Dark Pattern Nedir?

Dark Pattern nedir? Yanıltılıyor muyuz yoksa kendimizi mi aldatıyoruz?

Yaşadığımız bu çağda internet hemen hemen her insanın vazgeçilmezleri arasında. İş ve sosyal yaşamımızda çeşitli amaçlarla kullandığımız internet ortamında çoğu zaman birtakım olumsuzlukların hedefi konumundayız. Öyle ki bu sanal dünyada pazarlama, reklam vs. gibi farklı amaçlar güden sitelerin kurbanı da olabiliyoruz. Bu siteler çok farklı yöntemler kullanabiliyor ama bu yazımızın konusunu sıkça kullanılan bir uygulama olan “Dark Pattern” oluşturuyor. Peki bu kavram neyi ifade ediyor? Dark Pattern nedir?

Bu yöntem kasıtlı olarak birçok farklı şekilde kullanılabiliyor. Türkçe karşılığı karanlık desenler olarak tanımlanan bu kavram temelde bir web sitesinin kullanıcılarını kendi istekleri dışında hareket etmeye yönlendirerek gerçekleştirilen “tasarım hilesi” olarak ifade ediliyor.

Uzun zamandır kullanılsa da dark pattern kavramı son yıllarda yaşanan teknolojik gelişmelerle çok daha gündemde yer almaya başladı.

Merak ettiğiniz bir konuyu araştırmak ya da vakit geçirmek için internette bir siteden diğerine gezinti yapıyorsunuz. Bakmakta olduğunuz sitelerden birinde karşınıza aniden bir pencere açılıyor ve içgüdüsel olarak hızlıca pencereyi kapatıyorsunuz. Yani siz öyle sanıyorsunuz da denilebilir. Bu kapatma isteminizin akabinde hiç istemediğiniz bir siteye yönlendiriliyorsunuz. İşte bu durum şirketlerin Dark Pattern olarak tanımlanan bir yöntem uygulaması sonucu ortaya çıkıyor.

Bu tür uygulamalarla şirketlerin ekonomi temelli yararı adına sizi yönlendirmek için kullandıkları dijital tasarımlar “Dark Pattern” kavramını oluşturuyor.

Esasen bu patternler kullanıcıları yönlendirerek dikkatlerini farklı yere çekmek ve içinde bulundukları sistemin amaçları doğrultusunda onları manipüle etmek amacıyla kullanılıyor. Bu durumun bir sonucu olarak ise kullanıcıların karar verme mekanizmaları etkileniyor, yanılgıya düşüyor ve aldıkları hizmetlerde hiç beklemedikleri sonuçlarla karşılaşabiliyorlar. Ayrıca son dönemlerde yine bu yöntemin uygulanması ile kullanıcıların kişisel verilerinin de toplanabildiği belirtiliyor.

Bu yöntemle en sık kullanılan uygulama görsel açıdan da farklı ve dikkat çekici olarak tasarlanan linklere kullanıcıların tıklamasının sağlanması. Bu, kullanıcıların reklama tıklamasını veya herhangi bir içerik indirmesini sağlayarak reklam verenden gelir etmek amacıyla siteler tarafından sıkça kullanılan bir yöntem.

Okunmayacağı düşüncesi

Yeni bir telefon numarası veya cep telefonu ya da yeni bir e-posta adresi alıyorsunuz. Bir siteye üye olurken, çevrim içi platformlarda alışveriş işlemi gerçekleştirirken size sunulan metinsel içerikleri okuyor musunuz? Neleri onayladığınızı ya da onaylamadığınızı dikkatli bir şekilde kontrol ediyor musunuz?

Muhtemelen bu sorulara pek çoğumuzun cevabı hayır olacaktır ki bilinçli kullanıcıların dahi bu süreçte tasarım hileleri ile aldatıldığını söyleyebiliriz. Küçük bir örnek verecek olursak, hemen herkes tarafından bilinen ünlü bir sitede kişisel bilgilerin paylaşılmasına yönelik kullanıcılardan izin alınması amacıyla yerleştirilen onay kutucuğunun yanında yer alan “Sizlere yeni ürün ve hizmetlerimiz hakkında bilgi verebilmek için onayınıza ihtiyacımız var.” ifadesiyle başlayan cümleyi okumayan kullanıcılar onay vermemek için kutucuğu işaretlemiyorlar. Fakat metnin devamında ise “Eğer bu bildirimleri almak istemiyorsanız lütfen yandaki kutucuğa tıklayınız.” İbaresi bulunuyor.

Burada değinmemiz gereken bir nokta daha var. O da ister indirim olsun ister web veya haber bülteni üyeliği olsun, size sunulan içerikleri kabul etmediğiniz takdirde size kendinizi kötü hissettirmeye çalışmaları. Bu yöntem şimdiye kadar istediklerini elde etmek için size uygulanan yöntemler içerisinde “yüzsüzlük” olarak niteleyebileceğimiz en uç seviye. Bu durum “confirm shaming” olarak adlandırılıyor ve bu yöntemle size sunduklarını kabul ettirip zihninize “güvenli, güçlü ve zeki” olacağınız düşüncesini yerleştirmeye çalışıyorlar.

Diğer bir dark pattern uygulaması ise nasıl üye olduğunuzu bile hatırlamadığınız e-posta veya SMS listelerinden bıkkınlıkla ayrılmak istediğinizde karşınıza çıkıyor. Örneğin, pek çok e-posta mesajında üyelikten ayrılma bağlantısı mesajın en alt bölümünde genellikle beyaz ve okunaklılıktan uzak bir şekilde verilerek adeta görünmez kılınıyor.

Princeton Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir araştırmanın sonuçlarına göre incelemeye alınan 10 bin web sitesinin 1200’ünde bu ve benzeri birçok aldatıcı yöntemlerden en az birisi kullanılıyor. Sayının yüksek olması sanırım durumun vahametini göstermeye yetiyor. İncelemeye alınan bir e-ticaret sitesinde ziyaretçilerin karşısına çıkan “Az önce xxx kentinde yaşayan xxx adlı kullanıcının o ürünü satın aldığı, her an o ürünün tükenebileceği, o yüzden de bir an önce alışverişi tamamlamaları gerektiği” mesajı bir uyarı şeklinde gösteriliyor. Oysaki bu gerçek değil. Çünkü yapılan incelemelerde yapay zeka tarafından o sitenin veri tabanında yer alan çok sayıda isim ve konumun eşleştirilmesiyle yapılan bu bildirimin tamamen yanıltıcı olduğu tespit edilmiş.

Bazı sitelerde ise iptal butonu, üzerine tıklanamaz düşüncesi oluşturması açısından gri bir renk tonuyla tasarlanıyor, bazılarında da onay ve iptal butonlarının yerleri ve renkleri değiştirilerek kullanıcılar yanıltılıyor. Bazı sitelerde ise durum daha da ileri seviyelere ulaşabiliyor.

En çok kimler etkileniyor?

Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki özellikle düşük gelir grubunda yer alan kişilerle çocuklar ve yaşlı bireylerin bu tür uygulamalara maruz kalma oranı daha fazla. Dark patternlerin hedefi olan bu kişiler sıklıkla kendi iradeleri dışında mahremiyet kaybı, aldatıcı içerikler, finansal kayıp ve dolandırıcılıkla karşı karşıya kalabiliyor.

Yaşanan bu durumun önüne geçebilmek amacıyla 1 Ocak 2020 tarihinde yürürlüğe giren California Consumer Privacy Act (CCPA) dark patternler aracılığıyla kişisel verilerin toplanmasını yasakladı. Bu durumun Federal düzeyde engellenmesi adına da Federal Trade Commission (FTC) tarafından çalışmalara başlandı. Ayrıca bu süreç içerisinde FTC, Dark Pattern kullanarak kullanıcıları manipüle eden ve binlerce kişisinin izni olmadan aboneliklerini yenileyen ABCmouse kurumuna 10 Milyon Dolar tutarında ceza uyguladı.

Bu tür yanıltıcı uygulamalara yönelik küresel anlamda kurumlara uygulanabilecek yüksek tutarlı para cezaları göz önünde bulundurulduğunda, kurumların da ilgili yasal düzenlemelerin ve yaptırımların bilinciyle hareket etmelerinin önemi ortadadır.

Dolayısıyla kurumların gelişen yasal düzenlemelere uyum sağlamak adına kullanıcı ara yüzleri ve diğer uygulamalarıyla tasarımlarını gözden geçirmeleri ve kullanıcılarının iradelerini manüple eden uygulamalardan kaçınmaları gerekli. Uygulamada bu durumun ne kadar gerçekleşeceği tartışma konusu olsa da dijital okuryazarlık oranının artmasıyla birlikte karanlık patternlerin tespit edilmesi ve bunlardan korunma oranı giderek artmakta.

Benzer Yazılar