Pazarlama 5.0’a Yolculuk

0
8
Pazarlama 5.0’a Yolculuk

Büyük veri, birbirine bağlanan çok sayıda nesne ve teknolojinin olağanüstü hızı ile pazarlama faaliyetleri boyut değiştiriyor. 5.0 pazarlama dönemi, hem firmalara hem de tüketicilere çok daha heyecanlı ve teknolojinin ön planda olduğu bir pazar sunuyor.

İtiraf edelim, çılgın bir değişim hızının olduğu, rekabetin firmalar için çok yorucu olduğu bir döneme girdik. Endüstri alanındaki gelişmeler ile birlikte, pazarlama faaliyetleri ve pazarlama sunum şekilleri de değişiyor. Artık müşteri pazardan sadece fayda beklemiyor. Günümüzdeki pazarlama uzmanları yenilikçilik, adaptasyon, tutku, ideoloji, değerler gibi kavramlara eğiliyor. Teknoloji ve internetin hızı, pazarı o kadar çok şekillendiriyor ki, bizler de pazarlamayı yeniden öğreniyor, yeniden tanımlıyoruz. O halde, yolculuğumuzu anlatırken sıfırların önündeki rakamlara kısaca değinelim.

Pazarlama 1.0 yaklaşımı ürün merkezli dönemlere aittir. Yani üretilen mal satılır. Şüphesiz bu dönem Sanayi Devrimi ile başlamıştı. Bu dönemde ürünler tek tipti ve var olan bu ürünler tercih edilmek zorundaydı. Dönemin pazarlama anlayışında iletişim tek yönlüydü. Tüketicinin üretime veya ürüne bir katkı sağlaması söz konusu değildi. Tüketici sadece sunulan bilgi ile yetiniyordu.

Zamanla pazarda benzer ürünler bollaştı. Bilgisayar teknolojisi hayatımıza girdi, artık bilgiye ulaşım sağlamak kolaylaşmıştı. Tüketiciler satın alma kararını vermeden önce, ürünü araştırıyor, bilgi sahibi olmak için ürünleri kıyaslıyordu. Ürünler artık tüketiciye sadece fayda sağlamıyor, duygusunu da tatmin ediyordu. Tüketici ürüne yorumlar yapabiliyor ve bunlar kısa sürede yayılıyordu. Bunu gören firmalar, internet teknolojisini kullanarak ilk defa müşteriyi de pazarlama sürecine dahil ettiler. Bu sayede de asa ilk defa üreticiden tüketicinin eline geçti. Biz bu dönemi pazarlama 2.0 olarak isimlendiriyoruz.

Bunlar yeterli değildi tabi ki. Çünkü bu anlayış, insanları sadece tüketici olarak görüyordu. Önemli ve eksik olan şey ise insanların değerlerini ve de hayata bakış açılarını dikkate almaktı. Tüketicinin nasıl bir ürüne ihtiyaç duyduğunu, nelerden hoşlandığını veya hoşlanmadığını, markaya bakış açısını bilmezsek ürün yaşam eğrimiz çok kısa olur. Artık insanların duygularını daha yakından bildiğimiz, trendin nelere yöneldiğini kolaylıkla kontrol altına alabildiğimiz, çok daha akıllı bir web dünyası ile birlikte yeni bir döneme girmiştik. Değere dayalı olan bu dönem pazarlama 3.0 olarak nitelendirildi.

Peki biz bu hızlı değişimin neresindeyiz? İlk kez geçtiğimiz yıllarda Doğu’nun yaptığı sanayi üretimi, Batı’yı geçti. Doğu kurduğu hattın etrafına insanı yerleştiriyor ve aynı üründen milyon tane üretiyor. Bunu gören Almanya ise ilk kez 2011 yılında endüstrisini 4.0’a taşıyacağını dünyaya duyurarak inovasyon süreçlerini, esnekliğini ve verimliliğini kısa sürede tamamen buna göre şekillendiriyor. Bu devrim ile birlikte inovasyonun vazgeçilmez olduğunu öğrendik. Artık pazarlama uzmanlarının işi ciddi bir adaptasyon gerektiriyor. Çünkü değişim; alışkanlıkları, riskleri ve tehditleri beraberinde getiriyor. Bununla başa çıkabilmek için ise firmaların yeni fırsatları değerlendirebilen pazarlama yöneticilerine sahip olmaları gerekiyor şüphesiz. Bu gelişmeler ışığında pazarlama 4.0 kavramını ilk defa ünlü pazarlama yazarı olan Philip Kotler, 2017 yılında yayınladığı kitabında ele alıyor. Kotler, müşterileri birer marka savunucusu haline getirmekten bahsediyor ve dönemi dijital dünyanın yeni bir pazarlama çağı olarak nitelendiriyordu.

Sosyal medyanın hayatımızdaki gücünü kabullendik. İnsanların çok kolay bir şekilde iletişimde olması, gücün bireyden topluluğa geçmesine neden oldu. Haliyle firmalar ve markalar epey zorlu bir çağı yaşıyor. Fakat bilgi kaynağımız da çok. Sosyal medya reklam mecraları, blog yazıları ve içerik pazarlama, arama motoru optimizasyonu, çevrimiçi PR ve birçok materyal elimizin altında. Rekabet ve bilginin çok olduğu bu dönemde pazarlamayı daha iyi ve daha doğru yönetebilen firmalar rekabet edebiliyor.

Özetlemek gerekirse; pazarlama 1.0 ürün merkezli, pazarlama 2.0 tüketici merkezli, pazarlama 3.0 insanın değerine dayalı, pazarlama 4.0 dijital pazarlama olarak karşımıza çıkıyor.

Pazarlama 5.0 – Nesnelerin İnterneti

Teknolojinin olağanüstü hızı, büyük verinin kullanılmaya başlanması ve birbirine bağlanan çok sayıda nesne ile pazarlama faaliyetleri 5.0’a doğru ilerliyor. Artık her şey Big Data dediğimiz ve dünyanın peşinde koştuğu verinin hakimiyetinde. Çünkü bu veri bize güdüyü harekete geçiren şeyleri anlatıyor.

Büyük miktardaki bu veriyi iş zekası ve pazarlama analizleri ile doğru kullanmak büyük bir mesele. Günümüzde 40 ile 50 milyar civarında nesnenin internet ortamında birbiri ile bağlantılı olduğu söyleniyor. Mobil internet, bilgi sistemi otomasyonu ve nesnelerin interneti sonucu oluşan tüm bilgiler big datayı oluşturuyor. Big data bir yığın olmakla birlikte, yararlı bilgileri çekebildiğimiz kadar bize faydası dokunuyor aslında. Elde bulunan bu yığının işlenerek, kullanışlı ve işe yarar verinin ortaya çıkartılması ise veri madenciliği olarak nitelendiriliyor. Bu bilgiler ışığında amaç oldukça esnek, kişiselleştirilmiş, müşteri dostu ve onun kalbine giden ürünler sunabilmek.

Firmalar elde ettikleri veriler ile müşterilerini daha yakından takip edebiliyor, pazardaki potansiyeli ise müşteriye dönüştürebiliyor. Müşteriler kolayca sınıflandırılabiliyor, davranış şekillerine göre kampanya stratejileri oluşturuluyor ve reklam giderleri daha doğru kullanılabiliyor. Her şekli ile 5.0 pazarlama dönemi, önceki tüm dönemleri de kendi içine dahil ederek, hem firmalara hem de tüketicilere çok daha heyecanlı ve teknolojinin bir o kadar ön planda olduğu bir pazar sunuyor.

Ganimete ŞAHİN
Pazarlama Koordinatör Yardımcısı



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here