Dergi Özel Yazıları AKINSOFT 05 Ağustos 2021 (0) (259)

Yangınla mücadelede kullanılan teknolojiler neler?

Orman yangınlarıyla mücadele ettiğimiz şu günlerde en çok konuşulan konular sıralamasında yangın söndürmede kullanılan teknolojiler başı çekiyor.

Son günlerde ülkemizin güney bölgeleri başta olmak üzere pek çok bölgesinde oluşan orman yangınları hepimizi derin bir üzüntüye boğarken hemen herkes teknolojinin büyük bir hızla geliştiği günümüzde bu yangınlarla mücadelede kullanılabilecek teknolojik yöntemleri sorguluyor. Geçmişten bugüne büyük bir hızla gelişim gösteren bilim ve teknolojinin yangın söndürme konusunda hangi uygulamaları insanlığın hizmetine sunduğu araştırılan konuların başında yer alıyor.

Peki ama bu devasa yangınlarla mücadelede hangi teknolojiler kullanılabilir? Yangın söndürmede kullanılabilecek teknolojiler neler? Gelişmiş ülkelerde teknoloji kullanımı ne durumda?

Bu yazımızda bu soruların cevaplarına ve yangınlarla mücadelede Türkiye’nin sahip olduğu imkanlar ve bulunduğu konuma değiniyoruz.

Yangın söndürme robotları

Son yıllarda büyük bir gelişim gösteren robotik teknolojiler yangın söndürme konusunda da karşımıza çıkıyor.

ABD yangınla mücadele kapsamında Thermite adlı bir yangın söndürme robotu kullanıyor. Bu insansız yangın söndürme robotu, yangının en sıcak bölgelerine bile girebilecek kadar dayanıklı bir yapıya sahip. Yine Thermit RS3 adı verilen robot da yangın söndürme çalışmalarında kullanılıyor. Paletleri sayesinde engebeli arazilere tırmanabilen bu araç, dakikada 2 bin 500 galon su sıkabilme özelliğine sahip. Hem thermal hem de kontrol merkezine anlık görüntü aktaran kameralara sahip robot 500 metre uzaklıktan kontrol edilebiliyor.

Büyük yangınlara havadan müdahale çok büyük öneme sahip olsa da karadan müdahale şart. Ancak yüksek sıcaklık değerlerinden dolayı görevli ekibin giremediği bölgelere bu tür teknolojik araçlarla müdahale edilmesi büyük önem taşıyor.

VR teknolojisi

Yangınla mücadelede önem arz eden konuların başında müdahale ekiplerinin iyi bir eğitim almış olmaları yer alıyor. Bu noktada ABD, orman yangınlarıyla mücadele kapsamında son yıllarda görevli ekipleri VR teknolojisini kullanarak eğitmeye başladı. Aynı zamanda AR teknolojisinin de çok yakın bir gelecekte yangınla mücadele eğitimleri için kullanılması bekleniyor. VR teknolojisi sayesinde karşılaşılacak her türlü zorluğa karşı önceden tecrübe edinen ekipler gerçek bir yangınla karşılaştıklarında olaya çok daha kısa sürede uyum sağlayabiliyor. Elbette görevli ekiplerin gerçek sahada fiziksel olarak eğitim alması önemli ama ABD yaptığı bu eğitimlerde, saha eğitimlerine göre çok daha yüksek bir verim aldı.

Uydular

Orman yangınlarıyla mücadelede kullanılan teknolojiler arasında uyduların önemi büyük. Hemen herkesin bildiği üzere uydular, internet, haberleşme ve GPS gibi birçok teknoloji için büyük öneme sahip. Özellikle NASA, yirmi yıl önce yörüngeye gönderdiği uyduyla ve uyduların sahip olduğu termal kameralar aracılığıyla yangınları tespit ediyor ve anlık olarak verileri tüm dünyayla paylaşıyor. Ancak tespit, bölgelerde yaşanan sıcaklık artışı üzerinden yapılıyor. Dolayısıyla ülke yönetiminin orman bölgelerini düzenli olarak kontrol ve takip etmesi gerekiyor. ABD bu noktada hem NASA uydularının hem de yangınla mücadelede görevli ekiplerin içinde yer aldığı bir acil müdahale sistemine sahip. Uydudan gelen verilerin yanı sıra gün boyu uçaklarla yangın tespiti yapılırken kara ekipleri de uydu ve uçaklardan sağlanan bilgileri kısa sürede değerlendirerek olası yangınlara kısa sürede müdahalede bulunuyor.

Fireball International isimli bir Avusturya firması, sahip olduğu özel uyduları ile iki yıl önce ABD’de gerçekleşen bir yangını tespit etti. Şirkete ait uyduların 2019 Kaliforniya yangınını, başladıktan 66 saniye sonra tespit ettiği belirtildi.

ABD’de üç Üniversite tarafından ortaklaşa kurulan ALERT orman yangın sistemi ise bu yangını üç dakika içinde teyit edebildi.

Bu bilgiler ışığında uyduların özellikle son dönemlerde küresel ısınmayla birlikte artış yaşanan yangınlara karşı tüm dünyayı kapsayan bir erken müdahale sisteminin en önemli unsuru olduğunu belirtebiliriz.

Nesnelerin interneti (IOT)

Yangınla mücadelede en önemli etkenlerin başında yangının kısa zamanda tespit edilerek müdahale edilebilmesi geliyor. Dolayısıyla bu tespitlerin hızlı bir şekilde yapılabilmesi için çok hassas sensörlerin kullanılması gerekiyor. Enerji ihtiyaçlarını güneşten alan sensörler tespit ettiği mevsim normallerinin dışında yüksek sıcaklık seviyesi veya CO2 oranı gibi verileri yine uydular aracılığıyla paylaşabiliyor. Son yıllarda gelişen nesnelerin interneti teknolojileri sayesinde de bu sensörlerin kendi aralarında iletişim kurması sağlanıyor. Makineler arası iletişimle birlikte çok daha hızlı ve verimli olan bu iletişimin gelecekte çok daha etkin hale gelerek kullanımının yaygınlaşması bekleniyor.

Yangınla mücadelede drone teknolojisi

Günümüzde adını sıkça duyduğumuz teknolojik araçlardan birisi de dronelar. Hemen her alanda kullanıldığı gibi dronelar orman yangınlarıyla mücadelede de kullanılıyor. Özellikle de uydular aracılığıyla elde edilen verilerin teyit edilmesi ve yangın noktasının net bir şekilde tespit edilmesinde dronelardan yararlanılıyor. Yüksek ısıya dayanıklı şekilde üretilen dronelar insanların erişemediği noktalara girerek söndürme işlemi gerçekleştirebiliyor. Özellikle helikopterlerin rüzgar oluşturarak tehlike arz edebileceği ve uçakların giremeyeceği küçük alanlar için dronelar büyük bir öneme sahip.

Üzerlerinde taşıdıkları kızılötesi kameralar ve haritalamada kullanılan sensörler, yangın bölgelerini işaretleme amacıyla kullanılıyor ve böylelikle yangın çıkan bölgelerin titizlikle tespit edilmesi sağlanıyor.

Drone kullanımında en iyi örnek İngiltere. 2020 yılında İngiltere çıkan yangınlar sonrası dronelar aracılığıyla başarılı bir haritalama gerçekleştirdi. Bu haritalama sayesinde İngiltere orman yangınlarıyla mücadele kapsamında hangi noktaların daha tehlikeli olabildiğini belirleyebiliyor.

Geçtiğimiz yıl yaşanan neredeyse tüm Avusturalya’yı küle çeviren yangını hepiniz hatırlıyoruz. Bu büyük yangın sonrası yangınlarda kullanılan teknolojiler tüm dünyanın gündemini meşgul etmişti. Şimdi de gündemi oluşturan en önemli konuların başında yangınla mücadelede kullanılan teknolojiler geliyor. Öyle ki ülkemizde başlayan orman yangınlarıyla aynı tarihlerde Rusya, Yunanistan, ABD ve İtalya gibi ülkelerde de yangınların meydana gelmesi bu konuyu tüm dünyada gündeme oturtmuş durumda. Uzmanlar dünyanın pek çok bölgesinde oluşan bu yangınları küresel ısınmanın bir sonucu olarak değerlendiriyor.

Peki ülkemiz yangınla mücadelede teknolojik olarak ne durumda?

Ülkemizde ilk olarak Manavgat’ta başlayan orman yangınları kısa sürede güney bölgemizde birçok bölgeye yayıldı. Hepimizi büyük bir hüzne boğan yangın felaketi beraberinde pek çok tartışmayı da getirdi. Söndürme faaliyetlerinde uçaklar mı yoksa helikopterler mi kullanılmalı konusu bu tartışmaların başında geliyor. Peki yangınla mücadelede Türkiye ne durumda?

2009 yılına kadar Türkiye’de suyu sadece havaalanından alabilen uçaklar kullanımdaydı. 2009 yılından itibaren amfibik yani deniz veya göllerden su alımı yapabilen uçaklar kullanılmaya başlandı. Havaalanından dolum yapan uçakların kapasitesi 1.5 ton, amfibik uçakların kapasitesi ise 10 ton. Türkiye’de 3 adet amfibik uçak mevcut.

Helikopter sayısı ise daha fazla. Ülkemizde 2020 yılına kadar 2.5 ton su kapasiteli helikopterler kullanılmaktaydı. 2021 yılı itibariyle ise 3.5, 7.5 ve 10 ton su kapasiteli helikopterler kullanılmaya başlandı. Bu helikopterlerin sayısı şu an itibariyle 39.

Bu veriler doğrultusunda ülkemiz hava araçlarının toplam su kapasitesi 140.000 ton. Geçmiş yıllara kıyasla kapasite anlamında ilerleme kaydedildiğini söylemek mümkün.

Mücadelede uçaklar mı yoksa helikopterler mi daha etkili?

Son günlerde sıkça tartışılan konuların başında bu soru geliyor. Öncelikle her iki aracın da avantajları olduğu gibi dezavantajlarının da olduğunu belirtmek gerekir. Uçaklar çoğu senaryoda helikopterlerden fazla su taşır. Fakat helikopterlere kıyasla su alımlarının zorluğu ve düşük manevra kabiliyetleri uçakları geriye atıyor. Helikopterler ise pek çok durumda uçaklardan daha işlevsel özelliklere sahip. Helikopterler hem uçaklar gibi sahip oldukları yüksek su kapasiteleriyle hem hızlı olmaları nedeniyle hem de manevra kabiliyetleriyle yangınlara müdahalede ve yayılmasının önlenmesinde büyük önem taşıyor. Aynı zamanda da su kaynaklarının bulunmadığı bölgelerde Orman Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan yapay su havuzları, yangın esnasında özellikle helikopterlerin hızlı ve kolaylıkla su almasına imkan sağlıyor.

Kara gücü

Orman yangınlarıyla mücadelede diğer önemli unsur kara gücü. Öyle ki hava araçlarının kalkış yapabilmesi zaman alırken, kara araçları yangının tespitinden dakikalar sonra müdahalede bulunabiliyor. 2021 yılı verilerine göre envanterde 1078 arazöz, 281 su tankeri, 2270 ilk müdahale aracı, 181 dozer ve 501 iş makinesi olmak üzere toplam 4311 kara müdahale aracı bulunuyor.

Yangınla mücadelede çoğu zaman hava araçlarının gücü değerlendirilse de kara araçlarının da en az onlar kadar önemli olduğunu belirtmek gerekir.

Ülkemizin yangın söndürme teknolojilerinde henüz istenilen seviyede olmadığı son günlerde yapılan tartışmalar arasında. Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel ısınmanın ulaştığı nokta da dikkate alındığında bu konunun önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Benzer Yazılar