Evrenin Büyüleyici Gökadaları Kuasarlar

0
32
Evrenin Büyüleyici Gökadaları Kuasarlar

İnsan aklını zorlayan ve sınırları tahmin edilemeyecek boyutlarda büyüklüğe sahip uzay boşluğunda karşılaşılabilecek en göz alıcı, en büyük ve kimilerine göre ise en korkunç şey olan kuasarlar evrendeki en parlak gök cisimleridir.

Şaşırtıcı derece parlak olan ve gökadalar olarak tanımlanan bu objeler, içerisinde bulundurduğu karadelik ile çevrelerinde bulunan tüm nesneleri yutarak yüksek derecelerde ısıya tabi tutar ve bu durum çok parlak bir ışığın oluşmasına sebep olur. Bu süreç devam ettiği sürece kuasar ışık yayarak parlaklığını korumaya devam eder. Yıldızlardan daha parlak oldukları için onlara “yıldızımsı gök cismi” anlamına gelen “kuasar” adı veriliyor.

Daha önce NASA tarafından ilk defa çift kara delikli bir kuasar keşfedilmişti. NASA araştırmacıları Hubble Uzay Teleskobu ile büyük bir galaksinin kuasar tarafından güçlendirildiğini görüntülemişlerdi ki bu galaksi Samanyolunda 600 Milyon ışık yılı uzaklıkta yer alan ve Dünyaya en yakın galaksi olan Markarian 231 galaksisiydi. Bu kuasarın içerisinde Güneş’in 150 Milyon katı ve 4 Milyon katı büyüklüğünde olan 2 karadelik mevcut. Yaydığı radyasyon ve enerji bakımından bu kuasar Samanyolundan yaklaşık 100 kat daha büyük olan Markarian 231 galaksisinde yıldızlar oluşturuyor.

Bugüne kadar tespit edilebilen karadeliklerin en büyüğü uzayda yaklaşık 100 yıldızın birleşimi kadar bir alanı kaplar. Ancak kuasar ise bir galaksi büyüklüğündedir ve çekim kuvvetleri hesaplanamayacak derecede yüksektir. Peki nasıl oldu da bu kadar büyüdü? Büyük Patlamadan sadece 1,3 milyar sonraki dönemde bir süper dev karadeliğin nasıl bu kadar büyümüş olabileceğine dair şimdiye kadar yapılmış kesin bir açıklama yok.

Araştırmacılar tarafından geçtiğimiz dönemlerde keşfedilen ve yaklaşık 12,5 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan bir kuasar, 300 trilyon Güneş’in parlaklığına sahip. Kuasara bu muhteşem parlaklığını kazandıran ise yıldızlarının aksine merkezinde bulunan dev karadeliğin oluşturduğu canavar kuasar. Astrophysical Journal’da yayımlanan araştırmada dikkat çekilen en önemli nokta, canavar kuasarın ışınlarının 12,5 milyar ışık yılı uzaklıktan geliyor olması. Araştırmacılar 13,8 milyar yıl önce gerçekleşen Büyük Patlamanın ardından karadeliğin bu kadar hızlı büyümesinin nasıl gerçekleştiğini henüz anlayabilmiş değiller. Kısaca, karadelikler hakkındaki tek sır nasıl bu kadar büyüdükleri değil, bazılarının da neden hiç büyümediği.

Nedir?

Esasında dev bir karadelik olarak tanımlanabilecek kuasarlar evrendeki en parlak gök cisimleridir. Sıradan karadeliklerle arasındaki farklara değinmeden önce daha iyi anlaşılması için detaylandırmakta fayda var. Galaksilerin merkezlerinde, Güneş’ten milyarlarca kat büyüklükte olan süper dev bir karadelik yer alır. Kozmik materyallerin karadeliğe çok yakın olması durumunda etrafında diskler oluşur. Büyük bir hız ile dönüş yapan disk, inanılmaz derecede yüksek bir sıcaklığa erişir ve bu sıcaklığın etkisiyle etrafına olağanüstü miktarda radyasyon yayar. Bu karadeliğin etrafında oluşan manyetik güç de milyonlarca hatta milyarlarca uzağa kozmik materyal saçan ve Aktif Galaktik Çekirdek olarak adlandırılan ikiz jet akımlarını oluşturur. Karadeliğin etrafında oluşan ve çok parlak bir görünümü olan kozmik materyal bulutlar ise kuasar olarak tanımlanır. Kuasarların üç türde olduğu değerlendiriliyor: Radyo galaksi, kuasar ve blazar. Jet akımlarının dikey konumda olması radyo galaksi, bir açıya sahip ise kuasar, eliptik bir galaksinin merkezinde dağılmamış halde bulunan da blazar olarak tanımlanıyor.

Bu son derece parlak gökadalarının yani kuasarların oluşması galaksi merkezindeki karadeliğin beslenmesine bağlıdır. Bu beslenme olmaz ya da yok olur ise jet akımları da enerjisiz kalacağı için yok olurlar. Karadelik yeniden materyal çekmeye başlayana kadar da hareketsiz kalır.

Farklar

Kuasar ve karadelikler arasında bazı farklılıklar söz konusu. Kara delik büyük yıldızların devasa boyutta patlaması sonrasında yıldız çekirdeğinin içine çökerek uzayı delmesi olarak tanımlanır. Karadelikler uzayda yer alan hemen her şeyi içine çeker ancak kuasarlar galaksileri yutarak beslenir. Dolayısıyla çekim kuvvetleri çok üst seviyededir. Küçük olan karadeliklerin az da olsa görülebilme ihtimalleri var ama kuasarların görülmesi imkansızdır. Mevcut bilgiler ışığında karadeliklerin nasıl oluştukları biliniyor ancak kuasarların ne zaman oluştuğuna dair kesin bir veri olmasa da evrenin ilk dönemlerinde oluşmuş olabileceği değerlendiriliyor.

Kuasarlar gökbilimciler tarafından ilk kez 1960’lı yıllarda tespit edildi. Tanımlanan ilk kuasarın ışığın bize ulaşması yaklaşık 2,5 milyar yıl sürüyor olmasına rağmen aynı zamanda gezegenimize de en yakın kuasarlardan biri olduğunu belirtmek gerek. Şimdiye kadar tespit edilebilmiş en parlak kuasarın ise Güneş’ten 600 trilyon kat daha parlak ve Güneş Sisteminden 12,8 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunduğu belirtiliyor. Son olarak 2017 yılında keşfedilen ve bugüne kadarki en yaşlı kuasar olduğu değerlendirilen kuasarın Dünyadan yaklaşık 13 milyar ışık yılı uzaklıkta ve Büyük Patlamadan 690 milyon yıl sonra oluştuğu belirtiliyor.

Göz alıcı ışıkları ve parlakları sebebiyle dikkat çeken kuasarlar hakkında uzun yıllar yeterli bilgi edinilemedi ve bu durum nedeniyle de kuasarlar esrarengiz gök cisimleri olarak anıldı. 1980 yılından itibaren kuasarların özelliklerine yönelik bazı bilgiler elde edilse de ne kara deliklerin ne de kuasarların günümüzdeki verilere göre içinde ne olduğu halen bilinmemekte. Bazı bilim insanlarının yaptığı değerlendirmelere göre bu kuasarlar evrenin genişlemesinin de sırrını barındırıyor.



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here