Dergi Özel Yazıları AKINSOFT 06 Ocak 2022 (0) (59)

Web 3.0 nedir? İnternet merkeziyetsizleşiyor mu?

Web 3.0 uzun zamandır dillendirilen bir konu. Kimilerine göre internetin bir sonraki ütopik aşaması kimilerine göre ise ahlaktan daha fazla parası olan insanlar tarafından yapılabilecek bir dizi dolandırıcılık işlemi.

Savunucularının iddiasına göre internetin ‘üçüncü versiyonunun’ arkasındaki ana fikir, beş büyük teknoloji şirketine daha az bağımlı bir web oluşturmak için çeşitli blok zincir teknolojilerini (kripto para birimi, NFT’ler vb.) bir araya getiriyor.

Web 3.0 nedir?

Geçmişten bu yana çeşitli zamanlarda gündeme gelen Web 3.0 kavramı son dönemlerde yeniden gündemde. Web 3.0 kavramını yeniden gündemimize getiren ise son zamanlarda finans dünyasında yaşanan gelişmeler. Özellikle de kripto para dünyasında yaşananlar. Bitcoin ve Etherium gibi kripto para blok zincirleri yoluyla internetin evrileceği ve Web 3.0‘a geçileceği değerlendiriliyor.

Esasında 2014 yılında ortaya çıkan ancak son zamanlarda sıkça güdeme gelen Web 3.0 teriminin temeli, blok zincir teknolojilerine dayanıyor. Blok zincirleri, kripto para birimi gibi dijital nesnelerin hareketini takip etmek için kullanılan dijital defterlerdir. Kripto paralar teoride, bankalar gibi merkezi otoritelerin dışındadır. Teorik olarak Web 3.0’ın da merkezi otoritelerden bağımsız olacağı belirtiliyor.

Eski Twitter CEO’su Jack Dorsey ve Tesla CEO’su Elon Musk’ı baz alan bazı eleştirmenler, bunun sadece diğer teknoloji şirketlerinin dizginleri ele geçirme girişimi olduğunu savunuyor. Metaverse, yapay zeka ve diğer internet terimleri gibi Web 3.0 da henüz tam anlamıyla var olmasa da bu teknolojiler gibi, onu gerçeğe dönüştürmek için de milyarlarca dolar harcanıyor.

Web 1.0 ve Web 2.0’a ne oldu?

1991 yılında başlayan Web 1.0 veya diğer adıyla ‘eski internet’ çoğu çevrim içi alanda insanların içerik tükettiği zamanları ifade ediyordu. Günümüz standartlarına göre kötü tasarlanmış Space Jam sitesi gibi statik web sayfaları, kullanıcılara çok az etkileşim sağlayarak bilgi veriyordu.

2004 yılında Web 2.0‘ın yaygınlaşmasının ardından bugün bilinen birçok internet devi marka ve uygulamalar oluşmaya başladı. Öyle ki Google, Twitter, Facebook, YouTube, LinkedIn gibi aklınıza gelen tüm markalar, Web 2.0 sayesinde gelişti. Apple, iPhone aracılığıyla web ile ilişkimize aracılık etmeye yardımcı olurken, Amazon Web Services neredeyse web’in tüm altyapısına sahip oldu.

Web 3.0 ile web merkezsizleştirilebilir mi?

Büyük teknoloji şirketlerine karşı rekabet veya onların, hatalarından sorumlu tutulabilmeleri için düzenlemenin interneti daha iyi hale getirmesi muhtemeldir. Bu bağlamda, merkezi olmayan bir ağ somut bir artıdır.

Sanatçılar, müzisyenler ve diğer içerik oluşturucular için doğrudan tüketiciye yönelik bir yapının ki örneğin sanatçılara yeterince ödeme yapmadığı için eleştirilen Spotify’dan gerçekten daha iyi olması da mümkündür. Benzer sorunlar, her ikisi de sanatçıya atıfta bulunmadan veya ödeme yapılmadan sanat eserlerinin dağıtıldığı merkezler olan Instagram ve Reddit’te yaşanıyor. Bazı sanatçılar için NFT’ler dijital sanattan para kazanmanın bir yolu. Telif hakları doğrudan sanat eserine dahil edilebilir, böylece sanat eseri her satıldığında sahibi bir pay alır.

Ancak Web 3.0 henüz bu hedefe yakın değil ki ihtiyacı da sorgulanabilir. Müzisyenlere fiziksel medya satışı yoluyla ve sanatçılara komisyonlar yoluyla adil bir şekilde ödeme yapılabilir. Blok zinciri, dijital hizmetlerin ücretsiz olarak sağlanması veya en azından erişilmesi için norm haline geldiği bir dünya dışında, doğası gereği gerekli değildir.

Web 3.0 Metaverse İlişkisi

Kısaca “www” yani “World Wide Web” olarak tanımlanan internet ağının değişiminin Metaverse ile de ilişkili olduğu söylenebilir. Çünkü Web 3.0, Metaverse için bir altyapı oluşturacak. Özellikle de Metaverse için kullanılacak VR cihazlar, Web 3.0’a geçiş dönemini daha da hızlandırabilir. Dolayısıyla temelde Metaverse ve Web 3.0 kavramları birbirleriyle oldukça ilgili. Bu nedenle esasında her iki kavram da internet dünyasının geleceğini belirleyecek nitelikte. Web3’ün geleceği, teknoloji şirketlerinin gelişme düzeyine bağlı olarak, hayatımızda artan dijitalleşme ve hatta metaverse ile bağlantılıdır. Bu sayede sanal bir dünyanın kendi ekonomisi dijital malları ile gerçek dünya paralelinde var olur.

Riskleri nelerdir?

Blok zinciri, NFT’ler ve diğer teknolojiler, dijital toprak ağalığına öncülük edebilir. Halihazırda dijital gayrimenkul, henüz var olmayan bir geleceğe hazırlık olarak milyonlara satılmakta. Web3 konusunda birçok eleştirmeninin de korktuğu şey budur; merkezi olmayan bir internet yerine, güç basitçe yeni bir yöneticiler grubunun eline mi geçiyor?

Facebook, metaverse’in tanıtımını yaparken, “Tıpkı internet gibi, Facebook olsa da olmasa da metaverse var ve ne bir gecede inşa edilecek ne de tek bir şirket tarafından inşa edilecek.” Ancak Web2 donanımından ayrılan milyar dolarlık teknoloji devi, internetin geleceği olduğuna inandığı şeyin merkezine kendisini yerleştirmeye açıkça hevesli.

Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Mark Zuckerberg; “İnsanların içinde çalışabileceği veya eğlenebileceği ve farklı dünyaları inşa edebileceğine yönelik geliştirdiğimiz yazılımlar, her şeyin üstesinden gelecek. Diğer şirketler VR veya AR platformları inşa ediyor, yazılımımız her yerde olacak. Tıpkı Facebook veya Instagram’ın bugün olduğu gibi. Tıpkı NFT’ler gibi, Web3 ve metaverse platformları da birbirimizle nasıl etkileşimde bulunduğumuz, ilişki ve iletişim kurduğumuz konusunda bir sonraki doğal ilerlemedir” diyor.

Web3 ve NFT’ler, kripto para birimi ve meta veri deposu gibi diğer spekülatif teknolojilerin şu anda yaptığı şey, risk sermayedarlarının zenginleşmesi için harika bir yol sağlamak. Tıpkı şişen bir hisse senedi satın almanın alıcıya para kazandırması gibi. Teknolojilere şimdiden 27 milyar dolardan fazla yatırım yapıldı ancak buna rağmen, Web3’ün oluşacağı on yıllar boyunca internetin tam olarak nasıl görüneceğini tahmin etmek zor.

Benzer Yazılar