İtiraf edelim, ülkeler arası çılgın bir rekabet ve baş döndürücü bir değişim hızının olduğu bir yıla girmiştik. 2020 yılına girerken sektörün liderleri yıllık stratejilerini çoktan belirlemişti. Ne de alışılagelmiş bir rekabetti, dünyanın her yerini etkileyen bir virüs salgını haberini alana kadar.

İnternet teknolojisinin küresel çapta sürekli bir gelişim halinde olması ve hızla yayılması, bizleri hiç olmadığı kadar dijital birer birey yaptı. Evimize kapandığımız bugünlerde, zaman bizlere çok şeyler keşfetmemizi sağladı. Hobilere yönelen bir grup sadece tüketim alışkanlıklarını değiştirmekle kalmadı, daha önce ertelenen birçok ihtiyacına sarıldı. Evlerimiz artık kaliteli ve güzel zaman geçireceğimiz alanlara dönüştü, sadece uyumak için kullandığımız bir araç olmaktan çıktı. Bu durum bile tüketicileri dekorasyon, yeni eşyalar, yeni mutfak aletleri gibi ürünleri satın almaya yöneltti. Hobi ürünleri, online eğitimler, internet TV, spor malzemeleri gibi birçok hizmeti evimize taşıdık. Tüm bunları yaparken, fiziki mağazaların yerini birden online alışveriş siteleri aldı. e-Ticaret uzmanlarının yıllardır hedeflediği ve yakalayamadığı büyümeyi, bir salgın birkaç haftada gerçekleştirdi. Çünkü bu değişimler ile birlikte, firmaların daha önce belirlediği stratejiler anlamsız kaldı. Fakat marketing çalışmaları durmuyordu. Birçok sektörde, fiziki çalışma faaliyetleri yavaşlasa da dijital alanda pazarlama faaliyetlerini kullanmak birçok firmanın ayakta kalmasını sağladı. Müşterilere ulaşmanın en kolay yolu ise e-ticaret oldu.

Mobil uygulamalar ile pratik ve kolay alışveriş, yüksek hızda internet olanağının yaygınlaşması, gelişmiş ödeme sistemleri, ürün teslimatlarındaki çeşitliliğin artması gibi çalışmalarda ilerleme ve bilinçli tüketici sayısının artması ile birlikte, e-ticaret ülkemizde ve tüm dünyada hızlı bir şekilde büyümeye geçti. Geçtiğimiz yıl yayınlanan Digital 2020 raporuna göre, 7,75 milyar olan dünya nüfusunun %59’u internet erişimine sahip. Yine aynı raporda Türkiye verileri incelendiğinde, 83,88 milyon olan Türkiye nüfusunun %74’ünün internete sahip olduğunu görüyoruz. Türkiye’de insanların internet başında geçirdikleri süre ortalama 7 saat 30 dakika. (Digital 2020: Over Digital Overview). Bu durum birçok markanın, dijital teknolojiyi daha da aktif kullanmasını ve e-ticarete yönelmesini sağladı.

2020 yılını e-ticaret verileri ile ele aldığımızda, yapılan araştırmalara ve açıklanan verilere göre;

– 2020 yılında sipariş başına ortalama alınan ürün sayısı %60 oranında arttı.
– Pandemi sürecinde tüketicilerin %42’si daha önce hiç satın almadığı yeni markaları denedi.
– Tüketici kitlenin %40’ı online alışverişe daha çok güvenmeyi ve dijital teknolojiyi kullanmayı öğrendi.
– e-ticaret reklam harcamaları bir önceki yıla göre %113 civarında artış gösterdi.
– Yine bu dönemde online alışveriş yapan kişi sayısı 3 iken 6’ya yükseldi. (Worldef 2020 e-ticaret verileri)
– 2019 yılını 190 milyar TL’lik hacim ile kapatan e-ticaret sektörü, 2020 yılını 254 milyar TL‘lik hacimle kapattı. 2021 yılında bu hedefin 400 milyar TL olması bekleniyor. (Etid YKB Ekmekçi, Emre)

Peki biz neler öğrendik?

Fiziksel alışverişin yapıldığı mağazaların kapanması ile markalar, müşteriler ile temas kurmak için kendilerini teknolojiye emanet etmeyi öğrendi. Alt yapısı, güçlü bir e-ticaret yazılımına dayanan yüzlerce KOBİ’nin, büyük işletmeler ile aynı platformda eşit şartlar ile yarışabileceklerini gördük. Dijital dönüşüme ışık tutan yerli yazılım firmalarının önemi bir kez daha anlaşılır hale geldi. ERP, CRM, e-Ticaret ve Mobil Uygulamalar gibi yazılımlarını aynı veri tabanında yönetebilen firmaların 2020 yılında yaşanan olumsuzluklardan en az etkilenerek, yazılımları sayesinde işlerini evlerinden dahi kaldıkları yerden devam ettirebildiklerini gördük. Müşterilerimiz ile çokça iletişimde kalmamız gereken bir dönemden geçtik. Bu anlamda inovasyonun ve dijitalin günümüzde vazgeçilmez olduğunu öğrendik. Değişime hızlı uyum sağlamayı, yeni alışkanlıklar ile gelen riskler ve tehditlerle başa çıkmayı öğrendik. İşletmemizi dijitale taşırken, işletmemizi yerli yazılımlara emanet etmeyi ve yerli yazılıma güvenmeyi bir kez daha öğrendik. Tüm bunlar ile birlikte işletmesini dijitale taşıyan, doğru ürünü doğru strateji ile tüketiciye ulaştırabilen firmalar 2021 yılındaki e-ticaret ekosisteminin bir parçası olacak. 2021 yılı yine e-ticaretin ve dijitalin yılı olacak!

Ganimete ŞAHİN
AKINSOFT Pazarlama Koordinatör Yardımcısı




CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here