İnternetin “Karanlık” Yüzü Deep Web – Darknet

0
16

Deep Web kavramının tüm internet dünyasının yüzde 90’ını oluşturduğu ve geriye kalan yüzde 10’luk dilimin ise arama motorları tarafından girilebilen web sitelerinden oluştuğu belirtiliyor. Bilinen internet dünyasından yüzlerce kat büyüklükte olduğu değerlendirilen bu mecra pek çok tehlikeyi de içerisinde barındırıyor.

Günlük hayatımızda sıkça duyduğumuz ama çoğumuzun tam olarak hangi anlamlara geldiğini bilmediği kavramlar: Deep Web, Darknet, Dark Web… Peki sıkça karşılaştığımız bu kelimeler ne ifade ediyor? Bu yazımızda internet dünyasının ilgilileri için tüm detaylarıyla ele alacağız.

Dünya genelinde milyarlarca insan günlük yaşamında interneti sıklıkla kullanıyor. Alışverişten eğitime internetin yer almadığı bir alan yok demek yanlış bir ifade olmaz. Ancak son yıllarda özellikle güvenlik alanında birçok sorunun yaşandığı gözlemleniyor. Hemen her gün siber saldırı veya dolandırıcılık faaliyetleri haber gündemlerinde yer alıyor. Bu durum kullanıcılarda haliyle bir endişe oluşmasına sebep oluyor. Öyle ki ABD’li eski NSA (National Security Agency) çalışanı Edward Snowden’dan gelen itiraflarla bu endişeler daha da artmış durumda. Snowden’ın itiraflarına göre NSA ve İngiliz gizli haber alma ajansı GCHQ (Government Communications Headquarters) dünya genelindeki bütün dijital iletişim ağlarını dinliyor ve aldığı verileri kaydediyor. Bu demek oluyor ki kim olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın ya da nerede yaşarsanız yaşayın herhangi bir iletişim ağını kullanmanız durumunda bilmelisiniz ki birileri sizi takip ediyor ve bilgilerinizi depoluyor.

Sınırları tahmin dahi edilemeyen bu mecrada 1 milyara yakın web sitesi olduğu değerlendiriliyor. Ancak günlük hayatta kullandığımız siteler bu rakamın çok düşük bir kısmını kapsıyor ki bu sitelerin çoğu da kullandığımız arama motorları tarafından indekslenebilen siteler. Bir de Google başta olmak üzere yaygın olarak kullanılan diğer arama motorları tarafından indekslenemeyen siteler var. İşte boyutları tahmin edilemeyen Darknet ve Deep Web gibi kavramların karşımıza çıktığı nokta burası.

Temel olarak web dünyasının büyüklüğü üç basamağa ayrılmaktadır. İlk basamakta Surface web yer alır. Surface yaygın olarak kullanılan tarayıcılar aracılığıyla erişilebilen içerikleri tanımlamaktadır. Diğer basamakları ise yazımızın da esas konusu olan Deep Web ve Dark Web oluşturur.

Deep Web

Bilinen internet dünyasından en az 500 kat büyüklükte olduğu değerlendirilen bu mecra tahmin edilemez nitelikte tehlikeleri de içerisinde barındırıyor. Deep Web’in tüm internet dünyasının yüzde 90’ını oluşturduğu ve geriye kalan yüzde 10’luk dilimin ise arama motorları tarafından girilebilen web sitelerini kapsadığı belirtiliyor. Kullandığımız arama motorları ulaşmak istediğimiz siteleri ziyaret ederek içlerindeki bazı bilgileri toplayan ve crawler olarak adlandırılan programlara sahiptir. Bu aramalarda görünmemek için crawlerların kendilerini bulmalarına izin vermeyen siteler Deep Web’i oluşturur. Tüm dünyayı sarsan WikiLeaks belgelerinin de yine Deep Web’den elde edildiği belirtilmektedir. Özetle Deep Web yani derin internet, bizim kullandığımız basit anlamdaki internetin çok daha alt boyutlarını ifade eder. Her internet kullanıcısının ulaşamayacağı sitelere buradan ulaşılabilir. Herhangi bir kanun ya da kısıtlamanın olmadığı bu alan içerisinde birçok yasadışı faaliyeti de barındırıyor. İnternetin arka sokağı olarak da tanımlanan Deep Web’de bulunan bir siteye ulaşmak için sitenin tam adresini bilmeniz gerekiyor. Kullanılan arama motorlarıyla bu sitelere ulaşmak mümkün değil. Dünyanın bilinen en derin noktası Mariana Çukuru Deep Web’in en derin katmanına da ismini vermiştir.

Darknet

Sanal para birimi Bitcoin ile ilk kez adını duyuran Darknet (Karanlık internet), sıradan internet kullanımında iz bırakmaktan ve dolayısıyla takip edilmekten sakınanların tercihi konumunda. Darknet, Deep Web içerisinde yer alan ve “karanlık” olarak tanımlanan içeriklerin yer aldığı birime verilen isimdir. Esasında adından da anlaşılacağı üzere bir ağ yapılanmasıdır ve şifrelidir. Darknet kavramı ilk kez 1970 yılında ARPANET projesinde kullanıldı. ARPANET’te ayrıcalıklı olan ip’ler Darknet ile tespit ediliyordu ve böylece ağda görünür olmadan veri alabiliyor, pinglere ise cevap vermiyordu. Örneğin iki bilgisayar arasında ağ bağlantısı oluşturarak veri paylaşımında bulunmak ama verileri kimsenin görmemesini sağlamak için de şifrelemek istiyorsunuz. En basit haliyle bu Darknet’tir. Tor tarayıcı bilinen en büyük Darknet’tir. “.onion” isimli web siteleri bu ağın parçasıdır. Yayıncıların gizli olduğu bu ağda amaç kullanıcıların görünür olmadan faaliyetlerine devam edebilmesi ve ağın anonim bir şekilde kullanılabilmesidir. Bu ağlar yasa dışı faaliyetlere uygun zeminler oluşturduğu için “Dark Web” olarak da tanımlanır. Uyuşturucu, silah ve insan kaçakçılığı başta olmak üzere pek çok zararlı içeriği ve yasa dışı faaliyeti barındırdığı kuvvetle muhtemel olan Darknet üzerinde 1 yıl içerisinde yaklaşık 3 milyar dolarlık para trafiğinin oluştuğu belirtiliyor.

Dark Web

Dark Web, Deep Web’e benzer şekilde yine alt katmanlarda yer alan ve arama motorları tarafından bulunamayan bir bağlantı ağıdır. Yayıncıların gizli olduğu, kullanıcıların ancak özel yazılımlar sayesinde erişim sağlayabildiği gizlenmiş şifreli ağlardır. Dark Web’i, kasıtlı olarak gizlenmiş olan Deep Web’in bir parçası olarak tanımlamak mümkündür ancak Deep Web’in içerisinde yer alır demek doğru değildir. Bu ağ Tor, Freenet ve benzeri gibi şifrelenmiş Darknet’lerin bir topluluğu olmakla beraber içerisinde birçok istihbarat servisinin ve dünya üzerinde bulunan ülkelerin gizli yapılanmalarının faaliyette olduğu özel bir alandır. Erişim sağlayan kullanıcılar minimum seviyede tespit riski düşüncesiyle veri paylaşımında bulunurlar. Yine bu ağlar da yasa dışı faaliyetlere zemin oluşturur nitelikte olduğu için Dark Web olarak adlandırılmaktadır.

Erişilebilirliğe göre Deep Web ve şu anda içinde bulunduğumuz standart internet dünyasının yer aldığı katmanlar Seviye 1 – Surface Web, Seviye 2 – Bergie Web, Seviye 3 – Deep Web, Seviye 4 – Charter Web olarak sıralanır.

Deep Web normal internet sitelerinden farklıdır. Normal web siteleri, sunucu hizmetini başka şirketler aracılığıyla alır ancak Deep Webin çoğunluğu kişisel sunuculardan oluşur. Özetle kişi kendi bilgisayarını bir sunucu gibi kullanır, eğer fişi çekerse site kapanır. Bunun sebebi iz bırakmayarak kendi alanına hakim olmaktır.

Sanal dünyada takip edilmeden dolaşmanın imkansız hale geldiği günümüzde kullanıcılar güvenli ve iz bırakmadan dolaşabilecekleri alternatif internet arayışlarına girdi. Bu noktada ön plana çıkan sistem ise yukarıda kısaca değindiğimiz TOR (The Onion Router). Türkçe karşılığı soğan olarak ifade edilen bu sistem aslında Darknet olarak anılan devasa internetin bir parçası. TOR kullanıcıları arasında takip edilmek istemeyenlerin yanı sıra eserlerinin çalınmasını istemeyen sanatçılar, bilim insanları ve siyasetçiler gibi toplumun hemen her kesiminden kullanıcılar bulunabiliyor. Hatta Wikileaks, ABD Uzay Ajansı NASA ve bizzat ABD olmak üzere pek çok ülkeye ait gizli servislerin en gizli dosyaları da yine derin internetin karanlık odalarında gizleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here