Tekno Haber AKINSOFT 26 Mayıs 2021 (0) (152)

Dijital Dünyanın Oluşturduğu Yeni Bir Çevre Sorunu: E-Atık

KULLANIM ÖMRÜNÜ BİTİRMİŞ, ESKİMİŞ YA DA ARTIK İŞLEVİ KALMAYAN ELEKTRONİK ÜRÜNLERİN TAMAMI ELEKTRONİK ATIK YANİ E-ATIK OLARAK TANIMLANIYOR.

Sanayi Devriminden bu yana tüm dünyada çevresel sorunlar büyük bir artış içinde. Küresel ısınma, iklim değişikliği ve çevre kirliliği de yaşanan bu sorunların en başında geliyor. Özellikle dünya genelindekwi büyük sanayi kuruluşlarının daha fazla kazanma yönündeki politikaları, sorumlu hareket etmemeleri ve insanların tüketim alışkanlıklarındaki değişim, ne yazık ki çevre kirliliğinin giderek artmasına neden oluyor. Sıfır atık projelerinin geliştirilmeye çalışıldığı günümüzde geri dönüşümün önemine dikkat çeken uzmanlar son yıllarda organik atıkların yanı sıra e-atıkların da büyük bir sorun oluşturduğunu belirtiyor. Evsel atıklar, doğada yok olması zor olan plastikler veya cam gibi organik atıkları hepimizi biliyoruz. Peki e-atık nedir? Hangi atıklar e-atık olarak değerlendirilir? Gelin şimdi e-atık sorununa ve bu sorunla mücadele yollarına yakından bakalım.

Öncelikle e-atık nedir sorusunu tam olarak yanıtlamamız gerekli. Teknolojinin hızla gelişmesine bağlı olarak teknolojik ürünlerdeki çeşitlilik de sürekli artış gösteriyor. Öyle ki hemen her gün bir ürünün yeni bir modeli tanıtılırken daha birkaç yıl öncesinde almış olduğumuz ürünle yeni modeli arasında büyük farklar oluşabiliyor. Kullandığımız bu teknolojik ürünlerin sayısı her geçen gün artarken hayatımıza konfor katan bu ürünleri sürekli değiştirme veya yenileme hali ortaya çıkıyor. Kullanım ömrünü bitirmiş, eskimiş ya da artık işlevi kalmayan elektronik ürünlerin tamamı elektronik atık yani e-atık olarak tanımlanıyor. Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyalar yani kısaca AEEE olarak bilinen bu ürünler çoğunlukla televizyon, bilgisayar, cep telefonu gibi cihazlardan oluşuyor.

E-ATIK

NEDIR?

Bu ürünlerin çevreye olan zararları ise bünyelerinde plastik, fosfor, baryum, bromlu alev geciktiriciler ve zararlı metaller bulundurmalarından kaynaklanıyor. Bu maddelerin atık olarak doğaya salınımı çok ciddi bir çevre kirliliğine neden oluyor ve doğal yaşam alanlarını bozararak insanların sağlığı için büyük bir tehlike oluşturuyor. Dünya üzerinde yaşayan tüm canlıların sağlığı ve sürdürülebilir bir yaşam kalitesi için e-atıkların belirli bir planlama dahilinde kontrol altına alınması sağlıklı bir gelecek inşası adına büyük önem taşıyor. Dolayısıyla artık kullanmadığımız elektronik cihazları en kısa sürede geri dönüşüm kutularına atmak en doğru yol.

KULLANIM ÖMRÜNÜ BITIRMIŞ, ESKIMIŞ YA DA ARTIK IŞLEVI KALMAYAN ELEKTRONIK ÜRÜNLERIN TAMAMI ELEKTRONIK ATIK YANI E-ATIK OLARAK TANIMLANIYOR.

Fakat cihazlarımız eskidiğinde veya kullanılamayacak duruma geldiğinde onları çoğunlukla saklamayı tercih ediyoruz. Dolayısıyla bu durum evlerimize ve iş yerlerimizde birçok elektronik ürünün birikmesine sebep oluyor. Eskiyen, biriken ve bir kenarda tutulan bu ürünlerin ise geri dönüştürülerek yeniden üretime kazandırılması pek mümkün olmuyor. Çünkü zaman ilerledikçe hem eskiyen cihazların değeri çok hızlı bir şekilde düşüyor hem de üretimlerinde kullanılan teknoloji değiştiğinden geri dönüştürülmeleri zorlaşıyor. O halde e-atık sorunuyla mücadelede neler yapabiliriz?

Teknolojik Kirlilikte Geri Dönüşüm

Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan 2020 Küresel E-Atık İzleme Raporu verilerine göre her yıl kişi başı 7,3 kg elektronik atık üretiliyor ve bu değer her yıl artıyor. Bu durumun önüne geçebilmek için hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. Günlük hayatımızın bir parçası haline getireceğimiz basit ama etkili uygulamalarla bu sorun karşısında üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmemiz kolaylaşacaktır. Öncelikle elektronik atıklar, diğer atıklardan ayrı bir yerde toplanmalı. Bu atıklar belediyelerin ya da lisanslı işletmeler tarafından kurulan atık toplama merkezlerine bırakılmalı. Atık piller yine aynı şekilde ayrı bir yerde tutularak atık pil noktalarına götürülmeli. Halen kullanılabilir durumda olan cihazlar ikinci el hizmetine sunulmalı. Ayrıca e-atık olabilecek ürünlerin doğru tespit edilmesi gerekli. Beyaz eşyalardan aydınlatma ürünlerine, son model cihazlardan eski tip teknolojilere kadar her şey e-atık kapsamına girebilir. Hangi atığın nereye atılması gerektiği konusunda ALO 181 çağrı merkeziyle iletişime geçilerek destek alınabilir. Ev ve iş yerlerimizdeki e-atık miktarını doğru tespit ederek harekete geçersek doğaya büyük bir katkı sağlayabiliriz. Sadece e-atık konusunda değil, tüm atıklar konusunda daha bilinçli ve dikkatli davranmak tüm canlılar için daha yaşanabilir bir gezegen bırakma konusunda atılacak ilk adım olacaktır.

Birleşmiş Milletler’in 2019 yılında yayınladığı e-atıklarla ilgili raporun verilerine göre bu atıkların sadece %17’si geri dönüştürülürken geri kalan atıkların akıbeti ise bilinmiyor. Elektronik cihazların geri dönüşüm sürecinde kullanılan kimyasal maddeler bu atıkların içindeki zararı maddelerin açığa çıkmasına da neden olabildiğinden geri dönüşüm sürecinin doğru yöntemler kullanılarak yetkili kuruluşlar tarafından yapılması özellikle insan sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Yeri gelmişken dönüşüm sürecinin ekonomik değerine de değinmekte fayda var. E-atıkların içinde özellikle altın, bakır, paladyum, gümüş ve alüminyum gibi değerli metaller bulunması mali değerini artıran en önemli unsurlar. Öyle ki dünya genelinde e-atıklarda bulunan bu maddelerin yaklaşık değerinin 57 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Ancak elektronik cihazların en çok tüketildiği gelişmiş ülkeler geri dönüşüm için uygun tesisler kurmak yerine e-atıklarını gelişmemiş veya az gelişmiş ülkelere göndermeyi tercih ediyor. Bu durum atıklarda bulunan değerli maddelerin uygun olmayan geri dönüşüm yöntemleri kullanılarak ayrıştırılması ve hem ekonomik kaybın yaşanması hem de sağlığa etki edecek olumsuz durumların oluşmasına neden oluyor.

Unutulmamalıdır ki elektronik atıklar sıradan çöpler değildir. Dolayısıyla hayatımızı kolaylaştıran teknolojik ürünlerin kullanım süreleri tamamlandığında doğaya ve yaşayan tüm canlılara tehdit oluşturmaması adına hem bireysel hem de toplumsal olarak üzerimize düşen sorumlulukların bilinciyle hareket etmeliyiz. Bu anlayışla tüm kurumlara ve özellikle de devletlere gerekli altyapı çalışmalarını yapmaları ve e-atıkların geri dönüşümüne yönelik ilgili politikaların oluşturulması adına büyük bir görev düşüyor.

E-ATIK KONUSUNDA İSTATISTIKLER NE DIYOR?E-ATIK

01 BIRLEŞMIŞ MILLETLER

2020 Küresel E-Atık İzleme Raporu’na göre her yıl kişi başı 7,3 kg elektronik atık üretiliyor. Yalnızca 2019 yılında 53,6 milyon ton e-atık oluştu.

02 DÜNYADA EN FAZLA ELEKTRONIK ATIKÜRETEN ÜLKE

7 milyon ton atık ile ABD. Onu 6 milyon ton ile Çin, 2.2 ton atıkla da Japonya izliyor.

03 TÜRKIYE

Yıllık 503 bin ton atıkla en çok e-atık üreten ülkeler arasında 17. sırada yer alıyor.

04 KİŞİ BAŞI

Kişi başına düşen e-atık miktarının refah seviyesiyle doğrudan ilgisi olduğu biliniyor. Milli gelirin yüksek olduğu ülkelerde kişi başına düşen atık miktarı 29 kilograma kadar çıkıyor. Türkiye’de ise bu rakam 6,5 kg.

05 EN YÜKSEK

En yüksek e-atık geri dönüşüm oranına sahip olan ülke %62,6 ile İsveç. Bu oran ABD’de %14, Çin’de %21, Japonya’da %23, Türkiye’de ise %5.


Benzer Yazılar