Karantina Günlerinde Değişen Medya Alışkanlıkları

0
17

Küresel çapta etkisini sürdüren salgın insanların medya kullanım ve tüketim alışkanlıklarını da değiştirdi. Yapılan araştırmada insanların %80’inden fazlasının salgın sonrasında daha fazla içerik görüntülediği belirtildi.

Koronavirüs salgını tüm dünyada etkisini göstermeye devam ediyor. Öyle ki insanlar yaşam biçimlerini değiştirmek zorunluluğuyla zamanlarını evlerinde geçirir oldu. Dolayısıyla salgının hayatımızın yanı sıra tüketim alışkanlıklarımıza da büyük bir etki ettiğini söylemek mümkün. Dünya genelinde insanların büyük bir çoğunluğunun sosyal hayatları kısıtlanmış durumda. Alışveriş merkezleri, eğlence ve yeme içme mekanları başta olmak üzere sosyal alanların birçoğu kapatıldı. Tüm dünyada ciddi tedbirlerin uygulandığı bu dönemde sosyal izolasyon kavramı da hayatımızda yerini aldı. Amsterdam Vrije Universiteit bilim insanlarından Dr. Elke Van Hoof bu durumu şimdiye kadar yapılmış en büyük psikolojik deney olarak nitelendiriyor. Bu dönem insanların günlük yaşam rutinlerde bazı değişiklikleri de beraberinde getirdi. Yeni bir yaşam biçiminin oluştuğu bu günlerde insanların medya kullanım alışkanlıklarının değişmesi de bu değişikliklerin başında geliyor. Dünya genelinde yaklaşık 3 milyar insanın karantina altında olduğu salgın döneminde başta gıda olmak üzere her alanda olduğu gibi medya kullanımında da küresel olarak büyük bir tüketim artışının yaşandığı gözlemleniyor.

Küresel çapta salgın etkisini sürdürdükçe toplumsal yaşamın hemen her alanı, bu süreçten etkilenmeye devam edecek. Bu noktada haber alma ve bilgi sahibi olmak için medya büyük bir önem teşkil ediyor. Global Web Index tarafından Covid-19 virüsünün ortaya çıkmasıyla ABD ve İngiltere’de insanların medya kullanım alışkanlıklarının nasıl değiştiğine ilişkin yapılan araştırmada Z kuşağı (16-23), Milenyum kuşağı (24-37), X kuşağı (38-56) ve “Baby Boomer” kuşağı (57-64) olmak üzere dört farklı kategoride yaş grubu incelendi. Araştırmaya ABD’den 2.218, İngiltere’den ise 1.726 olmak üzere toplam 3.944 kişi dahil oldu.

Büyük çoğunluk gündem takibinde

İnsanların %80’inden fazlasının salgın sonrasında daha fazla içerik görüntülediğini belirten araştırmaya göre, insanların %68’i medyadaki virüs haberlerine dair içerikleri yakından takip ediyor. Fakat gen Z’nin yani 16-23 yaş arasındaki Z kuşağının haber takibinden ziyade müzik dinleme oranının çok daha yüksek olduğuna dikkat çekiliyor. Araştırmada ayrıca insanların %58’inin müzik dinlediği, %49’unun film ya da farklı programları izlediği, %42’sinin ise daha çok eğlence ve güldürü niteliğindeki videoları izlediği belirtiliyor. Araştırmaya göre 24-37 yaş aralığındaki Milenyum kuşağının 1/5’inin bu dönemde tatil bölgelerine yönelik tarama yapmasının dikkat çekici olduğu belirtilirken bu durum ise söz konusu kuşağın seyahat organizasyonlarına olan yatkınlığına ve normal dönem için planlar yapmasına bağlanıyor.

Medya kullanım alışkanlıkları farklı

Katılımcıların dört ayrı yaş grubunda incelendiği araştırma kapsamında her grubun kendine özgü nitelikleri olduğu ve bu nitelikler doğrultusunda medya kullanımında değişiklikler olduğu ortaya konuluyor. 16-23 yaş aralığındaki Z kuşağı internet üzerinden video izleme oranında %51 ile ilk sırada yer alırken 57-64 yaş aralığında televizyon %42 ile en önemli medya aracı olarak yer alıyor. Genç olarak nitelendirilen kuşak internet üzerinden video izlemenin yanı sıra %24 oranla televizyon izliyor ki yine bu kuşakta online TV izleme faaliyeti %38 oranla daha önde yer alıyor. %31 oranla çeşitli oyunlar oynayan bu kuşağın aksine Z kuşağının yarısından fazlası salgın öncesi döneme kıyasla çok daha fazla online içerik tüketiyor. 38-56 yaş aralığındaki X kuşağının diğer kuşaklara kıyasla televizyon izleme alışkanlığının daha fazla olduğu görülüyor. Araştırma sonuçları 24-37 yaş aralığındaki Milenyum kuşağının online video ve TV mecralarında daha fazla içerik tüketmeye başladığını gösteriyor. Sonuçlara göre yetişkinler %44 ile en çok video, %41 ile de online TV izlemeyi tercih ediyor. Bu arada diğer kuşaklarla kıyaslandığında %20 oranla Milenyum kuşağının daha fazla podcast dinleyen kuşak olduğu da dikkat çekiyor.

57-64 yaş aralığındaki “Baby Boomer” olarak da tanımlanan kuşağın ise mevcut karantina günlerinde televizyon izleme alışkanlıklarında büyük bir artış gözlemlenmiş. Televizyon izleme oranları bu yaş aralığında %42 iken, söz konusu oran Z kuşağında %24’e düşüyor. Bu verilerden hareketle genç kuşağın pek televizyon izlemediği sonucunu çıkarabiliriz. Ayrıca bu nesil %4 gibi çok düşük bir oranla podcast dinliyor. Yine bu kuşağın 24-37 yaş arasındaki Milenyum kuşağının aksine %30’unun sosyal medyayı haber okumaktan daha fazla bir iletişim aracı olarak kullandığı değerlendiriliyor. Araştırma sonuçlarından elde edilen verilere bakıldığında medya tüketimi konusunda yüksek yaş kuşağına oranla genç kuşağın daha fazla içerik tükettiği görülüyor. Online TV kanallarını tercih noktasında 24-37 yaş aralığındaki Milenyum kuşağı %41 oranla başı çekiyor. Ayrıca bu kuşak temsilcilerinde online canlı yayın akışları %30 ve podcastler %20 oranla diğer nesillere göre daha fazla tercih edilir durumda. Diğer yandan yapılan araştırmadan alınan sonuçlar bizlere gösteriyor ki erkekler ve daha yüksek gelir grubunda bulunanlar, kadınlara ve daha düşük gelir grubunda yer alan insanlara oranla medya kanallarında daha fazla içerik tüketiyorlar.

Özelliklerde son dönemlerde gelişen teknolojik sistemler ve alt yapı hizmetleri sayesinde mobil uygulamaların insanların hayatında büyük bir yer edinmeye başladığını söyleyebiliriz. Global Web Index’in verilerine göre uygulamalar insanları birbirine bağlamada çok önemli bir yere sahip fakat pazara bakıldığında uygulamalar arasında bazı farklılıklar mevcut. ABD’de facebook insanlar arasında iletişim kurma noktasında hala en önemli araç konumunda bulunuyor. Öyle ki araştırmaya katılanların %69’u facebook, %66’sı ise facebook messenger’ı kullandıklarını belirtiyor. İngiltere’de ise WhatsApp kullanımı diğer uygulamalara kıyasla %77 gibi yüksek bir oranda ilk sırada yer alıyor. WhatsApp özellikle Milenyum kuşağının gözdesi konumunda. İncelemeye alınan tüm kuşaklar arasında facebook salgınla ilgili haber alımında en çok tercih edilen uygulama olsa da özellikle 16-24 yaş aralığındaki Z kuşağı için bilgi alma noktasında Youtube ve Instagram öne çıkıyor. Güven endeksinin de incelendiği araştırma çerçevesinde insanların çoğunluğu haberlere ücretsiz olarak ulaşmak istiyor. Yüksek gelir grubunda bulunanlar arasında güvenilir içeriklere erişebilmek için ödeme yapabileceğini belirtenler mevcut olsa da özellikle İngiltere’de haber kaynaklarına erişimde insanların ücret ödeme düşüncesine olumlu bakmadığı görülüyor.

Ortaya koyduğu verilerle araştırmanın detayları incelendiğinde sosyal medya, televizyon ve internet kullanım oranlarının kuşaklar arası dağılımını ayrıntılı şekilde görmek mümkün. Korona virüs gündemine ilişkin en çok içerik araştırmasında bulunan kuşak Y kuşağı olarak öne çıkarken Boomer olarak tanımlanan 57-64 yaş aralığındaki kuşağın yaklaşık olarak yarısının Covid-19 gündemine dair aramada bulunmadığı görülüyor. Bu durumu Boomer kuşağının internet kullanım oranlarının daha düşük seviyede olması ile açıklamak mümkün. Y kuşağının salgın öncesi tüketim alışkanlıkları değerlendirildiğinde göze çarpan en büyük farklılık tek bir platformu değil birçok platformu eşit derecede kullanmaya başladıkları yönünde. Veriler göz önüne alındığında Z kuşağının diğer tüm kuşaklara kıyasla bu konuyu en az umursayan kuşak olduğunu söylemek yanlış olmaz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Z kuşağının çevrimiçi mecralarda %71 gibi yüksek bir oranla en çok müzik dinlemeyi tercih ettiği görülüyor.

Çalışma kapsamında genel olarak Z kuşağının en çok eğlenceli içerikler izlemek ve oyun oynamak gibi aktivitelere zaman harcadığını buna karşın diğer kuşakların ise daha çok içerik ve gündem takibi yapma eğiliminde kullanım alışkanlığına sahip olduğunu değerlendirebiliriz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here