Dergi Özel Yazıları AKINSOFT 09 Temmuz 2021 (0) (64)

DİJİTAL MİNİMALİZMLE YAŞAM KALİTENİZİ ARTIRMAK MÜMKÜN

Dijital Minimalizm ile yaşam kalitenizi artırmak mümkün.

Son yıllarda teknolojinin baş döndürücü gelişimiyle birlikte ihtiyaçlarımız ve alışkanlıklarımız da değişti. Bugün artık birçok teknolojik ürün ve uygulamanın bağımlısı haline geldik ki son dönemlerde pek çok ihtiyacımızı da çevrimiçi olarak karşılar olduk. İnsanları gerçek sosyallikten uzaklaştıran bu bağımlılık üzerinde çokça konuşulan yeni bir kavram oluştu: Dijital Minimalizm.

Dijital minimalizm konusunu ele almadan önce minimalizm kavramına değinmekte fayda var. İlk olarak 1960’lı yıllarda ortaya çıkan kavram, resim sanatı özelinde daha az renk ve şekille yaratılan eserleri tanımlamak için kullanılıyordu. 1990’lı yıllarla birlikte kavram, toplumsal yaşamın pek çok alanında kullanılmaya başladı. Temel olarak sadeliği esas alan minimalizm, yalın ve basit bir yaşamı ifade eder. Sahip olunanlarla mutlu olmayı ve zamanı verimli kullanmayı savunan bu görüş ihtiyaç dışı tüketimi eleştirir.

İletişim araçlarının son yıllarda giderek artması ve gelişen teknolojiyle yaygınlaşması hayatın hemen her alanında yoğun bir dijital trafiğin oluşmasını da beraberinde getirdi. Günlük rutin işlerimiziden tutun da alışverişlerimize kadar pek çok şeyi kullandığımız teknolojik cihazlar aracılığıyla yapıyoruz. Sadece iş ya da alışverişler değil sosyal medya ve oyun olmak üzere daha birçok yönüyle bu cihazlar bizleri kendilerine bağımlı hale getirdi. Bu noktada ortaya çıkan dijital minimalizm kavramı da temelde dijital sadeliği esas alır. Minimalizmin alt kolu olarak ortaya çıkan bu kavram hayatımızın her alanına girerek bizleri kendine bağımlı hale getirmiş tüm elektronik cihazlar ve dijital iletişim araçlarındaki ihtiyaç dışı kullanımı ve fazlalığı redderek dijital sadelik felsefesi prensip edinen modern bir yaklaşım olarak tanımlanır. Kullandığımız ya da pek çoğunu kullanmadığımız bu teknolojik uygulama ve ürünler günlük hayatımızdaki davranışlarımızı da değiştiriyor. Öyle ki bu değişimler zaman ve iş yönetimimizde başta odaklanamama olmak üzere daha birçok sorunun oluşmasına neden oluyor. Önceden kısa sürede bitirilen işler şimdi zamana yayılarak daha uzun sürede tamamlanıyor. İşte dijital minimalizm kavramı, dijital iletişim araçlarının ve bu araçlarla birlikte gelişen alışkanlık ve davranışların sorgulanmasını, bu sorgulama doğrultusunda gereksiz dijital kirliliğin ortadan kaldırılmasını ifade ediyor. Böylece sadece gerekli olan araç, cihaz, program ve uygulamaların kullanılmasını teşvik ederek yaşam kalitemizi geliştirmeyi ve zamanımızı daha anlamlı hale getirmeyi teşvik ediyor.

Büyük bir dijital kirliliğin oluştuğu işte bu noktada kendimize bazı sorular sormamız gerekiyor. Etrafımızın gerekli gereksiz pek çok teknolojik ürün ve uygulama ile örüldüğü bu ortamda bu uygulama ve cihazlara olan ihtiyaç durumunuz nedir? Akıllı telefonlarınızda bulunan uygulamaların hangileri size ne kadar faydalı? Bazı uygulamaları silmeniz hayatınızdan bir şeylerin eksilmesine neden olur mu? Soruların sayısı çoğaltılabilir elbette. Kendimize bu soruların çoğunu soruyoruz ama yine de alışkanlıklardan vazgeçmiyor bağımlısı haline geldiğimiz akıllı telefonlar başta olmak üzere birçok ürün ve uygulamaya gereğinden fazla vakit ayırmaya devam ediyoruz. Dolayısıyla bu bağımlılığın bizlere verdiği zarar devam etmekle birlikte sosyal, psikolojik ve fizyolojik açıdan her geçen gün artıyor. Öyle ki bu zararların bir getirisi olarak daha önce adını bile duymadığımız hastalıklar gündeme geldi. Nomofobi, Siberhondrik, Photolurking, Hikikomori, Plagomani, FOMO (Fear of Missing Out), Facebook depresyonu ve cheesepodding bu hastalıklardan bazıları.

Belirtmek gerekir ki her ne kadar bu durum zarar verici olsa da bugün gelinen noktada teknolojiye ve teknolojinin getirdiklerine ihtiyacımız olduğu kesin. Bu daha çok bir mecburiyet. Peki, odaklanma problemlerinin yaşandığı, hafızalarımızın zayıfladığı giderek daha bağımlı hale geldiğimiz bu durum karşısında teknoloji bağımlılığının bize verdiği zararları en aza indirgemek ya da birçoğundan kurtulmak için neler yapılabilir?

Neler Yapabiliriz?

Öncelikle kendinize kriterler belirleyin. Sosyal hayattan iş hayatına kadar yaşamın her alanıyla ilgili kriterleriniz olsun. Tüm elektronik cihazları, programları ve uygulamaları kullanmanın imkansız olduğunu söylememize gerek yok. Bunun için ne yeterli zamana ne de odaklanma becerisine sahibiz.

Dolayısıyla kullandığınız teknolojik ürün, uygulama veya programların hangilerine gerçekten ihtiyaç duyduğunuzu kendinize sorun ve belirleyin. Telefonunuzdan kullanmadığınız uygulamaları silin, sık kullanmadıklarınızın bildirimlerini kapatın. Size faydası olmadığını düşündüğünüz sosyal medya uygulamalarına vakit ayırmayın hatta bu tür uygulamaları silin. Sizin için önemli olan ve size katkısı olduğunu düşündüğünüz uygulamalara belirli süreler dahilinde vakit ayırın.

Gün içerisinde reklamlar, bültenler, bilgilendirme mesajları ve daha pek çok e-posta ve mesaj alıyoruz. E-posta hesaplarınızı ve mesajlarınızı temizleyin ve gönderi ayarlarını güncelleyerek istenmeyen e-maillerden kurtulun. Telefonunuzda fazla SMS görmek istemiyorsanız, üye olduğunuz markaların bültenlerinden çıkın. Hemen herkes telefonunda, bilgisayarda veya harici depolama alanlarında fotoğraflar, dokümanlar, uygulamalar, belgeler, ses ve müzik dosyaları saklıyor. İyi ama hangilerinin orada olduğunun farkındayız ya da hangilerini kullanıyoruz? Önem verdiğiniz, sizin için değerli olanlar dışında arşivleme ve saklama alışkanlığınızdan vazgeçin. Fotoğraflılarınızı düzenleyin ve aynı pozdan olan fotoğrafları silin. Aynı güne ait yüzlerce fotoğrafın tamamına ihtiyacınız olmadığınızın farkındasınız. Hatıralarınızı unutmamak için en sevdiğiniz birkaç fotoğrafı saklamanız yeterli olacaktır. Bilgisayarınızdaki kullanmadığınız programları kaldırın. Ayrıca masaüstü arka planı için gözlerinizi yormayacak bir arka plan resmi belirleyin ve masaüstünüzü temiz tutun. Her gün belirleyeceğiniz zaman dilimlerinde tüm elektronik cihazlardan uzaklaşın. Doğaya, sessizliğe, ailenize zaman ayırın veya kendinizle baş başa kalın. Kendinize yeni hobiler edinin ama bu hobiler dijital dünyadan, sanal medyadan uzakta olsun. Zihninizi tazeleyecek ve rahatlatacak, beden sağlığınıza katkı sunacak ve kendinizi geliştirmenize imkan sağlayacak hobiler tercih edin.

Bize hiçbir faydası olmayan ya da ilgi alanımıza girmeyen sadece popüler olduğu için takip etme gerekliliği hissettiğimiz konular, hesaplar zamanımızı ve hafızamızı çalıyor. Bu durum, dinlendiğimiz veya boş zamanımızı değerlendirdiğimizi sandığımız zaman dilimlerinde dahi hem fiziksel hem de zihinsel olarak yorulmamıza ve tembelleşmemize sebep oluyor. Öyle ki geçirilen süre boyunca hem zamanımız boşa harcanıyor hem de zihnimiz pek çok gereksiz bilgiyle dolduruluyor. Elbette güncel olanı, güncel gelişmeleri takip edeceğiz fakat takip ettiğiniz veya zaman ayırdığınız bu alanlar eğer hayatınıza bir değer katmıyor size bir fayda sağlamıyorsa sadece popüler olduğu için bir uygulamayı takip etmenin veya bir programı kullanmanın anlamı yok.

Unutmamak gerekir ki zaman en değerli hazinedir. Bu hazinenin kontrolünü başkaları değil kendimiz sağlamalıyız. Dijital dünyanın, teknoloji bağımlılığının zamanınızdan ve hayatınızdan çalmasına izin vermeyin.

Önemli olan, hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır.
[Platon]

Benzer Yazılar