Dergi Özel Yazıları AKINSOFT 26 Temmuz 2021 (0) (192)

Lagom Felsefesi Nedir?

Mutluluğu bir yaşam biçimine dönüştürmek Lagom Felsefesiyle mümkün.

Dünyanın refah düzeyi en yüksek ülkeleri olan ve sakin, huzurlu, dingin yaşam prensipleriyle öne çıkan İskandinav ülkeleri son yıllarda tüm dünyanın ilgisini toplayan yaşam felsefesi “Lagom” ile dikkat çekiyor. Çıkış noktası ve kavramın kökeni İsveç olsa da Lagom tüm dünyada insanların yaşam biçimlerini sorgulamasına ve değiştirmesine sebep olan bir akım olarak karşımıza çıkıyor.

Lagom Ne Demek?

Kelime kökeni itibariyle İsveç diline ait bir kavram olan ve bir yaşam tarzını ifade eden Lagom anlam olarak “ne çok az ne çok fazla yani tam kararında anlayışını ifade ediyor.

Daha somut bir şekilde açıklamak gerekirse Lagom, hayatın her alanında dengeli bir yaşam sürmeyi ve bu dengeden keyif alarak mütevazi, anı yaşayan, ölçülü ve her şeyin yerli yerinde olduğu bir hayat biçimini ifade ediyor.

Her ne kadar İsveç kökenli bir kavram olsa da Lagom’un tüm İskandinav ülkelerinde kabul gören bir yaşam felsefesi olduğunu söyleyebiliriz. Hayatı temposu yüksek şekilde yaşamak ve her zaman en iyiyi isteme düşüncelerine karşı çıkan Lagom, tam da kuzey ülkelerinin yaşam tarzını yansıtıyor.

Öyle ki iş saatleri, yemek düzenleri ve biçimi, kahvelerine koyacakları süt miktarı, kullandıkları ev eşyaları, kıyafet seçimleri gibi pek çok alanda kararında bir tutum sergiliyorlar. Bu yaşam biçiminde, yeşil bir hayat ve sürdürülebilir yaşam düşüncesi de oldukça önemli bir yer tutuyor. Su israfının önlenmesi, gıda tüketiminde aşırılıktan kaçınılması ve enerji kaynaklarının ihtiyaç doğrultusunda kullanılması sürdürülebilir bir yaşam için temel konuların başında geliyor.

Paylaşmayı ve dayanışmayı, ihtiyaçtan fazlasını tüketmemeyi temel alan bu yaşam tarzı ile hem finansal istikrarı sağlayabilir hem de sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkıda bulunabiliriz.

Yazar Linnea Dunne, Lagom: The Swedish Art of Balanced Living isimli kitabında lagom felsefesiyle yaşamımızda verimli çalışmayı, dengeli yaşamayı ve mutlu olmayı mümkün kılacak 6 adımı şu şekilde sıralıyor:

  1. Uzun saatler boyu çalışarak değil, verimli çalışarak istediğiniz sonucu elde edebilirsiniz. Bu nedenle her saat başı beşer dakikalık molalar verebilirsiniz.
  2. Yapılacaklar listenizi gerçekçi bir şekilde oluşturmalısınız. Ne çok uzun ne de çok kısa olsun!
  3. Evinizde rahatlık hissini sağlayabilmek için kullandığınız mobilyaların fonksiyonel, sade ve rahat olmasını tercih edin.
  4. Sevdiğiniz insanlarla birlikte kaliteli vakit geçirmeye özen gösterin. Her zaman sohbet etmek zorunda değilsiniz, birlikte yaptığınız bir aktiviteden de son derece keyif alabilirsiniz.
  5. Sosyal medyada ilham veren, eğlendiren ve gerçekten size iyi hissettiren hesap ve arkadaşlara yer vermelisiniz.
  6. Modern yaşam daha stresli ve yoğun. Bu durumu aşabilmek için önceliklendirmeyi akıllıca yapabilmek çok önemli. Yine de işler bitmediğinde, mola vermeyi asla ihmal etmeyin. Akşam kanepenizde ailenizle ya da sevdiklerinizle keyifle vakit geçirerek günü tamamlamayı ihmal etmeyin. Ertesi gün daha verimli geçecek, emin olun!

Siz de bu adımları izleyerek her anlamda sadeleşmeyi esas alan Lagom felsefesini uygulamaya başlayabilirsiniz.

Lagom kelimesi, esasında yıllar öncesine dayanan yaşanmışlıklara ait bir kavram. Vikinglerden kalma olduğu söylenen bu felsefe geçmişinin, savaş ganimetlerini ya da yiyecekleri ‘lagom’ şekilde paylaşmaktan geldiği söyleniyor.

Gereksiz harcamalardan uzak durarak küçük şeylerle mutlu olabilmeyi, paylaşmayı ve yardımlaşmayı esas alan, Türkçedeki karşılığı ‘tam kararında’ olan ve ‘ne çok ne az’ anlamına gelen Lagom felsefesinin İsveç’te 1600’lü yıllarda ortaya çıktığı değerlendiriliyor. O dönem Batı Avrupa’da oluşan gıda krizinden etkilenen İsveçliler, kralın emriyle daha tasarruflu bir yaşam düzenine geçmeye karar verir. İnsanların ekip biçtiği özellikle de buğday, patates gibi tüm gıdalar tek bir yerde toplanır. Dolayısıyla kıtlık dönemi boyunca herkes yeterli ve orantılı miktarda gıdaya ulaşır. Bu şekilde devam eden süreç zamanla İsveç’te sade, paylaşımcı ve tutarlı yaşam anlayışının gelişmesini sağlar.

Viking dilindeki “laget om” (Tek seferde içilebilecek yudum) kelimesinden türeyen ve İsveç’te aynı zamanda bir ölçü birimi olarak da kullanılan Lagom günümüzde Japon Kon Mari ve Danimarkalı Hyyge gibi oldukça popüler bir akım haline geldi. Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz bu kavramlar çıkış noktası olarak hayatı sadeleştirerek mutluluğu yakalama felsefesi üzerine kurulu dekorasyon akımları olarak bilinseler de temelinde bir yaşam tarzını yansıtıyorlar.

Alışkanlıklarımızı değiştirebiliriz.

Böylesine sade ve kararında bir yaşam biçimini ilke edinen bir felsefenin, şüphesiz tüketim alışkanlıklarımızı temelinden değiştireceğini söyleyebiliriz. İhtiyaçlarla istekler arasındaki çizgiyi belirgin hale getiren bu düşünce temelde tüketimle ilgili.

Bu felsefenin bize önerdiği sade yaşam biçimiyle harcamalarımızı dengeleyebilir, sürdürülebilir bir yaşam tarzına geçiş yapabiliriz. Böylelikle bütçemizi daha iyi yöneterek hem tasarruf sağlayabilir hem de geleceğimizi yönlendirebiliriz. Elbette bunu yapabilmek yaşamın her alanında bu felsefeyi benimsemekten geçiyor. Peki neler yapabiliriz?

En temel ihtiyaçlarda aşırıya kaçmamak tasarrufun temelidir.

Son yıllarda sıkça gündeme gelen su kullanımı konusunda hassas olunmalı. Banyo süreleri kısaltılmalı, su ısıtıcılarına sadece ihtiyaç kadar su konulmalı. Olabildiğince sürdürülebilir ürünler satın alınmalı ve mümkün olduğunca az çöp çıkarılmalı. Aşırı ve gereksiz tüketimin doğaya doğrudan zarar verdiği unutulmamalı.

Harcamalar not edilmeli ve hangi alanda tasarruf yapılabileceği net bir şekilde belirlenmeli. Mobilya alımlarında kullanışlı ve sade olmaları tercih edilmeli. Maddi durum çok iyi dahi olsa lüks harcamalardan uzak durulmalı. Harcamalar eğitime yönlendirilebilir veya ihtiyacı olanlar için değerlendirilebilir. Sosyal medyada maddi güçle öne çıkmaya çalışılmamalı. Zira etik olmayan bu davranış harcama güdüsünü de olumsuz yönde etkileyecektir.

Benzer Yazılar