Ordinaryüs Profesör Dr. Aydın SAYILI

0
26

Türkiye’de bilim tarihçiliğinin yerleşmesini sağlamış olan bilim adamı Prof. Sayılı, çalışmalarıyla Türklerin, İslam Dünyasının, Mezopotamyalıların, Mısırlıların ve daha başka çeşitli uygarlıkların bilime ve Batı uygarlığının oluşumuna yaptığı katkıyı ortaya koydu.

Bilim tarihçisi ve yazar Aydın Sayılı 2 Mayıs 1913 yılında, Abdurrahman Bey ile Suat Hanımın üçüncü çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya geldi. Babasının İran’da görev yapması nedeniyle çocukluğunun bir bölümü İran’da geçti. İlköğrenimini İstanbul’da, ortaöğrenimini Ankara’da tamamlayan Sayılı 1933 yılında Ankara Erkek Lisesi’ni bitirdi. Lise bitirme sınav kurulunda bulunan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Aydın Sayılı’nın gösterdiği üstün başarı üzerine bu öğrenci ile ilgilenilmesini istemişti. Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip Bey, kendisini bilim tarihi ile ilgilenmeye yönlendirdi. Liseyi bitirdiği yıl, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yurtdışına öğrenci göndermek için açtığı sınavı kazandı ve Harvard Üniversitesi’nde bilim tarihi okumak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderildi. Prof. Dr. George Sarton, onun yetişmesinde çok etkili oldu. 1942 yılında George Sarton’un yönettiği “İslam Dünyasında Bilim Kurumları” başlıklı tezi ile Harvard Üniversitesi’nden doktora derecesi aldı. Bu doktora, dünyada bilim tarihi alanında verilen ilk doktora derecesi olarak bilinir.

Aydın Sayılı, 1943 yılında yurda dönüşünün ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü’nde göreve başladı. Onun göreve başlamasıyla bölüm programına tarih dersleri konuldu. 1946 yılında felsefe kürsüsüne Bilim Tarihi Doçenti olarak atandı ve 1952 yılında Bilim Tarihi Profesörü oldu. 1952-53 ile 1956-57 yıllarında ABD hükümeti ve Fords Vakfı’ndan aldığı burslarla bir süre ABD’de araştırmalar yaptı. Çeşitli Amerikan üniversitelerinden aldığı teklifleri, Ankara’ya karşı sorumluluklarını yerine getirmek için geri çevirdi. 1958 yılında Ordinaryüs Profesör unvanını aldı. Başyapıtı olan “İslam Dünyasında Rasathane ve Genel Rasathane Tarihi İçindeki Yeri” adlı eserini 1960’da yayımladı. 1974 yılında fakültenin Felsefe Bölümü Başkanlığına seçildi; 1983’te emekli oluncaya kadar bu görevi sürdürdü. Üniversitedeki görevinin yanı sıra 1947’de Türk Tarih Kurumu tam üyeliğine seçilerek bu kurumda çalışmalar yürüten Sayılı, Ortaçağ Türk Tarih Kol Başkanı olarak yıllarca burada da hizmet etti. 1961 yılında Uluslararası Bilim Tarihi Akademisi’nin tam üyesi oldu ve 1962’den itibaren üç yıl boyunca bu kurumda asbaşkanlık yaptı.

Türkiye’de bilim tarihçiliğinin yerleşmesini sağlamış olan bilim adamı Prof. Sayılı, çalışmalarıyla Türklerin, İslam Dünyasının, Mezopotamyalıların, Mısırlıların ve daha başka çeşitli uygarlıkların bilime ve Batı uygarlığının oluşumuna yaptığı katkıyı ortaya koydu. Bilimsel çalışmaları sırasında Türkçe’ye ilgi göstermiş, emek vermiştir. Aydın Sayılı, karşılıkları hiç bulunmamış yabancı sözcüklere ve anlam karışıklıklarına yol açabilen terimlere Türkçe yeni karşılıklar bulmuş, bunların açıklamalarını yapmıştır. Editörü olduğu “Bilim Kültür ve Öğretim Dili Olarak Türkçe” adlı yayındaki aynı adlı makalesinde Türkçenin gelişimini açıklayan Sayılı matematik, fizik, felsefe gibi değişik bilgi dallarını ilgilendiren bu çalışmasında, eşanlamlı, yakın anlamlı Türkçe sözcükler türetmiştir. Sayılı; İslam Dünyasındaki gözlemevlerine ilişkin eseri ile belli başlı gözlemevlerini, bu kurumlarda hizmet vermiş olan belli başlı astronomları, kullanılan aletler ve söz konusu dönemdeki astronomi çalışmalarını tanıttı. Kahire’de var olduğu kabul edilen el-Mukasem adlı gözlemevinin aslında olmadığını kanıtladı. Şam’daki Kasiyun Gözlemevi’nin yerini belirledi. İslam’ın dinî ibadetleri yerine getirmede astronomiye olan gereksinimden ötürü, gözlemevinin İslam dünyasında ortaya çıkmış bir kurum olduğunu ve Batı dünyasındaki ilk gözlemevlerinin İslam dünyasındaki gözlemevleri örnek alınarak oluşturulduğunu ortaya koydu.

Sayılı, “İslam Dünyasında Hastaneler” başlıklı çalışmasıyla İslam dünyasındaki ilk yedi hastaneyi bilim dünyasına tanıttı. “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” adlı eseriyle bilim, bilimsel yöntem, bilim ve teknoloji arasındaki farklar gibi konulara tarihten örnekler vererek yazdı. Pek çok eserinde Batı ile Osmanlı arasındaki bilimsel ilişkileri ele aldı, İslam dünyasındaki bilimsel gerilemenin nedenlerini tartıştı. “Mısır ve Mezopotamyalılarda Matematik, Astronomi, Matematik” adlı eserinde söz konusu uygarlıkların bu konulardaki bilgilerini Klasik Yunan’daki bilgilerle karşılaştırdı. Son çalışmalarında İslam dünyasında Türklerin bilimsel çalışmalarının yeri ve önemi konusuna yoğunlaştı. Ebu’l Reyhan el Birunî adlı bilim adamının Türk olduğunu ortaya koydu. Kopernik’in çalışmaları hakkında bir kitap yayımladı. Aristo ve el-Karafi’nin gökkuşağı konusundaki çalışmalarını karşılaştırmalı olarak inceledi. İbn-i Sina ve Newton’un hareket konusundaki açıklamalarının paralelliğini gösterdi. Farabî’nin boşluk hakkında görüşlerinin Batı bilimine yaptığı etkileri inceledi.

Aydın Sayılı, tarih ve edebiyatla da yakından ilgilendi. Bu alanda çalışmalarına örnek olarak XIV. yüzyılda kaleme alınmış ve içinde medreseler, dünyevi bilimlerle ilgili bilgiler yer alan Gülşehri’nin “Leylek ve Bülbül” adlı şiirinin Türkçede ilk kez yayınlaması gösterilebilir. Ayrıca XVI. yüzyılda yaşamış olan el-Mensuri’nin İstanbul Gözlemevi hakkındaki şiirleri üzerine bir makale yazdı. Osmanlı Sultanı III. Murat zamanında inşa edilmiş ve aynı padişah döneminde yıkılmış olan İstanbul Gözlemevi’nde hiçbir bilimsel çalışma gerçekleştirilmemiş olduğu görüşü kabul görmekte idi. Ancak Sayılı, bu makalesinde el-Mansuri’nin İstanbul Gözlemevi’nde on altı gözlemcinin yaşadığını, bir de kütüphanesinin bulunduğuna dair bilgileri ortaya çıkardı.

Sayılı 1984’te oluşturulan Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nun dört biriminden birisi olan Atatürk Kültür Merkezi’ne başkan olarak atandı. Atatürk Kültür Merkezi adına “Erdem” adlı derginin çıkarılmasında büyük emek verdi. 1993 yılında da bu görevden emekli oldu. Henüz emekliliğinin ilk ayında iken 15 Ekim 1993 günü sokakta kalp yetmezliğinden hayatını yitirdi. Ankara Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Nicolaus Copernicus üzerine çalışmaları nedeniyle 1973 yılında Polonya hükümeti tarafından Copernicus Madalyası ile ödüllendirilen Aydın Sayılı, 1977’de TÜBİTAK Hizmet Ödülü’ne, 1981’de İstanbul Üniversitesi Üstün Hizmet Ödülü’ne değer görüldü. 1980’de UNESCO Uluslararası Yazar Editör Komitesi’ne seçilen Sayılı, yaşam boyu verdiği hizmetlerden ötürü 1990’da UNESCO Ödülü’nü aldı. 1 Ocak 2009’dan itibaren dolaşıma girmiş olan 5 Türk Lirası banknotlarının arka yüzünde, Aydın Sayılı’nın bir portresi yer almaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here