kartal kanatlarından yaptığı aleti takarak ölüm pahasına Galata Kulesi’nin en yüksek tepesine çıkar. Ne yapacağını büyük bir merak ve hayranlıkla izleyen halkın karşısında kendisini boşluğa bırakır ve uçmaya başlar. Bu ilk denemesinde Hezarfen Ahmed Çelebi, İstanbul Boğazı’ndan başlayarak Üsküdar Doğancılar Meydanı’na kadar uçmayı başarır. Bu mesafenin yaklaşık uzunluğu 3558 metredir.Osmanlı döneminde, uçabilen ilk insan olarak nam salan Hezarfen’in bu cesaret dolu uçuşunu, dönemin sultanı IV. Murat Han Sarayburnu’ndaki Sinanpaşa Köşkü’nden büyük bir ilgiyle izler ve uçuşun ardından onu huzuruna davet eder. Hezarfen Ahmed Çelebi bu davet üzerine sultanın huzuruna çıkar. IV. Murat Han, bu başarısından dolayı Hezarfen’i bir kese altın ile ödüllendirerek ona hayran kaldığını kendisine söyler. Fakat daha sonraları sarayda Hezarfen Ahmed Çelebi’nin; bilgi, beceri ve sonsuz cesaretinden dolayı korkulacak biri olduğu, uçmasının sıra dışı ve bir şeytan işi olduğu söylentileri konuşulmaya başlanır. Hezarfen’in cesaret dolu uçuşu üzerine çıkan bu söylentiler, Sultan IV. Murat’ı bir korkuya düşürür. Çevresindeki vezir ve devlet adamlarının da etkisiyle Sultan, Hezarfen’in doğaüstü bir güce sahip olduğu düşüncesine kapılarak, O’nun her şeyi yapabilme ihtimaline karşı önlemler almaya çalışır ve nihayetinde Hezarfen Ahmed Çelebi’yi Cezayir’e sürgüne gönderir. Çelebi’nin, bu sürgünden tekrar dönemediği ve 1640 yılında Cezayir’de yaşamını yitirdiği bilinmektedir. Araştırmaya ve yeni şeyler icat etmeye olan merakı, Hezarfen’i döneminin en sıra dışı insanlarından biri haline getirmiştir. O’nun için; havacı, mucit, bilim insanı gibi birçok sıfat kullanılmaktadır. Kuşların kanatlarından yola çıkarak yaptığı uçuş ile tarihte uçan ilk insan olarak ün kazanan Hezarfen Ahmed Çelebi, günümüz popüler kültüründe de pek çok sanat dalına konu olmuş ve geniş kitlelere ulaşmıştır. Örneğin TRT Çocuk Kanalı, Hezarfen’in uçuşa olan ilgisi ve çocukluk hayatını konu alan “Küçük Hezarfen” isimli bir çizgi film yayınlamıştır. 2010 yılında ise tüm hayatı bir animasyon filmine konu olmuştur. Ayrıca, “İstanbul Kanatlarımın Altında” filminde Hezarfen’in muhteşem uçuş serüveni, ayrıntılarıyla işlenerek seyirciye sunulmuştur. 2012 yılında ise dünyaca ünlü sanatçı Fazıl Say, “Hezarfen Ney Konçertosu”nu hayranlarına sunmuştur. Bu konçerto; İstanbul 1632 Baharı, Galata Kulesi, Uçuş ve Cezayir Sürgünü olmak üzere 4 bölümden oluşmuştur.

Benzer Yazılar