Biyografi AKINSOFT 14 Temmuz 2021 (0) (158)

FARABİ Kimdir?

Bilim İnsanı ve Filozof FARABİ Kimdir?

Farabi (Farablı) adıyla bilinen Ebu Nasır Muhammed İbn el-Farah el-Farabi, 870 yılında Türkistan’da Otrar yakınında küçük bir köy olan Vasic’te doğdu.

Babası, Mehmed adında bir kale komutanı olan Farabi ilk öğrenimini doğduğu yerde yaptı. Gençliğinde Türkistan’dan göç ederek bir süre İran ‘da bulundu. Daha sonra dönemin ilim ve sanat merkezi olan Bağdat’a geldi ve yüksek öğrenimini burada tamamladı. Bu sürede Farsça ve Arapçanın yanı sıra ilim dili olan Latince ve eski Yunancayı öğrendi.

Ebu Nasrı Farabi, Aristo’nun bütün eserlerini açıkladığı ve incelediği için Ustad-ı Sani, Hâce-i Sani, Muallim-i Sani gibi sıfatlar almıştır. Batı kaynaklarında adı “Alpharbius” ya da “Alphartabi” olarak geçer.

Çağının ünlü bilginlerinden Ebu Bişr bin Yunus’tan Mantık, Ebu Bekr Ibn el Sarrac’dan dilbilgisi dersleri aldı. Bundan sonra Harran Üniversitesi’ne giderek felsefe çalışmaları yaptı ve burada Yuhna bin Haylan’dan aldığı derslerle Mantık bilgisini ilerletti. Aristo üzerindeki çalışmalarını burada yapan Farabi, Bağdat’a döndükten bir süre sonra Mısır’a gitti. 941 yılında Mısır’dan Halep’e gelerek Emir SeyfüddevIe Hemedani’nin sarayında bulundu.

Zamanının devlet adamlarından saygı gördü. Mütevazi bir hayat süren Farabi, Emir’in teklif ettiği yüksek maaşı kabul etmedi ve dört dirhemlik küçük bir ücretle yaşamayı tercih etti. Mısır’ da kaldığı süre boyunca Türk kıyafeti ile dolaştı ve Türkçe konuştu.

Eski Yunanlı filozof ve ilim adamlarının eserlerinin Arapçaya çevrilerek öğrenilmesinin Farabi ile başladığı değerlendirilir. Önce Abbasiler, sonra Endülüs medeniyeti içinde yetişen İslam bilginleri bu eserleri Batı’ya tanıttı. Orta çağ Avrupası Farabi’yi Arap dilinden, özellikle de Kurtuba’lı ibn-i Rüşd’ den öğrendi.

Batılı bilginler Ibn-i Rüşd’ü öğrenmek isterken Farabi‘yi okumak zorunda kaldılar. Farabi‘nin eserlerinin yüzyıllarca Avrupa’da tanınmasının, bilinmesinin nedeni budur. Bütün Avrupa tarafından tanınmış olan Farabi’yi birkaç yönden incelemek gerekir.

Medrese öğrenimi gördükten sonra Harran’da felsefe araştırmaları yapan Farabi, Halep’te Hemedani hükümdarı Seyfüddevle’nin konuğu oldu. Yaşamının büyük bölümünü Arap ülkelerinde geçirdi. Aristo’nun etkisinde kalan Farabi, ilimleri sınıflandırdı. Bu metodu ile ses olayının ilk mantıklı izahını Farabi yaptı. O, titreşimlerin dalga uzunluğuna göre azalıp çoğaldığını deneyler yaparak tespit etti. Bu keşfiyle musiki aletlerinin yapımında gerekli olan kaideleri buldu. Aynı zamanda tıp alanında çalışmalar yapan Farabi, bu konuda çeşitli ilaçlarla ilgili bir eser yazdı.

Farabi insanı tanımlarken “alem büyük insandır; insan küçük alemdir.” Diyerek bu iki kavramı birleştirmiştir. İnsan ahlakının temeli, ona göre bilgidir; akıl iyiyi kötüden ancak bilgiyle ayırır. İnsan için en yüksek erdem olan bilgi, insan beyninin çalışması sonucu elde edilemez. Çünkü tanrısaldır, doğuştandır (Vehbi).

Bilimin ise üç kaynağı vardır: Duyu; akıl, nazar. Bilimler ikiye ayrılırlar: Kuramsal (nazari) bilimler; uygulamalı (ameli) bilimler. Ahlak, siyaset, müzik, matematik uygulamalı bilimlere girer. Toplumlar da öz bakımından ikiye ayrılırlar: Erdemli toplumlar ve erdemsiz toplumlar. Bu toplumları yönetecek en kusursuz devlet ise bütün insanlığı kapsayan dünya devletidir.

Psikoloji ve metafizik üzerine kitapları büyük ölçüde kendi çalışmalarını yansıtmaktadır. Fizikte boşluğun varlığını gösteren Farabi’nin, kitaplarının çoğunun kaybolmasına rağmen, 43’ü mantık üzerine, 11’i metafizik üzerine, 7’si ahlak üzerine, 7’si siyaset bilimi üzerine, 17’si müzik, tıp ve sosyoloji üzerine ve de 11′i tefsir olmak üzere 117 eseri bilinmektedir.

Daha ünlü kitaplarından bazıları, çeşitli ilim merkezlerinde birkaç yüzyıl boyunca bir felsefe ders kitabı olarak kalmış olan ve Doğu’da bazı kurumlarda halen öğretilmekte olan Fusus al-Hikam kitabını içermektedir. Kitab al-Isa al-Ulum kitabı, bilimin sınıflandırılmasını ve esas ilkelerini yeknesak ve faydalı bir tarzda incelemektedir. Ara Ehli’l-Medineti’l-Fazıla (Model Şehir) kitabı sosyoloji ve siyaset bilimine ilk önemli katkıdır.

Farabi daha çok felsefe alanıyla ilgilenmiş ve filozof olarak ün yapmış olmasına karşın, doğal olarak felsefenin doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili bulunduğu öteki bilimlerde de neredeyse söz sahibi olacak kadar kendini yetiştirmişti. Matematik ve tıp ilgi alanlarından sadece ikisidir. Her ne kadar tıbbi alanda pratik yapmamışsa da tıp bilgisi derinliklidir.

Müzik hem pratik hem de teorik bakımdan Farabi’nin usta sayıldığı bir sanat ve bilim dalıdır. Öyle ki müzik üzerine Kitab’ül-Musika (Müzik Kitabı) başlıklı bir kitap yazan Farabi müzik notaları bilgisine katkıları yanında, birkaç müzik enstrümanı da icat etti. Müzik sanatı ve bilimi üzerine büyük bir uzman olan Farabi’nin enstrümanını insanları istediği anda ağlatıp güldürebilecek kadar iyi çaldığı anlatılmaktadır. Türk müziğinde ünlü olan ud enstrümanını bulan da Farabi’dir. Bu bilgilerden Farabi’nin felsefe, matematik, müzik, mantık, kimya ve tıp eğitimi gördüğü anlaşılmaktadır.

Farabi ‘nin düşüncesi, kendisinin ölümünden yüzyıllar sonra bile etkisini sürdürmüş, Osmanlı uleması tarafından da okunan ve sık sık anılan eserlerden biri olmuştur. Bu etkileme zincirinin en önemli halkalarını, Sasani devlet ilkelerini de Emevi döneminden itibaren özümleyen Arap devletleriyle, Selçuklu devleti teşkil etmiştir. 17. yy ’da Kâtip Çelebi, Keşf-ül-Fünun’u (Fenlerin Keşfi) yazarken Osmanlı medreseleri “ilm-i siyaset” alanında kitaplarla doluydu.

Farabî’yi anlatan kitaplar, İslam dünyasında Ebul Hasan el-Beyhaki, İbn-el-Kıfti, İbn bu Useybiye, İbn el-Hallikan adlı yazarlar tarafından Farabi’nin ölümünden birkaç yüzyıl sonra oluşturuldu. Fakat bu yapıtlar, birer araştırma olmaktan çok, Farabi’yle ilgili söylenceleri derliyor, bir felsefeciyi değil, bir ermişi açıklıyordu… Farabi’nin, Kazakistan 200 banknotunun arka yüzünde bir portresi yer almaktadır. Bu da onun Türk ve İslam dünyasındaki saygınlığının bir göstergesidir.

Bütün Orta Çağ boyunca Avrupa’da böylesine tanınan, hatta XX. yüzyılda bile hakkında araştırmalar yapılan, eserleri yayınlanan Farabi, 950 yılında Şam‘da öldü ve Babüssagir’e gömüldü. Çeşitli kaynaklarda cenaze namazını Emir Seyfüddevle’nin kıldırdığı belirtiliyor.

Bazı Eserleri:

  • Kitabu’l-Cem beyne reyey el-hakimeyn (İki Felsefeci Arasındaki Düşüncelerin Uzlaştırılması)
  • Ele Alınan Kaynakların Kaynakları
  • Medinetü’l-Fadıla (Erdemli Toplumun İlkeleri Üstüne Kitap)
  • Risale fi Ma’anii’l-Akl(Aklın Anlamları)
  • İhsa el-Ulûm musiki el-Kebir (Büyük Müzik)
  • Tasilü’s-Saâde

Benzer Yazılar